Ve Çağrı Merkezi söyleminin hakikate dönüştüğünü gösteren en somut adımlar atıldı. 
    Dün Yozgat Valiliği Toplantı Salonu’nda kısa süren ama mahiyeti kentin geleceği adına ciddi sayılabilecek içeriğe sahip bir toplantı yapıldı.
    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ bundan 15-20 gün önce Yozgat Belediyesi’nin Makine İkmal Parkı’nın açılışında “Yozgat’a çağrı merkezi açılacak” demiş,
    Bu açıklamasını basın mensupları ile yaptığı son toplantıda “Kesinleşti” şeklinde deklare etmişti.
    Tam kapasiteyle faaliyete geçtiği takdirde bin kişiye istihdam imkanı sağlayacak bu yatırımın kesinleştiğini dün Yozgat Valisi Necati Şentürk duyurdu.
    Sayın Şentürk’ün heyecan dolu, hareketli, bir o kadarda neşeli toplantılarından biri oldu.
    Vali Şentürk’ün salona girişinden anlayabiliyorum artık Yozgat adına yeni bir yatırımın haberini vereceğini.
    Dün de öyle bir toplantıydı işte.
    Kısa ama anlaşılır,
    Sözde değil somut adımların atıldığı,
    Ve üç ay içerisinde hayat bulacak yatırımın (yatırımcı temsilcileri ile) duyurulduğu bir toplantı oldu.
    Öncelikle temennim Yozgat’ımız için hayırlı, uğurlu olması.
    İşsizliğin bir kambur haline geldiği Yozgat’ta bir de yanına iş beğenmeme alışkanlığı eklenmişken böyle bir yatırım ilaç gibi gelecek memlekete.
    Düşünebiliyor musunuz en aşağı bin kişi istihdam edilecek.
    Bin işsiz insan ekmek bulacak, üstelik daha iyi şartlarda.
    Mekan olarak Fuar Alanı seçilmiş…
    Sayın Vali’nin de ifade ettiği gibi “Yozgat’a bin kişilik daha yatırım yapılsın, biz yeni fuar alanı yaparız…”
    İşsize ekmek veren altın bulsun…
    Amma bir şartla…
    İşte size Organize Sanayi Bölgesi gerçeği…
    Fazla uzağa da bakmaya gerek yok Yozgat’ın içine bakmak, gerçeği görmeye yeter de artar!
    Çalışanın anasından emdiği sütü burnundan getirinceye kadar çalıştırma,
    Üstelik bunu üç kuruşa yaptırma alışkanlığı olan bir il Yozgat!
    Alın terinin karşılık bulmadığı bir kentte maalesef çoğu zaman gençler sosyal haklardan yoksun çalışıyor.
    Aylarca süren deneme süreleri adı altında insanların emekleri gasp ediliyor.
    Hal böyle olunca balık baştan kokuyor, insanlar giderek iş beğenmemeye, her işte çalışmamaya, ya da çalıştığı iş yerine, ekmeğine saygı göstermemeye başlıyor.
    Yani balığın kokusu baştan başlıyor kuyruğa kadar iniyor!
    Bin kişilik yatırımın önü sıra böyle konuşmak biraz abes karşılanabilir ama gerçekleri de telaffuz etmezsem bir vebali görmezden gelmiş olurum gibi geldi.
    Çağrı Merkezi kuracak şirketin ortakları arasında Sabancı ailesi gibi büyük şirketlerin sahipleri var.
    Yani profesyonel insanlar.
    Profesyonellik işçiden iş gibi iş ister, ama alın terinin karşılığını da görmezden gelmez.
    Valilik toplantı salonunda bana göre Yozgat’ın çehresini de değiştirmeye aday önemli bir özel teşebbüs yatırımının duyurusu yapıldı.
    İlk etapta 200 kişinin istihdam edilecek bölümü üç ay içinde hayata geçiyor.
    Üç ay gibi kısa sürede somut adımların atılması da ayrıca önemli bir detay.
    Valilik çıkışı Çağrı Merkezi’ni kuracak Callpex Şirketi’nin yetkilisi Mustafa Özkan ile ayaküstü sohbet ettik.
    Üç ay gibi kısa sürede yatırımı hayata geçirmeniz çok önemli dediğimde, aldığım yanıt aynen şöyle oldu:
    “Yozgat’ta yerel yöneticilerin; ilin Valisinin, Belediye Başkanının, TSO Başkanının yatırıma sahip çıkması çok önemli. Onların sahiplenmesi yatırımı hızlandırdı…”
    Bu yanıt gülümsetti, “O halde hayırlı olsun” dedim…
    Sanırım ben yanıtımı aldım.
    Yozgat’a gelen yatırımcılar kimi zaman prosedürleri aşamamaktan,
    Ya da anlamsız engellere takılmaktan dert yandılar, pek çoğu fikrini kentin yöneticilerine dahi duyuramadan çekip gitti.
    Yozgat’ta yıllarca yaşanan bu sorunun son yıllarda yerel yöneticilerin sahiplenme girişimleri ile ortadan kalktığını görmek kentin geleceği adına umut verici.Şimdi Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ projeleri açıklandığında heyecanlanıyor, seviniyor, hatta kalemlerimizle sevinç naraları atıyoruz.
    Ama iş o kadar basit değil.
    Devletin en tepesindeki ne yaparsa yapsın yerel manada sahiplenme tam manasıyla olmazsa çoğu şey beyhude kalır.
    Açık konuşmak gerekirse ve de itiraf etmek; sahiplenmeyince bu iş olmuyor.
    Devlet-i aliye yatırım getiriyor, temsilcileri sahip çıkıyor, gerisi Allah’a ve Yozgatlı’ya kalmış.
    O halde hayırlı olsun…
    İnşallah devamları peşi sıra gelsin!

YOZGAT RÜZGARI
Yakmayın kardeşim yakmayın!

Suç yakanda mı yakılmasına izin verende, görmezden gelende mi?
    Sorgun’da iki hafta önce anız yangınından sıçrayan kıvılcımlar 10 dönümlük ormanı yaktı, bitirdi, kül etti…
    Yangın söndürme işlemine katılan bir yetkili anlatıyor: “Tilkiler, kaplumbağalar, tavşanlar, yılanlar kaçamamış kül olmuş, yanmış… Ah o çınarlar, yılların ormanı kül oldu…”
    Neden? Köylü Mehmet ağanın anız yakma keyfi yerine gelsin diye…
    Neden? Anız yakana engel olması gerekenler işini tam manasıyla yapmadı diye,
    Anız yangınları yüzünden bir gün Yozgat yanacak korkuyorum.
    Geçenlerde dikkat ettiniz mi, Alaca yolu güzergahında yakılan anızlardan yükselen duman Yozgat’ı sardı.
    Taaa Alaca yolundan Yozgat’a ulaşır mı demeyin ulaşıyor işte…
    Anız yangınlarından yükselen siyah kül taneleri caddeleri kaplamıştı.
    Bize kadar ulaşan bir rahatsız edici olayın doğaya verdiği zararı düşünebiliyor musunuz?
    Bana sorarsınız fazla düşünmeye gerek yok, önlemini alın yeter!
    Yoksa bu gidişle Yozgat yanacak haberimiz olmayacak.
    Gidişat onu gösteriyor…