Her gün 25 bin çocuk,
Her yıl 5 milyon çocuk açlıktan ölürken,
Her gece 800 milyon insan aç aç uyurken,
Sadece Afrika'da her akşam 33 milyon çocuk karnı aç yatağa girerken,
Dünyanın 36 ülkesinde açlık varken, yeryüzünde 852 milyon insan açken,
Dünyada çoğu kız çocuğu olmak üzere 120 milyon çocuk "bir okulun içini" hiç görmemişken,
Soframızı donatan yemeklere bakıyorum da, üşüdüğümü hissediyorum.
Sevgili Yozgatlılar.
Söz yine dönüp dolaşıp Afrika’daki insanlık dramına geldi.
Halbuki birkaç gün önce konuşmuş, kan donduran insan ölümlerine değinmiştik.
Ama televizyonda izlediğimiz aç insanların, çocukların, bebeklerin görüntüsü beni fena etkilemiş.
Etkilemekle kalmayıp, kanımın donduğunu hissediyorum.
Soframdaki bir bardak suyun lezzeti dahi değişti.
Midesi olanın kaldıracağı bir durum değil.
Türkiye’de yaşayıp da Allah’ın Afrikası’na mı üzülüyorsun, dert ediyorsun demeyin lütfen.
İnsanın kanını donduracak manzaralar bunlar.
Bir çocuğun, aç bir çocuğun gecesini düşünmek,
İnsanların susuzluktan çatlayan ruh halinde kavruluyor insanlığım.
Kendimi sorgulamaktan alı koyatıyorum.
Bir kuraklık vermiş Mevla, yiyecek ekmeğe, bir damla suya muhtaç kalmış insanlar.
Yazık ve günah kavramı işte tam da burada anlam buluyor.
Türkiye her zamanki gibi bu insanlara kucak açtı, sahip çıktı, Osmanlı ruhu ile sarıldı.
Türkiye’nin büyüklüğüne de yakışan bu olsa gerek.
Tamam Afrika’daki insanlardan önce Türkiye’de yoksul, aç, biçare insanlar var!
Ama sıcak dünyanın siyah renkli insanlarının yaşadığı dram dünya tarihinde nadir görülen bir durum.
İnsanların yüreğine nakşeden bu üzüntü, bu vebal gerçek alemde karşımıza çıkabilecek bir hakikat.
Bu hakikatle o dünyada karşılaşmadan önce bu dünyada gerekeni yapmalı, bir sıcak el uzatmalı.
Özellikle de Mübarek Ramazan ayı gibi kutsal bir ayda!
AÇLIĞIN HABERİ…
Vicdanlarımıza dokunan bir açlık haberini sizlerle paylaşmak istiyorum:Kuraklığın kavurduğu Doğu Afrika’da aylardan beri yaşanan insanlık dramı son bulmuyor. Bölgenin kanayan yarası halindeki Dadaab mülteci kampı, her gün büyük acılara sahne oluyor. Ölümün eşiğindeki on binlerce çocuğa ev sahipliği kampta, açlığın son kurbanı 12 aylık bir bebek oldu.
Binlerce Somalili, nüfusu 350 bini aşan kampa varmak için günlerce yolculuk yapıyor. Aileleriyle bu yolculuklara katlanmak zorunda kalan bebeklerin çoğu, kampa varabilse bile burada hayatını kaybediyor. Bunlardan en sonuncusu, henüz 12 aylık Liin Muhammed Surov.
Somali sınırından 100 km uzaklıktaki kampa 25 gün önce gelen Surov, yetersiz beslenmenin neden olduğu hastalıklar yüzünden üç gün önce hayatını kaybetti. Surov’un kardeşi Muhammed, kardeşinin toprağa verilmesinden sonra mezarının yanına çökerek gözyaşı döktü.
Mevcut durum, Muhammed’in çaresizlik içinde gözyaşı döktüğü çölde daha birçok hayatın söneceğini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre, son üç ayda beş yaşın altında 29 bin Somalili çocuk yetersiz beslenme nedeniyle öldü. Açlıktan ölümle burun buruna olan ve acil yardıma ihtiyaç duyan çocuk sayısı ise 640 bin.
AÇLIĞIN RESMİ
Günde 24 bin kişi ölüyor...
1.2 milyardan fazla insan, yani dünyada yaşayan her beş kişiden biri günde 1 dolardan daha az parayla geçinmek zorunda.Sahra Çölü güneyindeki Afrika'da, nüfusun yarısı günde 1 dolardan daha az parayla yaşıyor.
Gelişmekte olan ülkelerde her gün 800 milyon insan, yatağına aç giriyor.
Dünyada günde ortalama 24 bin kişi açlık veya açlığa yakın nedenlerle ölüyor.
Güney Asya'da her dört kişiden biri, Sahra Çölü güneyindeki Afrika'da ise her üç kişiden biri açlıkla boğuşuyor.
Dünyada yaşayan her altı kişiden biri, okuma-yazma bilmiyor.
Halen, yaklaşık 115 milyon çocuk okula gidemiyor.
Ömür sadece 47 yıl...
Afrika’da ortalama insan ömrü sadece 47 yıl. Avrupa’da ise bu rakam 78 yılı buluyor.
Dünya Bankası ve IMF tarafından Dakar’da (Senegal) düzenlenen uluslararası konferansa katılan uzmanlar, Afrika’da insan ömrünün yoksulluk yüzünden kısa olduğunu belirttiler.
En yoksullar Afrika’da...
32 ülkeden uzmanların katıldığı konferansta söz alan konuşmacılar, dünyanın en yoksul ülkelerinden yarıdan fazlasının Afrika’da olduğuna işaret ettiler ve Afrika kıtasında yaklaşık 350 milyon kişinin, günde bir dolardan daha az parayla geçindiğini dile getirdiler. Elbette, ortalama ömrün 47 yıl olması, her bebeğin o kadar yaşayacağı anlamına gelmiyor.
YOZGAT RÜZGARI
Bu bir iş ilanı!
Yozgat’ta dört yol kavşağındaki üst geçidin hemen üzerinde bulunan demirde asılı duran bir iş ilanı dikkatimi çekti.Bu bir iş ilanı!
Sanırım demirci, kaynakçı türünden çalışanlar alınacak.
İş ilanını veren kimdir, necidir detayına fazla dikkat etmedim.
Dikkatimi çeken ilanın iş menşeli olması.
İşsizliğin çığ gibi büyüdüğü bir ilde iş ilanının insanların gözüne gözüne gösterir şekilde asılması dikkatimi çekti.
Daha önce defalarca kez iş ilanına rağmen, personel ihtiyacına rağmen işçi bulamayan işletmelerin haberini yaptım.
Acaba diyorum iş arayan bu ilanın sahibi de aynı sorundan muzdarip de ilanı üst geçide her gün binlerce insanın gelip geçtiği yere astı.
Eğer işsizliğe rağmen benim memleketimde hala insanlar iş bulamamaktan dert yanıyorsa ortada hakikaten ciddi bir sorun var demektir.
Kimileri iş kültürü der, kimileri iş beğenmeme.
Kimileri de işçiye hakkını vermeme.
E, tek taraflı değil bu işler.
Bu memleket iş beğenmemek genlerimizden gelmiyor ya.
Var bunun bir sebebi, araştırılmalı, yedi laboratuarda tahlil edilmeli diye düşündüğümden konuyu buradan açmak istedim.
Belki bir ilgileneni olur!