Yozgat Belediyesi Sürmeli Etkinlikleri’ni bu yılda düzenlediği çeşitli program ve aktivitelerle gerçekleştirdi.
Sürmeli etkinlikleri bugün gerçekleşecek programlar ile son bulacak.
Sürmeli etkinleri bu sene öyle bir zaman dilimine denk geldi ki, bir yanda atlatılan darbe girişimi ve OHAL, öbür yanda Yozgat’a gelen acı şehit haberleri.
Aslında belediye işin kolayına kaçarak ‘içinde bulunduğumuz durumdan dolayı’ diyebilirdi.
Yani ülke şartlarını öne sürerek etkinlikleri bu yıl iptal ettiğini söyleyebilirdi.
Ne kimse kızardı, ne kimse darılırdı.
Kimse söz söyleyemezdi.
Şehit var, OHAL var, darbe girişiminin yankıları sürüyor tezleri ortaya sürülebilirdi.
Ama belediye öyle yapmadı.
Yıl boyu sosyal etkinliğin sıfır olduğu bir şehirde Sürmeli etkinliklerini yapma kararı aldı.
Risk aldı.
Hazırlanan programlar kültürel ve sanatsal programlardı.
Milli ve manevi duygularımızı incitmeyen, tam tersi yücelten.
Birlik ve beraberliğimizi artıran ve pekiştiren.
Popçu topçu davet edilmedi etkinliklere.
Bir saatliğine milyarlar alıp giden popüler kültürün cazgırlarına sahnede yer verilmedi.
Yozgat’ın yemeği tanıtılmaya çalışıldı.
Yozgat’ın, Yemen’in, Çanakkale’nin türküleri söylendi.
Darbecilere demokrasi nöbetleri dışında bu etkinliklerle de meydan okundu.
Yine de Başkan Kazım Arslan’ı Ankara’ya, parti genel merkezine şikayet eden fitneler çıkıverdi.
Yapmasın diye.
Çalışmasın diye.
Üretmesin diye.
Yatsın diye şikayet ettiler.
Şikayet edenler, ‘şehit var’ çıkışı yapanlar zengin ise Bodrum ve Antalya’ya tatile gitti.
Havuzuna girdikten sonra birasını yudumladı.
Orta sınıf vatandaş ise Samsun’a gitti Atakum’da denize girdi.
Ankara’ya gitti AVM’lerde bovling oynadı, alışveriş yaptı, hamburger yedi, sinemaya gitti.
Yozgat’ta geriye sadece Eskipazar’ın, Şekerpınar’ın, Nohutlu’nun garibanları kaldı.
İşte onlarda Cumhuriyet Alanı’na toplanıp türkü ve şarkı dinledi.
Ön yargıyla gittiğim TSM konserinde alan tıklım tıklımdı.
Ön yargıyla gittiğim özgün müzik konserinde alan yine doluydu.
Herkesin elinde Türk bayrağı vardı.
Hem nöbet tuttu, hem de kültür ve sanatın tadına baktı.
Çünkü yıllardır kültüre ve sanata susamıştı Yozgat.
Şehit mi?
Vallahi duyduğumuz gün yüreğimiz yanıyor.
Vallahi o gün gülmüyoruz, eğlenmiyoruz, oynamıyoruz.
Yozgat’ın tümü şehit geldiğinde aynı ruh haline bürünüyor.
Gel gör ki kahpeler durmuyor, ardı arkası kesilmiyor.
Hainler karşısında sinip, sigortalarımızı indirip, karanlığa mı gömülelim?
Yoksa bayrağımızla, marşımızla, kuran ve dualarımızla, şarkı ve türkülerimizle, halay ve barımızla hainin karşısına mı dikilelim?
Bence hep ikinciyi tercih edelim.
Bu arada Yozgat Belediyesi’ne de etkinlikler için teşekkür edelim.
Selametle…

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN


*Yol yapım çalışmasını yerinde inceleyen bürokratları.
*Son zamanlarda basın mensuplarıyla ters düşenleri.
*Derdini kimseye anlatamayan ve çalışmaları engellenen foto muhabirlerini.