Geleceği anlatan filmlerdeki bir sahnede vardı, hatırlar mısınız bilmem: insanlar dışarıdan tecrit edilmiş, arındırılmış, fanusa benzeyen mekânlarda yaşıyorlar, dışarıdaki hava kirliliğinden ya da başka olumsuzluklardan etkilenmiyorlardı.
Geçenlerde bir gazetede okumuştum, sadece Ankara' da 82 AVM kurulmuş durumda, yenileri de yolda…
Bu, ne demek?
Yaşam, dışarıdaki egzoz kokularından, sıcak ve soğuktan, tozdan, çamurdan, bozuk yol ve kaldırımlardan, izole edilmiş bir şekilde sürüyor…
Taşradan gelen misafirlerimize, akrabalarımıza, eşe dosta o AVM senin, bu AVM benim diye gezdirip duruyoruz. Manzara ise hep aynı: önde baba eller arkada, hanımlar küçük çocukları arabanın içine koyup hiçbir şey almadan fiyatlara bakıp kafayı sağa sola oynata oynata gezilip tekrar eve dönülüyor…
Daha da ilginci sıcak ya da soğuk havalarda medya aracılığı ile uzmanlar öneriyorlar: dışarıda gezmeyin, AVM' lere yönelin diye…
Bunun ile kalınsa iyi, artık Batman'da, Siirt'te, Mardin'de, Şanlıurfa'da, Yozgat'ta, Trabzon'da, kısacası hemen hemen her ilde yüzlerce, binlerce AVM açıldı, bu gidişle de açılmaya devam edecek gibi görünüyor…
Yine bu AVM' lerde her yaştan, her cinsten, her keseye uygun mal ve hizmetler bulmak mümkün…
Çocuklara, kadınlara, erkeklere, elektronik meraklılarına, evin gıda, temizlik ihtiyaçlarına, anlık atıştırmalara uygun binlerce çeşit ürün sizi bekliyor…
Ödeme mi?
Hele ondan hiç korkmayın dünyanın hiçbir yerinde olmayan 12, 24, 36 ay taksitli kredi kartı ne güne duruyor?
Raflar doluyor, boşalıyor sonra tekrar doluyor…
AVM' lerde gözünü dünyaya açmış ve halen açmaya devam edenlerin olduğu bir gençlik var…
Araba, otobüs, dolmuş, metrolar ile buralara geliyorlar, yaz-kış havalandırması yapılan, temiz, konforlu yerlerde yaşamlarını sürdürüyorlar. Dışarıda yakıcı sıcak ya da ayaz olması, yağmur, çamur olması , kir-pas kısacası hiçbir olumsuzluğa aldırmadan sabah 10' dan akşam 10' a kadar 12 saatlik mesailerini buralarda geçiriyorlar.
Üstlerinde birer t-shirt altlarında birer kot pantolon, ekmek elden su gölden bir yaşamdır, sürüp gidiyor… Öğlen, yatsı, akşam, gece yarısı hiç önemli değil, karınları acıkınca, susayınca en üst kata çıkıp ihtiyaçlarını burada gideriyorlar.
Oh, ne âlâ hayat!
Tam bir lüküs hayat hikâyesi yaşantısı.
Maddi durum da o kadar önemli değil çünkü hemen her keseye uygun yiyecek de içecek de mevcut. Lahmacunun, ayranın, pizzanın içerisinde olduğu menüler halinde oldukça düşük bütçelere hitap eden iş yerleri mevcut.
Geleceğimizi bu çocuklara, gençlere emanet edeceğiz, bu nedenle eminim ki, bu konuda çeşitli araştırmalar yapılmıştır ve yapılmaya da devam edilecektir.
Ne var ki kendi gözlemlerime göre bu gençlerin soğukta, sıcakta sokaklarda yaşayanları anlayabilmek için hastalık yapan virüsler ile vücutlarının tanışması, AVM dışındaki yaşam ile haşır neşir olmaları gerekiyor.
Hatta gelecekte yönetici kademelerindeki hiyerarşiye girdiklerinde alacakları kararlar, arındırılmış bir yaşama göre değil, sokakları gören, orada yaşayanlardan olmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim.