Bayramlar sevinçlerin mutlulukların ailece paylaşıldığı günlerdir. Bayramları mutluluğa dönüştürmek elimizdedir. Sevdiklerimizle kucaklaşmak hasreti özlemi sana edirmek üzere bir bayram hareketliliği yaşanıyor. Sıla-i rahime kavuşmak üzere gelen binlerce insan var. Tabiki yaşamın olması gereğini yerine getiriyoruz.
Ancak son yıllarda bayramlar kana bulunmaya başladı, yollar kan gölüne dönüşür oldu. Nedenini biliyorsunuz. "Trafik kazaları!" Kaza sözcüğünün mahramiyetine sığınıp yolları kan gölüne çeviriyoruz. Bayram öncesi ve sonrası yaşanan trafik hareketlmiliği beraberinde kazaları da getiriyor. Kaza da felaketi doğuruyor.
Nedenlerini biliyorsunuz, aşırı hız, acemilik, yorgunluk,uykusuzluk ve trafik kurallarını çiğnemek... Kural dışı araç kullanıp trafiği keşmekeş haline getiriyoruz sonrada oturup trafikten yakınıyoruz. Sebepleri de belli, kaza nedenleri de ortada...
Normal günlerin üzerinde seyreden bayram trafiği kazalar açısından da ciddi artışlar gösteriyor, sıradan günlerin üç-beş katı daha fazla kaza ve ölüm olayı ile karşılaşıyoruz.
Kaza nedenleri arasında görülen kusurlar malesef sürücü hatalarında yoğunlaşıyor. Yani kazaları genellikle sürücüler ve yayalar artırıyor. Kuralları biliyoruz ya da bilmiyoruz, asıl neden kuralları uygulamamaktan kaynaklanıyor.
Ne olur biraz daha dikkat! demek kazaları durdurmak için yetmiyor. Sürücü hatalarında eğitimsizliğin ve bilgisizliğin rolü çok fazla... Bir kısmıda kuralları bildiği halde uygulamıyor. Kuralları hiçe sayıp saygısızca araç kullananların oranıda çok fazla. İşte o zaman kazalar peşinden geliyor ve felaketlere davetiye çıkarıyor.
Hiç kaza yerinde bulundunuz mu bilmem ama, kaza yerine gelenler felakete tanıklık ediyorlar. Can pazarı yaşanıyor, savaş alanı gibi dehşetli görüntülere tanıklık ediyorsunuz. Bir kısmında can pazarı yaşanırken bir kısmında sakat kalan insanlarla hayatların söndüğüne şahitlik ediyorsunuz. Diri diri yananlara, ah çekip İnleyen, “Ne olursunuz kurtarın beni!” diye feryat edenlerin acısı yüreğimize işliyor. Allah göstermesin ama, felaket kelimesi bile yavan kalıyor. Mevla kimsenin başına vermesin böyle bir kazayı.
Bütün bunlara rağmen kazaları önleyemiyoruz. Bayram öncesi ve sonrası yaşanan kazaları aza indiremiyoruz. Tedbir almakta geç kalıyoruz. Kuralları hiçe sayıyoruz. Acele ediyoruz, aşırı hız yapmaktan kaçınmıyoruz. Bile bile felakete davetiye çıkarıyoruz.
Ne olur kurallara uyan siz olun. İnsanlara saygılı davranın, kuralları çiğneyenleri uyarın, telefonla ilgililere haberdar edin. Asla acele etmeyin, telaşa kapılmayın, aşırı hızdan kaçının, hatalı solama, kırmızı ışıkta geçme gibi önemli kuralları çiğnemeyin. Varacağınız yere daha sağlıklı ve daha çabuk ulaşırsınız.
Sitem ettiğimiz bir konu daha var. Televizyonlarımız, radyolarımız, gazetelerimiz sadece acı haberleri verip geçiyorlar. İnsanları uyarmada, eğitime katkıda bulunmada üzerlerine düşeni yapmıyorlar. Uyduruk programlar ve dizilerle insanımızın zamanını çalanlar trafik eğitimine gelince yan çiziyorlar.
Ne diyelim, yolunuz açık olsun! Mevla kazasız belasız günler nasip eylesin. Felaketten uzak, kazalardan uzak bir bayram geçirmeniz dileğiyle mutlu bayramlar. Elimizden geldiğince kurallara uyalım, bilinçli araç kullanalım, sakin olalım, sevincimizi felakete dönüştürmeyelim. Göreceksiniz ki, sabırla hareket eden çok daha uzun yol alacaktır. Mevla yar ve yardımcınız olsun dualarınızı da ihmal etmeyin; tedbir sizden, takdir Allah’tan olsun.