Yozgat Belediye Başkanlığı koltuğuna Kazım Arslan oturalı tam iki yıl oldu.
Bana daha dün gibi geliyor geçiveren iki yıllık süre.
O gün düşündüklerim ile bugün düşündüklerim arasında bir Erciyes Dağı kadar fark oluştu.
Bu mesleğe başlayalı bir yıl olmuştu ki, geçen süreçte çok şey öğrendiğimi daha doğrusu tecrübe ettiğimi belirtebilirim.
Daha öğrenecek çok şey olduğunun da bilincindeyim.
Neyse buraya kadar kendi karneme, kendim not verdim.
Benim yaptığımın aynısını Belediye Başkanı Kazım Arslan’da yaptı dün.
Basın ile buluştu ve iki yıllık icraatlarını bizlere görsel sunum ile anlattı.
İçten ve samimi konuştu, önündeki hedefleri aktardı, taviz veremeyeceği noktaların altını çizdi.
Aday adaylığı, adaylığı ve başkanlığının ilk günlerini yakından takip ettim.
Aday iken söylediklerini başkan iken de söylemeye devam etti.
Koltuğa oturduğunda ‘Şimdi ne olacak?’ diye sorduğumda, bazıları ‘Şimdi o da kendinden öncekiler gibi yapacak, ilk bir ay kapısını açık bırakacak, sonra inzivaya çekilecek’ cevabını vermişti.
Ama zaman bize gösterdi ki Kazım Arslan bildik belediye başkanı profilinde değilmiş.
Yeri geldiğinde sıradanlaşan, yeri geldiğinde makamının ağırlığını yansıtan, yeri geldiğinde evinden yürüyerek gelen, yeri geldiğinde siyah üzerine bronz işlemeli resmi plakalı aracına binen bir başkan profili gördük…
Koskoca iktidar partisinin belediye başkanıyken elinde kürek kar temizleyen bir başkanı garipseyenimiz oldu.
Öğle yemeklerini sıradan bir esnaf lokantasında yiyen ve parasını cebinden ödeyen bir belediye başkanı tanıdı Yozgat.
Dalkavukluğa, yandaşlığa, dazgirliğe pirim vermeyen bir yapı ve sistem inşa etti Kazım Arslan.
Aldığı kararların, yaptığı işlerin ve projelerin bazıları beni de rahatsız etti, mutsuz etti.
Benim ailemden de onaylamayan-beğenmeyen çıktı, esnafın içinden de, vatandaşın arasından da…
Hatta ve hatta yarın sabah seçim yapılsa büyük ihtimal Kazım Arslan seçimi kaybedebilir.
Çünkü yapmak istediği-yerleştirmek istediği halk nezdinde tam anlaşılabilmiş ve oturmuş değil.
Bunu zaman zaman kendi beyanatlarından da anlayabiliyoruz zaten.
Ancak bu zamana kadar yaptıkları ve yapmaya devam ettikleri proje ve işlerin amacı Yozgat’a bir şehir kimliği ve ruhu, bir şehir kültürü ve şehir düzeni ile birlikte şehir vizyonu oluşturmaktır.
Kazım Arslan’ın iki yılda ortaya koydukları ortadadır.
Bunun takdirini ve notunu da verecek olan yine Yozgatlılardır.
Belediye başkanlarının notunu, o şehirde yaşayan yurttaş verir.
Ancak benim Yozgatlılara bu noktada bir çağrım olacaktır ki o da şudur.
Yerel bir tabirle, “Danını dinleyin!”
Kazım Arslan, Yeni Hal projesini, yeni kent meydanı projesini, yeni iş merkezi projesini, üç farklı noktaya kapalı otopark projesini, Şeyh Osman Mahallesi’ne inşa edeceği büyük park projesini, eski sanayiye uygulanacak projeleri ve daha sayamadıklarımı hele bir başlatsın, başlattıklarını bitirsin o zaman notunu verin.
Kazım Arslan şu anda ısrarla Yozgat’ı bir değişime zorluyor…
Ya beş yıllığına şehri emanet ettiğimiz ve görev verdiğimiz isim bizi bir yolculuğa çıkarıp, bir menzile ulaştıracak, ya da önceki düzen ile aynı tas, aynı hamam, aynı yerde oturmaya devam edeceğiz…
Takdir kamuoyunun…
Kazım Arslan’ı ileride hiçbir hizmeti ve eseriyle anmasak dahi, en azından rant hortumunu kesen, peşkeşçiliğe son veren ve devlet yöneticilerine Beyt-ül Mal kavramını hatırlatan insan olarak anabiliriz.
Bu da bir  hoş sadadır…
Selametle…