Geçtiğimiz hafta içerisinde intirnet sitelerine düşen bir haberin yerel basın tarafından manşetlere taşınması sonrasında Yozgat'ta ''Askeri Birliğimizi istiyoruz'' sesleri de yükseldi. İlk etapta sessiz kalmayı, gelişmeleri takip edip, ona göre de kendilerine bir saf belirleme ihtiyacını hissedenler, halkın önemli bir kesiminin talebin yerine getirilmesi noktasında hemfikir olunca, saflarını da netleştirdi.
Önceki gün gerçekleştirilen toplantının yapılacağı bilgisi geldiğinde, umutlanıp, çok iyi sonuçların çıkabilme ihtimalini gözönünde bulundurarak, konuyu manşetten duyurma ihtiyacı duyduk. Ancak, ''Dağ Fare doğurdu'' deyimi, tam yerine oturdu.
Toplantıya katılanların çoğunluğu aynı siyasi ve ideolojik düşünceye sahip olmaları, gelinen noktada üstlendikleri sorumluluğun önüne geçen bir tavır takınmalarıyla, yaklaşan yerel yönetim seçimleri öncesinde iktidar partisine karşı bir kazanım elde etme çabalarını da ortaya çıkardı.
''Askeri birlik istiyoruz'' talebinin değerlendirilip, yol haritası çizilmesine yönelik kararlar almak yerine, AK Parti iktidarının görevde bulunduğu süreç içerisinde Yozgat'a ne yapıp, ne yapmadığı masaya yatırıldı, milletvekillerinin son taleple birlikte köşeye sıkışıp, ne yapacaklarını bilemez durumda hareket ettikleri konuşuldu, tartışıldı.
Toplantıya katılanların, daha önce Yozgat ile ilgili talepler için kapıları çalınan TBMM Başkanı ile hükümetin iki numaralı isminin, kendilerine gerekli ilgiyi göstermeyip, Yozgat'ın sorunlarıyla ilgilenmediklerini vurgulanıp, ''Bir çivi bile çakmadılar!'' demelerine karşın, ''Bunu da isteyelim, nasıl olsa yapmazlar, yapmayacaklar, böylece tamamen halkın gözünden düşürmüş oluruz'' anlayışı ile askeri birlik konusunda da aynı kapıların bir kez daha çalınması yönünde karar alınmasını, başka türlü okumayı çok isterdim.
Yozgat'a bakış açıları daha önce test edilip, tecrübe ile onaylanan isimleri bir kez daha test etme ihtiyacını duymak ve bu yönde bir karar almanın mantığını çözmekte zorlanıyorum. Bunun yerine katılımcılar, samimiyetle konuya yaklaşıp, Yozgat'a neden acemi birliğinin gelmesini istediklerini içeren bir bildiriyi hazırlayıp, yayınlamış olsalardı, bundan sonra atacakları adımlar da karşılığını mutlaka bulacaktı.
Diğer taraftan, toplantıya katılanların, toplantıya katılmayanları yargılayıp, ''Kınama'' gibi bir lükslerinin, yetkilerinin bulunduğunu da düşünmüyorum. Davet edildiği ileri sürülen isimlerin bir çoğunu tanıyoruz. Bu isimlerden bir çoğu bulundukları konum nedeniyle zaten bu tip toplantıların içerisinde yeralma şansları yoktur. Bazıları da var ki; Yozgat'ta ikamet etmiyor, zorunlu haller dışında Yozgat'a gelmediği herkes tarafından biliniyor. Ama siz ''Biz davet ettik, bizim davetimize herkes gelmek zorunda!'' anlayışını ön plana çıkartıp, ''Nasıl olsa bizden değiller'' mantığı ile ''Yozgat meselesine sahip çıkmıyorlar anlayışını geliştirip, kınama, teşhir etme'' hakkını kendinizde bulamazsınız. Bu durum sizi haklı kılmaz, kılmayacaktır.