SABAH dergileri göz gezdirirken gözüme ilişti. Bugün rahmetle andığımız dönemin devlet adamlarından Süleyman Demirel'e sormuşlar, 'memleketin hali nasıldır?' diye. Demirel her zaman olduğu gibi, soruya nükteli bir yanıt vermiş. 'Tek kelime ile söyle derseniz; İyi. İki kelime ile söyle derseniz; İyi Değil...' demiş..
Aynen Yozgat'ın mevcut durumunu özetliyor. Eğer tek kelime ile Yozgat'ı özetlemek gerekirse 'İyi' ama iki kelime ile özetlemeye kalkıştığımız da ise 'İyi değil' diyebiliriz. Ama hafif kalır. Yozgat'ın durumunu özetlemek için birden fazla kelimeyi yanyana getirmek gerekiyor. 'Yozgat'ın durumu çok iyi değil, hem de çok kötü' gibi bir cümle kurabiliriz. Kimse itiraz etmez...
Ama biz yinede iyi tarafından bakalım fotoğrafa. Siftahsız işyerlerinin kapısına kilit vuruluyor olsa da, esnafımız yanında eleman çalıştırmayarak kar ettiğinden, kendiside yorulmadığından dem vurup, pembe bir tablo çizebiliriz. Belediye Hizmet Binası'nın yıkılan bölümü, Belediye Sebze Hali, Tarihi Çapanoğlu Büyük Cami Çevresi ile bir türlü bitirilemeyen E-88 karayolundaki çalışmaları bir bütün olarak ele alıp, 'savaştan çıkmış gibi görüntümüzü' turizm sektöründe değerlendirme imkanımızın olduğunu düşünebilirdik, kafayı yemeden önce...
Bugünlere 'ben yaptım oldu!' anlayışına verilen 'alkış' efekti ile gelindi. Bugün 'yanlış!' dediğiniz zaman birden fazla dal sallanıyor. Aynı güzergah için iki alt-üst geçit yapılırken, diğer farklı bölgelere 'Yönetmenliğe aykırı' itirazı yapılmasının anlamsızlığını vurguluyorsunuz. Veya bir yıl önce yapılan yol sökülünce 'Olmadı bir daha!' başlığını kullanıyorsunuz. 'Yapmayın, eleştirmeyin. Zaten adamları zor ikna ettik!' tepkisi veriliyor, hizmet 'lütufmuş' gibi...