Boşuna tartışıyoruz, ''Bu ili nasıl kalkındırabiliriz?'' diye. Kendi kendimizi avutuyoruz, ''Boş laflar'' ile. Kendimizi kandırıyoruz, başkalarını kandırdığımızı zannına kapılarak.
Yozgat'ın ''Marka Şehir'' olacağı söyleniyor. Belediye Başkanı Yusuf Başer de, bu rüzgara kapılıp, ''Daha önce Valisi olan bir köy olan Yozgat'ı geliştirdik, marka şehir yapmak için çalışıyoruz'' diyerek, kamuoyunu bilgilendiriyor.
Buna karşılık Yozgat üzerinde oturduğu madenin, kaynağın daha kıymetini bilmiyor. Bunun ne olduğunun farkında bile değil. Olması da istenmiyor.
İşin kolayı bulunmuş, ''Yozgat insanı çalışmayı, üretmeyi sevmiyor!'' denilip, herkes yükü sırtından atıyor, dönüp bir daha bakma ihtiyacı duymuyor.
Yozgat, Türkiye'nin önemli tarım ve hayvancılık bölgesi...
Kim diyor?...
Yozgat yönetiminde söz sahibi olanlar, olmak isteyenler...
Lafta ve istatistiklere bakılırsa, Yozgat'ta yaşayan insanların yüzde 73'ü geçimini tarım ve hayvancılık sektöründen temin ediyor. Günümüzde de önemli bir konuma gelen tarım sektörü, organik üretim ile ''Altın'' değerinde olduğu biliniyor.
Yaşayanların yüzde 73'ünün tarım ve hayvancılık ile geçimini temin ettiği Yozgat'ta tarım ve hayvancılık sektörü alanın da kaç işletme var?..
Bu sorunun yanıtı havada kalıyor. Çünkü, kağıt üzerinde var olanların gerçekte olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Yapılan bir değerlendirmeyi gazetemizin manşetine taşıdık, ''Yozgat'ın adı yok!'' başlığı altında. Bu haber irdelendiğinde görülecek ki, ''Türkiye'nin önemli tarım bölgeleri arasında yer alıyor'' denilen Yozgat'ta organik tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren işletme bulunmuyor.
Bunun sorumlusu kim?..
''Yozgat insanı çalışmayı sevmiyor, üretmeyi sevmiyor!'' diyerek işin içerisinden sıyrılmak da var ama bunun böyle olmadığını bilmemize karşın, işin kolayına kaçarak, kendimizi aldatmaya devam ediyoruz.
Yozgat insanının sırtına basarak zirve yapan ve yapmak isteyenler, Yozgat'ın gelişmesinden, üretmesinden, zenginleşmesinden korkuyor. Eğer Yozgat'ta tarım sektöründe faaliyet gösterenler parçalı bulutlu faaliyetler yerine toplu hareket etmeleri halinde kendi konumları tartışmalı hale gelecektir. O zaman herkesin ağızına bir parmak bal çalamayacaklar, bal üretiminin artması noktasında çalışmak zorunda kalacaklar. Aslında Yozgat'ı yönetenler ve yönetmeye çalışanlar ''Çalışmayı ve üretmeyi sevmiyorlar'' ama bunu kendi üzerlerinden atıp, Yozgat insanı ile özdeşleştirmeye çalışırken, kendilerinin de Yozgatlı olduğunu unutuyorlar.
Yozgat'ın kalkınması ve gelişmesi için birlik olmak durumundadır. Özellikle tarım sektörünün tek yumruk olması, üretimde söz sahibi olması Yozgat'ı ''Marka'' yapar, yapacaktır.