Dil, din, ırk farkı gözetmez ahlak kavramı!
Ahiliğin de temelini oluşturur ahlak.
İnsanda başlayıp, bulunduğu kurum, müessese, toplum veya cemaat içinde bütünlük kazanır.
O yüzden ne olursan ol önce iyi ahlak sahibi olmak zorundasın.
İster gazeteci, ister esnaf, ister işadamı…
İşinin ehli ama ahlaktan yoksun yapılan her iş patlamış ama duracağı yeri bekleyen dubleks otomobil lastiğine benzer.
Gün gelir patlak yerinden sızan hava, sizi bir hiçe dönüştürür, kullanılmaz hale getirir.
Malum Ahilik haftasındayız…
Ahilik yüz yıllardır süre gelen esnaf teşkilatının temelini oluşturan ahlak kavramının adıdır aslında.
Ahlak, beraberinde yardımlaşmayı,
Ticaret düsturunu,
Müşteri memnuniyetini,
Müşteriye adam gibi hizmet verme anlayışını,
Esnaf komşusuna tok gözle, adam gibi bakmayı,
Her şeyden önce işinin velinimet olduğunu, rızkı, sofrasındaki lokması olduğunu hatırlatır.
Bu gün Yozgat'ta yapılan ticareti bu çerçeveden ele almak gerektiğini düşünüyorum.
Bu ahilik haftası münasebetiyle bir esnaf “Yılın Ahisi” üç esnaf da teşekküre layık olarak seçildi.
Onlar dün ve bu günün esnaflık zihniyeti arasındaki farkı en iyi şekilde fark edenlerdir aslında.
Zaten bunca yıl ayakta kalmalarını sağlayan en büyük sermayeleridir ticaret ahlakı.
İnsan ahlakının yansıması olan ticaret ahlakı maalesef Yozgat'ımızda başta esnaf kesimi olmak üzere çoğumuzun şikayetidir.
Müşteriye ayıplı mal satışından tutunda karşılıklı diyaloğa,
Çıkar ilişkilerini alın terine haramı karıştıracak kadar aşağılara çekmeye kadar yapılan bir çok yanlış vardır bizi şikayete götüren.
Komşu esnafı siftah etmediği için huzursuz olan kaç esnaf vardır?
Ya da müşterisi ile girdiği diyalogda ağzından çıkan sözleri muhasebesini yapan?...
Saygınlık ve itibar çerçevesini esnafın ekonomik yapısı ile değerlendirmemek gerektiğini düşünüyorum.
Eğer karşınızdaki esnafa, ticaret erbabına parası, malı, mülkü ile itibar gösteriyorsanız zaten gerçekçi değilsiniz demektir.
Bu gün Yozgat'taki ticaret ahlakı da maalesef kavram kargaşasına kurban gidiyor çoğu zaman.
Yaşadığımız bu şehirde üzülerek söyleyebilirim ki Ahilik, esnaflar arasında yaşanmıyor.
Ahilik kavramı bu şehirde hakikaten uygulanıyor, esnaflık yaşam biçimi olarak hayata geçmiş olsaydı, ekonomik düzen bu halde olmazdı.
Lütfen yanlış anlaşılmasın, ekonomik düzen derken çil çil paralardan bahsetmiyorum.
Bu gün işimiz olmaya bilir, yarın da olmaya bilir, veresiye defteri kabardığı için yenilerine ihtiyaç da duyabilirsiniz!
Biraz önce de ifade ettiğim gibi, her şey para, her şey çok kârlılık değildir!
Ahilik denilen kavram Yozgat'ta hayat bulmuyorsa, nefes borusunda bir tıkanma var demektir.
Yozgat'ta esnaf olmak o yüzden zordur!
Yeni bir fikirle açtığınız işin, yarın aslında işinin ehli olmayan kişiler tarafından ışık hızıyla karşınıza çıktığını görmeniz an meselesidir.
Mesele aynı işin açılması değildir aslında.
Elbette ki çeşitlilik olacak, rekabet ortamı oluşacak, ama ticaret Ahlakı unutulmadan…
Bir taraf kaliteli ürünle makul fiyatlar uygularken, diğer tarafın aynı ürünü kalitesiz ve de çok aşağılarda fiyata satışa çıkarması,
Ne ticaret ahlakına sığar ne de Ahilik kavramına!
Bu tür esnaf modeli, bu gün kazanır, yarın da kazanır, önümüzdeki 10 yıl içinde de kazanır.
Ama kaybettiği gün yok oluş günüdür!
Verilen zararlar, alaşağı edilen itibarlar, ayaklar altına haysiyet aslında kazanılana değmemiştir.
Ahlaksız ticaret bu gün doğmadı elbette.
Ama ahlaksız ticaret doğduğundan beri Yozgat kaybetmeye, Yozgatlı kaybetmeye başladı.
Rekabet adı altında aslında ticaret değil kumar oynandı, kazanan olup, tamamen yok etmek adına.
Ahilik ve ahlak kavramının arasına 'HIRS' ve 'PARA' girdiği günden bu tarafa esnaflar değil kumarbazlar çoğaldı.
Kumarın helali olmayacağına göre ahlakı da olmadı Sevgili Yozgatlılar.
Rekabet adı altında ticaret yaptığını zannedenler o gün bu gündür kazandıklarını düşündüler ama hep bir yerlerden açık verdiler, kaybettiler, yanıldılar.
Ahilik Haftası'nda açılan ahlak kapısından geçmek aslında yok olmaya yüz tutan adalet terazili ticari hayatımıza da insanlığımıza da o yüzden çok şey kazandıracaktır.
Yozgat esnafının Ahilik Haftası'nı kutluyor, kazananlardan olmalarını diliyorum.
***
Adamlık paraymış
o da pul olmuş
Aslında zaman zaman kullandığım bir terimdir.Adamlık paraymış
o da pul olmuş
Kiminin duası, kiminin parası derler!
Bu kavram da teke düştü bu sıralar.
Dua kısmı pek makbule geçmiyor!
Varsa yoksa para!
Kimi zaman para denilen araç insanların yaşama amacı oluyor!
Böyle olunca da en yakındakinin uzak olduğunuzu; o amaca dostunuz sandığınız insanla aynı anda dokunduğunuzda anlıyorsunuz.
İşte tam o anda adamlığın ve paranın hangi safta yer aldığınız çok ama çok daha iyi anlıyorsunuz.
Kuralların parayla ölçüştüğü,
Artık selamların paranın verdiği makamına göre verildiği,
An; adamlık para, paranın geçer bulduğu yerde de pul oluveriyor her ikisi de.
Şuana kadar ki konuştuklarımız hikayeden gelebilir kimine.
Hikayeden diyenler adaylığın paradan pula dönüştüğü anı ya yaşamamış ya da para noktasında hatırı sayılır bir durumdadır.
Ama şu bir gerçek ki yaşadığımız dünya düzeninde artık kurallar, değer yargıları ve insanlık denilen var oluş nedeni maalesef para tarafından belirleniyor.
E, paranın kural belirlediği bir dünyada dostluk hatırı, bir çift sözün değeri, kısacası kahvenin 40 yıllık geçerliliği hüküm kaybediyor!