Zenginliğin en kralını, fakirliğin en beterini görmüş birisiyim. Tabiiki bu yükseliş ve çöküşü yüce gönüllü rahmetlik babam yaşattı bizlere. Ama her iki durumdada babamın değişmeyen bir karekteri vardı. Ölçer, biçer, hesaplar zekatını verir, günde onlarca misafir ağırlardı. Hastaya, düşküne ilk olarak samimi ve cömertçe koşan bir tek oydu. Bana bir defter alsa tüm sınıfıma alır, bir oyuncak istesem aynısından tüm arkadaşlarıma alırdı. İnsanlar kalabalık bir yerde oturuyor sohbet ediyor ya, koşarak eve gelir, yemek hazırlatır, hepsinin ayağına tepsi tepsi yemekler taşıtırdı. Bir hastamı var, bir düşkünün haberini mi aldı, evimizde ne var ne yok ona götürürdü. Onun zevki de buydu. Evliya gönüllü, has karekterli, sevgi ve himaye dolu, iyilik yapmak için yaratılmış, haysiyet timsali yüceler yücesi bir insandı. Eminim ki cennette ve huzur içindedir. Hep derdim onun gibi bir insan ne geçmişte, ne gelecekte olması mümkün değil diye.
Geçtiğimiz günlerde Araştırmacı Yazar Ömer ÜNAL bey, telefonla arayarak beni güzel bir insanla tanıştıracağını söyledi. Ankara Ulus Rüzgarlı sokakta faaliyet gösteren Uludoğanlar İnşaat firmasının sahibi Bünyamin DOĞAN ve oğlu Yıldırım DOĞAN’ın yanına götürdü. Sağolsunlar güzel bir karşılamanın sonunda bizi ticari faaliyet gösterdikleri binanın teras katına çıkardılar. Umumiyetle inşaat malzemelerinin satıldığı, hiçbir yeşilliğin görünmediği bu bölgede kendimizi rengarenk bitkilerle süslü mini bir bahçede bulduk. Aman Allahım.. Çiçeklerin her çeşidi, ağaçların en güzelleri, domatesler, biberler, ilginç sebzeler saksı saksı adını bilmediğim bitkiler.
Bir evlat şefkatiyle hepsiyle ilgilenerek suluyor, ilaçlıyor, gözeneklerini açıyor, bakımlarını yapıyor. Hepsini teker teker okşar gibi bunun adı şu, bunun adı bu diyerek keyifle bize tanıtıyor. Güzel bir şark köşesi yaptırmış. Buzdolabı, ocak, televizyon, otantik döşemeler ve dostlarla sohbete start verecek sedirli, divanlı ferah bir ortam.. 
Aralarında çok sevdiğim Prof. Dr. Yüksel TUFAN ve Doç. Dr. İsmail CANSIZ hemşehrilerimizinde bulunduğu Gazi Üniversitesinden 5 öğretim üyesi, adını bilmediğim 3 işadamı, kendi firmasında çalışanlar, yandaki inşaatta çalışan öğle saati istirahatindeki işçiler, Rüzgarlı işhanlarında kamyon yükleyen hamallar, eski siyasetçilerden biri ve ünvanlarını bilemediğim birileri… Candan, gönülden samimi daveti ve sıcak ilgisi nedeniyle gerçek bir dost kazandıklarının bilinciyle Bünyamin DOĞAN’ın sofrasındalar. 
Ustalıkla pişmiş zengin menülü mangallık etler, doğal salatalar, kendi yetiştirdiği yeşil soğanlar, kuzu kulakları, naneler, ilginç  bitkiler, doğal içecekler…. Yemek yiyen misafir, diğerleri için masayı boşaltıp, ayakta semaver çayı içiyor. Kocaman mangalda 3-4 kişi köfte ve et pişirme, tabak düzenleme yarışında. İkramlar yormuyor, yiyecekler azalmıyor, sofra doluyor, taşıyor. Sanırsınız dergah…
Hepsinden ilginci de şu. Rıfat Bey ben her Perşembe günü dostlarımla bu mekanda buluşuyor mangal yakıyorum dedi. Ortada kocaman bir mangal, sayısız konuklar ve vefalı dostları. Unvan, kimlik kariyer mevki aramaksızın toplumun her kesiminden gelen onlarca misafiri Halil İbrahim sofrasında gönüllerini birleştiriyor. Politikacılar, akademisyenler, temizlik görevlileri, hamallar, memurlar, sokaktan geçenler…..
Bünyamin Bey’i yemek yerken görmedim. Sürekli misafir çağırıyor, sürekli ağırlama uğurlama ve servis hizmetlerinde görevli. Derya gönlüyle apartmanın tepesinde önüne gelene gelin, buyurun diyor. İkram etmekten, izzet göstermekten, dost ve tanrı misafiri ağırlamaktan bu kadar zevk alan bir insan ben daha görmedim.
Misafirin kısmetiyle geldiğine, iyi insanların hanesine bereket getirdiğine yürekten inanan biri. Allah da gani gani veriyor. Sağlığı, huzuru, ekonomisi ve keyfi yerinde.. Hayırlı ve temiz yüzlü çocukları var. Seviliyor, sayılıyor ve dostluğuyla güven veriyor.  Daha ne istesin.
Siyaseti yönlendirenler o areneda şans tanımazlar ama, Bünyamin DOĞAN millet olarak temsiline imrendiğimiz tam milletvekili olacak bir insan. Benim ve çevresindekilerin sohbet esnasında genel izlenimi ve bakışları bu güzel insanın adam ayırmadan, karşılık beklemeden, iyi, kötü demeden insanlara sürekli adamlık dersi verdiği yönünde. Hastanın, düşkünün, garibin gurabanın yanında, sofrası açık, yüzü güleç ve hayırlı evlatlar yetiştirmiş kaliteli bir baba.
Siyasete girse belli ki, aynı babalığı milleti içinde gösterebilecek bir değer. Rızkın helalinden ve Allah tarafından geleceğinin bilincinde, kulluk görevinin liyakatinde, dost yüzlü, yüreği, ciğeri, gönlü saydam, içi dışı bir, beklentisiz ve her şeyden önemlisi gerçek bir cömert. Kırşehir Çiçekdağ Alahacılı köyünden. Bizimde hemşehrimiz sayılır. Ankarada yaşayan insanlar, iyi adamlardan haberiniz olsun. Kırşehirliler, Yozgatlılar bu hemşehrimizle gurur duyun. Ticarette doğru, yalan konuşmayan, Allah’a ulaşmak için gönlünü yol etmiş bir insanla, adamın hasıyla tanışın. 
Allah senin gibi insanlara dolu dolu versin Bünyamin DOĞAN.. İkramların, güleryüzün ve dost kalbin geçmişlerini, geleceklerini ve kendini cennet tahtlarına oturtur ve sonsuz huzuruna eriştirir inşallah. Sen bu yüzyılda böyle güzellikler sergilerken başta eğitim, öğretim, siyaset, İş, sanat, felsefe, edebiyat duayenleri v.s. dürüstlüğün faziletini, dostluktaki şiarı ve cömertlikteki erdemi senden öğrenecek, kazanan insanlık ve dünyamız olacaktır.