Diğer bir yandan da 1920 de İngiltere tarafından çizilen sınırların yeniden gözden geçirilmesidir. ABD'ye göre yanlış çizilen sınırlar yüzünden bölgede terörizm ve istikrarsızlık oluyor, bölge kaynakları yanlış ülkeler tarafından kullanılıyor. Bu noktada ABD 1920'de İngiltere'nin yaptığı gibi bölgede böl ve yönet taktiğini uygulamaya sokmaya çabalıyor ve bunun içinde İsrail'i kullanıyor.
ABD'nin petrolleri kontrol altına alabilmesinin tek yolu Ortadoğu da bulunan bütün devletlerin parçalanmasını sağlamaktır. Yani Ortadoğu da bulunan 22 ülkeyi parçalayıp 220 eyalet haline getirerek bütün kaynakları elinde tutma düşüncesidir.
2030 yılında bitme noktasına gelmesi beklenilen petrolün yerini hidrojen yakıtı alacak. Hidrojen yakıtının ucuz yolla üretilebildiği tek maden ise BOR'dur. Dünya bor rezervlerine bakıldığında bor yataklarının %76 ülkemizde bulunuyor ve bu bizi BOP'un tam hedefine yerleştiriyor. Türkiye için tek tehlike bor değil Ortadoğu da kurulacak bir Kürt devleti de bulunuyor. Olası bir Kürt devletinin kurulması demek Kars'tan Diyarbakır'a kadar olan bölümün Kürt toprakları olarak koparılması demektir.
Yıllardır ABD'nin bu proje için harcadığı para su anda 1 trilyon doları bulmuştur buda şu demektir sadece Ortadoğu için ABD kendi ülke ekonomisinin 10'da 1'ini Ortadoğu'ya aktarmış. MİT raporlarında Ortadoğu da ciddi bir silahlanma ve biyolojik silah üretimi bulunuyor. Dünyada ve Türkiye de ki birçok strateji kuruluşlarına göre şu anda müttefikimiz görünen ABD 10 yıl içinde İran ve Suriye'yi 20 yıl içinde ise Türkiye'yi işgal edecektir. Yani ve bu topraklar bir müddet sonra yeniden bir Kurtuluş Savaşı mücadelesi verecektir.
Gelelim 15 Temmuz Darbesine: 15 Temmuz sadece darbe girişimi değil, Türkiye'nin gidişatını değiştirmeyi amaçlayan ciddi ve en tehlikeli bir girişimdir. Türkiye'yi çok büyük badireler içerisine sokarak, zayıf ve güçsüz bir ülke haline getirme teşebbüsüdür. Bu sadece darbe teşebbüsü değil, Türkiye'yi siyasi kaosa sokmak üzere harekete geçirilen hain bir operasyondur. Arkasından da Türkiye'yi bir iç savaşa sürüklemek, Türkiye'yi bir Irak'a, Suriye'ye çevirme niyetidir. 15 Temmuz darbe girişiminin, bundan öncekilerinden en önemli farkı budur.
Ülkemizi bir zamanlar Sağ sol diye kutuplaştırdılar, Asala Ermeni terör örgütünü başımıza musallat ettiler. Alevi- Sünni diyerek ayrım yaptılar. Allaha şükür bu oyunlar tutmadı. Şimdiler de Türk- Kürt diye ayrım yapmak istiyorlar. Türk Milletinin birliğini, beraberliğini bozmak istiyorlar. Gelişmesi dursun, güçsüz zayıf bir devlet olsun, İslam dünyasının umudu olmaktan çıksın diyorlar. Ama Allahın izni ile aklıselim galip gelecek bu oyunlar da bozulacak. Vatan hainlerinin maskesi düşecektir.
Bizler bin yıldan daha fazla bir ve beraber olmuşuz, et ile tırnak gibiyiz. Aklımızı başımıza alıp, gözümüzün önüne bakmamız lazım. Bugün PKK ile mücadelenin arkasında yine o hain güçler var. PKK da FETO Terör örgütü de onların maşalığını yapan piyon örgütlerdir. Türkiye, PKK- İŞID ile değil onları açıktan ve gizli destekleyen arkasındaki hain güçlerle savaşıyor. Allah yar ve yardımcımız olsun!...
Dünyada eşi benzeri olmayan, her karesi şehit kanlarıyla sulanan, sınırları süngü ile çizilen, ecdat yadigârı bu kutsal topraklar için geçmişten günümüze kadar vatan evlatlarını şehit verdik, vermeye devam ediyoruz. Şehit kanlarıyla sulanmış olan bu toprakların bekçiliğini yapmaya devam edeceğiz. Tüm hain güçlere karşı 15 Temmuz gecesi dik durduğumuz gibi dik durdukça, bir ve beraber oldukça Allahın izniyle bizi kimse bu topraklardan söküp atamayacaktır. Yaşasın kahraman Türk Milleti!....