Kraldan çok kralcı olma gibi bir durum ortaya çıktı çıkalı, bu memleket hergün birşeyler kaybeder oldu. Kaybettiklerimizin peşine düştüğümüzde ağzımıza çalınmak istenilen bir parmak balın tadını dil ucumuzda bile hissetmeden yeni birşeylerin avucumuzun içerisinden uçup gittiğine şahit olduk da, halen akıllanamadık, o yüzden de akıl verenimiz her daim çok oldu.
''Akil'' olanların Yozgat'a gelmesine yakın zamanlarda, bugüne kadar gelmiş, geçmiş hükümetlerin tamamına yakınının Yozgat'ı her daim şehit olmaya hazır insanlara ihtiyaç duyduğunda hatırladığını, yatırım ve hizmet ile ilgili konularda ise akıllarının ucuna bile getirmediklerini dile getirmiştim.
Müneccim değilim...
Ama yaşananlardan edindiğim tecrübelere dayanarak, başlatılan sözde başır süreci kapsamında silahların susmasıyla birlikte artık şehit olacak insanlara ihtiyaç duymayan ülke yönetiminin, yatırım ve hizmet noktasında yaptığı planlamalarda Yozgat'ı devre dışı bırakacağı düşüncesine kapılıp, sizlerle paylaşmıştım.
Bugün geldiğimiz noktada, bunun ne kadar doğru bir tespit olduğunu görmek gerçekten çok üzücü. Başbakan Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda, büyük şehirlerde bulunan askeri birliklerin Anadolu'nun küçük kentlerine taşınmasına yönelik planlama yapıldı. Hazırlanan bu planlama içerisinde Yozgat yok.
Akil olanlarla başlayan, sonrasında Başbakan Yardımcısı, Kalkınma Bakanı, Milli Eğitim Bakanı ile birbiri ardına devam eden ziyaretlerde, Yozgat'a yapılacak olan yatırımlar yerine, Yozgat insanına nasihatlar verilmekle yetinildi.
Hep birlikte izledik...
''Siyaseti kendi istikbal ve gelecekleri için değil, memlekete hizmet ve yatırım için yaptıklarını'' söyleyenler ise hem seyretti, hem de alkış tutup, alkışlamayanları da fişlemeyi tercih etti.
Eğer, gerçekten kendi ikballeri için değil de, memlekete hizmet adına siyaset yapılmış olsalardı, 12 Eylül öncesinde siyasi partilerde görev yapanların yaptıkları gündeme gelirdi.
Böyle bir durum karşısında, AP İl Başkanı Şahin Saygı, CHP İl Başkanı Harun Kurt, MSP İl Başkanı Cemil Çiçek, MHP İl Başkanı Ruhi Bacanlı bir toplantı gerçekleştirip, uygulanacak olan stateji konusunda mutabakata varıp, çalışma başlatırdı. Hazırlanan bu yol haritasında kendilerine destek olacak sivil toplum kuruluşları ve il yöneticileriyle tekar biraraya gelinir, Yozgat'a gelen bakanlarla toplantılar yapılıp, gerekli altyapılar oluşturulur, ardından da son vuruşu yapmak üzere Başbakanlığa çıkılırdı.
Diğer taraftan kamuoyuna da, ''Eğer Yozgat'ın talebi yerine getirilemezse siyasi partilerin tamamı levhalarını indirip, teşkilatların anahtarlarını da Ankara'ya gönderecekler'' söylentisi pompalanmak suretiyle, kamuoyu hazırlanırdı.
Şimdi mi?...
Böyle bir niyet daha gündeme gelmeden, yerlerine talip olanlar durumu Ankara'ya götürüp, dönüşte de koltuğa oturur.