ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, başkent Washington'da düzenlediği basın toplantısında, konu ile ilgili kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.
Kirby, YPG konusunda Türkiye ile görüşmeleri sürdürdüklerini ve Türkiye'nin bu konudaki endişelerini anladıklarını belirterek, “ABD ve 60'i aşkın koalisyon üyesi ülkeler için, IŞİD'e karşı mücadelenin önemli olduğunu unutmamak gerek. 
Bu konuda (Türkiye'nin) duyarlılığını da anlıyorum. Suriye'de, IŞİD'e karşı etkin bir biçimde mücadele eden bu grupları uygun bir biçimde desteklemeye devam edeceğiz" dedi.  
Suriye'de, Türkiye sınırındaki Tel Abyad kentinin Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) askeri kanadı Halk Koruma Birlikleri'nin (YPG) de içinde bulunduğu muhaliflerin kontrolüne geçmesi, ABD-PYD ilişkilerini yeniden gündeme getirdi. Zira Ankara Suriye Kürtlerinin; Afrin, Kobani ve Cezire kantonlarını birleştirerek, ülkenin kuzeyinde Irak sınırından Hatay'a uzanacak bir özerk bölge oluşturmasını istemiyor.      
Türkiye'nin "kırmızı çizgileri"; PYD'nin Esad rejimi ile işbirliği yapmaması, Suriye'nin toprak bütünlüğüne aykırı hareket etmemesi, Suriye'nin geleceğine tüm ülke halkının birlikte karar vermesi ve PYD'nin bunun dışında kalmaması.
Dışişleri Bakanlığı'nın yalanlamadığı değerlendirmede, "ABD, Türkiye'nin Tel Abyad başta olmak üzere Kuzey Suriye'deki Kürt bölgesine ilişkin görüş ve isteklerine açık destek veriyor" ifadesi yer alıyor.
IŞİD ile mücadeleye odaklanan ve Ortadoğu’daki tüm kararlarını bu mücadeleye göre alan ABD’nin Türkiye’nin ikaz ve itirazlarına rağmen PYD’yi desteklemeyi sürdürmesini anlamak zor.
İki ülke arasında nesiller boyu sürecek bir güvensizliğe yol açabileceğini öne süren Prof. Akgün, “Unutulmamalı ki bugün hala Türkiye’de uluslararası ilişkiler öğrencilerine 1964’teki Johnson mektubu olayı okutulurken, ABD’nin Türkiye’ye haksızlık yaptığı anlatılır. 
Bugün ABD’nin PYD’ye verdiği silahların Cizre’de Silopi’de ortaya çıktığına dair bilgiler varken, ABD’nin Türkiye kamuoyunun güvenini zedelemesi birkaç nesil boyunca devam eder ve bir tarihsel okumaya dönüşür" diye konuşuyor. 
Önümüzdeki hafta Fransa’nın Nice kentinde düzenlenecek uluslararası zirvede tarafların terörle mücadele yöntemlerini ele alacağını hatırlatan Akgün, “Bu zirvede Türkiye terör listesi konusundaki görüşlerini bir kez daha tekrar edecek. Aslında bugünkü karşılıklı açıklamaların Nice’teki zirvenin siyasi hazırlığı olduğunu söylemek mümkün” değerlendirmesi yapıyor.
Yani ABD'nin bu coğrafyadaki her ülke için bir hesabı, buna uygun bir yönetim dizaynı ve bunlara paralel oluşturduğu bir terörist listesi var.
Buradan yola çıkarak ABD için meselenin sadece sahada efektif bir grup aramak ve bulmak olmadığı sonucuna varabilir ve Suriye'nin geleceğinde PYD'nin var olacağını, YPG'nin Suriye ordusunun bir parçası, PYD'nin Kuzey Suriye'nin yönetici olacağını öngördüğü yargısını kesinleştirebiliriz.