YOZGAT'ta umuma açık tuvaletler vardır. İnsanlar 'buralarda ihtiyaçlarını gidersinler' diye, belediye tarafından yaptırılıp, hizmete sunulan. Temizliği de, bakımı da temizlik işleri tarafından görevlendirilen personel tarafından günlük olarakyapılıyor. Bazı tuvaletler sabah, bazıları da gece temizlenerek, sabaha hazır hale getiriliyor. 

Utanç verici bir görüntü!..

Umuma açık olan bu 'ihtiyaç giderme' noktalarından birisine düştü, yolum. İnsanlar ihtiyacını giderirken, insan(!) olmayanlar da ihtiyaçlarını gidermişler. İhtiyaçhanenin içerisinde, iç çamaşırı mı? ararsınız!, bira şişeleri mi? ararsınız!, kağıt parçaları mı? ararsınız!, poşet mi? ararsınız!, açık bırakılan mutluğu mu? ararsınız!, hedefi tutturamamış diyemeyeceğim, bilerek isteyerek, kenarını pisleteni mi? ararsınız!.. Hepsi var.. Bunun adı 'Ahlak mı?' yoksa 'Kültür mü?' bilemedim. Ahlak ise; kimin Ahlakı?, Kültür ise; kimin Kültürü?.. 
Suçlamak kolay...

Sorunun yanıtını, evelemeyip, gevelemeden, okkasını, dirhemini hesap etmeden, 'Ahlak mı? kaldı, Kültür mü? kaldı' diye söze başlayıp, Yozgat'ta yaşayan yabancıları hedef gösterenlerin çoğunlukta olacağı bir gerçek. Diğer taraftan birileri de 'Belediye bekçi diksin!' veya 'Emniyet takip etsin!' gibi bir öneriyle, sorunun çözülebileceğini haykırabilir. Ama öyle değil. Öyle olsa bile, birilerini suçlamak, sorunu çözmek yerine olağan hale getirir. Sorunu çözmek için, birilerini suçlayıp, işin içerisinden çıkmak yerine, yapılanın ahlaki bir durum olmadığının kim olursa olsun birileri tarafından anlatılması, öğretilmesi gerekir...

Yasaklamak, kapatmak çözüm mü?

Dışarıdan gelen 'Taze Balık' sesleri, kulaklarımı tırmalıyor. O nedenle buradan yola çıkmak istedim. Balık, uzmanlara göre sağlık açısından gerekli. Ama balığı pişerken apartmana yaydığı koku da dayanılmaz. Şimdi, 'balık çok kokuyor' diye yasaklamak mı? gerekir. Elbetteki hayır. Mutlaka bunun bir çözüm yolu vardır, bulunmuştur, bir çok evde hazırlanan balık, pişiriliken etrafa koku vermemekte, afiyetle yenmektedir. 

***

Sorunun çözümsüz olduğunu düşünüp, birileri umuma açık ihtiyaçhanelerin kapısına kilit vurulması gerektiğini düşünebilir. Belki de sorunun köklü çözümü olarak bile görülebilir. Ancak, kapatmak, yok saymak, görmemezlikten gelmek, birilerini suçlamayarak, varılabilinmiş bir nokta yoktur. Ortada bir sorun var ve bu sorunun bir şekilde çözümlenmesi gerekir. Bu sorunun çözümü de 'ihtiyaçhaneleri' kapatmak olarak, kapıya bekçi dikerek de olmaz. Bunları yapanların eğitimi şart, bir reklamda denildiği gibi; 'eğitim şart' arkadaş...