Aşama 3: Pazarlık
Bu aşamada Tanrı ile; veya olayları değiştirme, geleceği belirleme ya da acımıza son verme gücüne sahip olduğuna inandığımız yüksek kuvvet ile pazarlık etmeyi deneriz.: Tanrım eğer ...... olursa bir daha hiç ...... yapmayacağım.Konu SKB olduğunda, pazarlığımızın konusu SK ile ilişkimize tekrar başlayabilmemiz olabilir.
Aşama 4: Depresyon
Belirtiler şunlardır: arkadaşlardan, aileden, sosyal etkinliklerden uzaklaşma; aşirı alkol tüketimi; tükenmişlik duygusu; uzun saatler boyu uyuma, vb. İçinde boğulduğumuz duygularımızın sayısı azalmış, şiddeti hafiflemiştir; çünkü bilinçaltımız, bilincimizin başa çikmadigi sonu gelmeyen ve dinmek bilmeyen duyguları küçültüp görünmez yapmaya çalisir.
Aşama 5: Kabullenme
Bu aşamada kaybımızı kabullenir, hayatımızdaki değişikliklerle yüzleşir ve hayatımıza kaldığımız yerden devam ederiz. Kabullenme, hayatımızdaki insanı önemsemekten vazgeçtiğimizi göstermez; sadece o tedavi olmayı istemediği sürece elimizden kendi kendimize bakmaktan başka bir şey gelmeyeceğini kabul ettiğimizi gösterir.
Aşama 6: Umut
Kaybımızı kabullenmenin ardından geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi birbirine bağlayacak bir anlam keşfetme arayışına gireriz. Bu arayış, hemen başka bir ilişkiye başlayacağımız anlamına gelmez; genellikle kendimize bakmaya, kendimizi iyileştirmeye yöneliriz. SK ile ilişkimiz sırasında aldığımız darbelerin etkilerinden kurtulmak için bir danışmalık ya da terapi hizmetine başvurabilir, veya devam etmekte olduğumuz terapiyi bu yönde sürdürebiliriz.
Yardım Edebilirsiniz
Eğer bir arkadaşinız veya ailenizden biri acı içindeyse, ona yardım edebilirsiniz. Bu önerileri birer başlangıç noktası olarak düşünün:
- Üzgünüm deyin.
-Konuşmasına izin verin. Onunla kişi ya da ilişki üzerine paylaşimda bulunun. Ona kendi anılarınızı anlatın - hem mutlu olanları, hem de mutsuz olanları.
-Davranışlarını yargılamadan kabul edin. Ona duygusal destek sağlayın; onu daha sağlıklı ve daha güvenli seçimler yapması için cesaretlendirin.
- Yaşadığı üzüntü, öfke ve düşünce dağınıklığının normal olduğunu ve bir zaman sonra geçeceğini anlamasına yardımcı olun.
- Kime başvurabileceği konusunda öneride bulunun: büyükler, ögretmenler, rehberlik görevlileri, sosyal görevliler gibi. Gerekirse profesyonel destek alması için cesaretlendirin.
-Herkesin kendini iyileştirmek ve duygularıyla başa çikabilmek için farklı yöntemleri vardır ve herkes bunu farklı sürelerde atlatır. Sabırlı olun.
- Günlük işlerine yardımcı olun - ev işleri, ayak işleri, bulaşik, yemek, çocuk bakımı gibi.
- Duygusal yönden baskı altında olan birine cinsel yönden yaklaşmayın.
- Başkalarına destek verirken kendi duygusal ihtiyaçlarınızı, ruhsal veya fiziksel sağlığınızı ihmal etmeyin.
DEĞİŞTİREBİLMENİN SIRRI; KABUL ETMEKTEDİR
Herkesi ve olayları olduğu gibi kabullenmek, düşüncenin çekim gücü, farkında olarak yaratmaktan sonra gelen evrenin üçüncü önemli yasasıdır.Trafiktesiniz ve hızlı araba kullanıyorlar, bırakın kullansınlar. Bu onların hayatları (siz sinirlenince hızları azalmıyor, yalnızca siz hızlı araba kullananları kendinize çekiyorsunuz).
Parktasınız insanlar çöpleri yere atıyor, bırakın atsınlar bu onların hayatları (bağırıp çagirinca çöpler çöp kutusuna atılmıyor ve siz çöp atanları kendinize çekiyorsunuz).
Havaalanındasınız bazı insanlar sandalye yerine yerde oturuyor. Bırakın otursunlar. Bu onların hayatları.(sandalyede oturunca daha saygın olunmuyor ve siz düzensizlikleri kendinize çekiyorsunuz.)
Sonuçta herkes kendi yaratıcılıklarını kullanarak, kendi hayatlarını yaşiyor.
"İyi de o kişiler böyle davranmakla kendilerine ve etrafa zarar veriyorlar" diyeceksiniz.
Fark etmiyor.
Evren o insanlara da size sunduğu olanakları tanıyor. Bırakın o insanlar, hayatlarını sizin istediğiniz gibi değil kendi istedikleri gibi yaratsınlar.
Bu kişiler en yakınlarınız anneniz, babanız, iş arkadaşlarınız, eşiniz veya çocuklariniz dahi olsa, siz onlara sadece uyarıcı, ögretici veya örnek olabilirsiniz.
Onların sizin kurallarınıza göre yaşamasını bekleyemezsiniz.
Bunun yanında insanların siz istediniz diye değişmelerini asla beklemeyin çünkü olmaz!
Bu sizin elinizde olan bir şey değil.
Evrenin her şeyi olduğu gibi kabullenmek yasasını değiştiremezsiniz.
Değiştirebileceğiniz sadece kendi düşüncelerinizdir.
Kendinize "Ben niye hoşuma gitmeyen kişiler, sevmediğim olaylarla içiçeyim?" diye sorun.
Bunları, düşüncelerinizle kendinize çekiyorsunuz.
Düşüncenin çekim gücü yasası siz farkında olsanızda, olmasanız da, işleyen bir yasadır.
İyi veya kötü ne düşünürseniz gelir sizi bulur.