Siyaset ekip işi.
    Ekibiniz iyi değilse feriştahı gelse yürümez işler. Yürüse de öylesine gider, su aldığı yerde batık büyük olur!
    Bu sadece siyaset için geçerli olan bir şey değil.
    Ekonomilerde de durum böyledir.
    Kurallarınızı küresel sermayeye göre belirmezseniz kendi içinizde küçülürsünüz.
    Ak Parti'de il başkanlığı arayışları neticelendi neticelenecek.
    Bu gün en geç yarın açıklanır gibi.
    Şimdiden kim olursa hayırlı, uğurlu olsun.
    Sonuçta tek başına iktidarın il başkanı, Yozgat'taki temsilcisi olacak seçilen kişi.
    Sorumluluğu da vebali de büyük bir iş.
    Bir koltuğu bir insan çok ister.
    O koltuğu alıncaya kadar elinden gelen gayreti, mücadeleyi, azmi ortaya koyar.
    Koltukta oturma vakti geldiğinde gerçeklerle yüzleşme vakti de gelmiş demektir.
    Gerçekler sıra beklemez, yeni demez, koltuğun ısınmasını hiç beklemez.
    O yüzden biraz erken konuşmak istedim.
    Bundan öncekilere bakarak erken konuşmak istedim.
    Ak Parti il başkanlığına kim oturacaksa, tek kişilik düşünmekten vazgeçsin.
    Şayet böyle bir düşüncesi varsa tabi…
    Tek kişi değil yönetimi kadar düşünmek zorunda.
Her adayın kendine göre bir listesi, yönetimi oluşturacak isim listesi üç aşağı beş yukarı bellidir belli olmasına ama, bu iş öyle bir kalem bir kağıtla olacak iş değil.
    O koltuğu oturduğu vakit değişiyor insanın tebaası.
    İnce eleyip, sıkı dokumak zorunda Ak Parti il başkanı.
    Tek başına iyi olmak vasıf değil siyasette.
        Çalışkan, siyasetin çarkında dişliler arasında öğütülmeyen, ekibinin açtığı kara delikleri kapatmak zorunda kalmayan, her şeyden önemlisi parti misyonunu taşıyabilen il başkanı olmalı.
    Yöneticinin başarısı ekibiyle aşikardır.
Ekip ne kadar arkanızda olursa o kadar il başkanısınızdır.
        Bazı şeyleri net izah etmek için Ak Parti'de yakın tarihe bakmak yeter diye düşünüyorum.
    Gemide kaptan dümene sahip çıkmazsa tayfa belirler yönü.
    Bir anlık dalgınlık, yorgunluk, yılgınlık kabul etmez siyaset.
    Arkanı döndüğün an en yakınının eli hançerindedir.
İsterse bu kişi babanın oğlu olsun…
        Siyaset insan nefsini gıdıklayan, hele hele de iktidar partisinde siyaset insanın aklını başından alan bir şey.
    Tek kişilik düşünüyorsa bir il başkanı çok kişilik kaybeder.
    CHP Genel Başkanı ile özdeşlenen siyasi lider Gandi'nin şu sözünü Ak Parti'nin il başkanı olacak kişinin dikkatine sunmak istiyorum: “Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.”
    Siz ne kadar ilkeli siyaset yaparsanız yapın, yıllarca ilkelerinizi biriktirip, sermaye yapın, en basit bir hata alır götürür tamamını.
Bu gün veya yarın artık ne zamansa,
        O koltuğa oturacak il başkanının tek kişi değil yönetimiyle il başkanı olduğunu bu günden hatırlaması gerekiyor.
    Gün geliyor en yakın dava arkadaşları vuruyor sırtından.
    Gün geliyor, siyaset arenasında azıcık oynamaya görsün taşlar, başınıza düşüyor en düşünmediğiniz zamanda.
    Ak Parti'nin bir kişi değil çok kişilik il başkanı seçimi yapması gerekiyor.
    Gerçi son söz parti genel merkezinin.
    Yozgat'taki teşkilat yoklaması biraz hikayeden.
    Eğer Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın politikasını biraz anlamışsam şunu söyleyebilirim,
    Yozgat'ı sırtlayacak, genç, dinamik, mesleğinde başarılı, özel hayatında örnek, siyasi karizmasında çizik olmayan bir il başkanı seçecektir.
    Bunun ötesinde yapılacak bir seçimse zaten Yozgat'taki teşkilat üyelerinin değil, Ankara'daki keyfe siyaset yapanların tercihidir. Neyse fazla uzatmayayım, hayır dileyelim hayır olsun sonra bu konuyla ilgili daha çok konuşuruz.