Hıdrellez, Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerinden önce de kutladıkları önemli bir gündür ve kaynağı yüzyıllar öncesine dayanır. Bu kutlamalar İslamiyet’in kabul edilişinden sonra İslami motiflerle de zenginleşerek Türk kültür coğrafyasındaki yerini almış, İslamiyet’ten önce Türk toplumu içerisinde yer alan adetler de yaşatılmıştır ki, bu konuda İslam dininin göstermiş olduğu toleransı da göz ardı etmemek gerekir
Hıdrellez kutlamalarının en eski geleneğine uyarak kırlara çıkanlar tabii ki yanlarına çeşitli yiyecekler alırlar. Ev hanımları günlerce önceden başlayarak kırlarda ve bayram süresince evlerde yenilecek ya da fakir fukaraya, konu komşuya dağıtılacak veya çocuklara verilecek olan yiyecekleri hazırlamaya başlarlar. Şehir dilinde Eğrice, köylü ağzıyla ağrice genelde 6 Mayısta kurbanlar kesilerek, yemek ve eğlence anlamında gelin kızları damatla ısındırmak ve tanıştırmak amacıyla kutlanırdı.
Hıdrellez, Türk Dünyasında kutlanan ilk yaz bayramlarından biridir. Kaynağı çok eskilere dayanır. Bu bayrama Anadolu’da ve Anadolu dışında Türk halkı büyük ilgi gösterir. Birçok gelenek ve görenek bu vesileyle yaşatılır. Dolayısıyla Hıdrellez, Türk toplumunu canlandıran, birlik ve beraberliği pekiştiren bir gündür.Bazı bölgelerde bu kutlama alanlarına “ Hıdırlık” adı verilmiştir.
Anadolu’nun pek çok yöresinde Hıdrellez günü kırlarda kuzular kesilir, yemekler yenir. Ancak bunlar hep Hızır için yapılır. O’nun elinin değeceği her şey şifalı addedilir. Bu nedenle, gül ağaçlarının yoksa diğer ağaçların dallarına akşamdan elbiseler asılır. Hızır gece gelip o elbiselere dokunursa, o yıl hastalıklardan uzak sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirileceğine inanılır. Hıdrellez havaların iyice ısındığı, Hızır ile İlyas’ın buluştuğuna inanılan 6 Mayıs günüdür. Dolayısıyla Hızır ve İlyas kelimelerinin halk dilinde birleştirilmesiyle Hıdrellez şeklini alan bu gün 6 Mayıs’ta kutlanır.
İnsanın güzelliğinin, gençliğinin, heyecanının, dorukta olduğu yılları ömrün baharı olarak nitelendirilir. İnsanlarda böyle de tabiatta farklı mı? Tabii ki değil, tabiatta da bahar şenlik, tazelik ve canlılıktır. Baharın gelişiyle tabiatta köklü değişiklikler olur. Bahçeler, kırlar renk renk çiçeklerle bezenir. Her taraf yemyeşil olur. Her yerde bir canlılık ve şenlik havası görülür. İnsanlar kışın vermiş olduğu uyuşukluktan, rehavetten kurtulur. Herkes coşar, yerinde duramaz olur.
Yozgat’ta da Hıdrellez hazırlıkları genelde giyim ve yiyecek üzerinedir. Senenin en leziz ve çeşitli yemekleri Hıdrellez günü için hazırlanır. 5 Mayıs günü özellikle gelin kızı olan tüm evlerde bir hazırlık vardır. Hanımlar ocağı çift yakar. Hatta bazıları mangala da kömür dökerek üç eder. Hanımların peştemalları akşama kadar çıkmaz.
Kızlar, gelinler ve de kaynanalar bu faaliyete katılırlar. Kimi hamur açar, kimi sini kızartır. Genelde bir koyun kuzu kesilir yemekler kavurma et ağırlıklı hazırlanır. Yozgat’ta en zengin sofralar, Hıdrellez günü kırlarda, ağaç gölgeleri ve çimenler üzerinde açılır, ikram edilir. Gelin kızları olanlar buna daha çok özen gösterip hazırlıkları ona göre yaparlar. Nişanlı oğlu veya kızı olanlar, dünürleri ile birlikte kırlara çıkıp yer, içer, eğlenirler; eğri dallara salıncaklar kurulur, gelin kızlar sallanır damatla gelin kız birbirlerine ısınır alışırlar, dolaşırlar; ki buna “Eğrice yapma” denir. Bu gelenek yıllardır devam ettirilir ve 6 Mayıs bir yaz bayramı olarak kutlanır. (Alaattin UCA / Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi/ Sayı 34, Erzurum 2007)