YOZGAT sevdalısı iki isim. Gazeteci, yazar, şair, ressam, üstat Abbas Sayar, diğeri Yozgat'ın sosyal ve kültürünü, tarihini gün yüzüne çıkarabilme mücadelesini son nefesine kadar sürdüren Prof. Dr. Hakkı Acun. Birisini ölümünün 19'uncu yılında anarken, diğerinin ölüm haberini almak. Çok acı...
Dün Üstat Abbas Sayar'ı anmak üzere sözleşip, mezarı başına ulaştığımızda cep telefonumuza gelen haber ile yıkıldık. İnanmak istemedik. Doğruluğunu öğrenebilme mücadelesi verdik. Telefonunu aramaya elim varmadı. Doğru olmamasını istiyordum. Ama olmadı...
Cep telefonumuza gelen 'Prof. Dr. Hakkı Acun Yozgat'taki evinde vefat etmiş' denildiğinde, ortak dostlara ulaşmaya çalıştım. İlk tepki 'mümkün değil!' şeklinde oldu. 'Mümkün değil, çünkü, dün akşam sözleştik, bugün Aynalı kahvede öğleden sonra buluşup, sohbet edecektik, bir yerlere gidecektik! İnanmam, şaka' dedi, Ertuğrul Kapusuzoğlu...
Diğeri, 'duydum ama doğrulatamadım. Annesinin evinde kalıyordu geldiğinde. Öğrenirsem haberleşiriz' karşılığını verdi. Kaldığı evin adresine ulaşıp, Çatak Mezarlığından Çapanoğlu sitesine ulaştığımızda, gerçekle yüz yüze geldik. Kapının önünde bekleyen Cenaze Aracı, Adliyeden gelen Savcının aracı, polisler, doğruluyordu. Yaklaştık, tanıdıkları başsağlığı dileyip, olayın doğruluğunu öğrenip, bilgi edindik. Ölüm nedenini, cenazenin tarihini...
Kim ne kadar tanır bilmem. Ama Prof. Dr. Hakkı Acun, gerçek bir Yozgat sevdalısıydı. Bu şehrin kurucularından Çapanoğlu ailesinin bir ferdi olarak ailenin yurtiçi ve yurtdışındaki tüm fertlerini toplayıp, Yozgat'a gelmelerini sağlamış, bunun bir gelenek haline dönüşmesine öncülük etmişti. Hakkı abi, Yozgat'ın tarihinin önemine vurgu yaparken, bunun sözde kalmaması konusunda da ciddi çalışmalara imza attı. Gücü oranında. Tarihi Çapanoğlu Büyük Cami'nin restore edilmesi, cami duvarlarını süsleyen ilk çağdaş Türk resim sanatı örneklerinin gündeme taşınmasını, Yozgat'tan geçen İpek Yolu güzergahını ve bu güzergahta yer alan tarihi yapıların tanınmasına vesile oldu, öncülük etmeye çalıştı...
Yozgat tarihi, 'Orta Anadolu bölgesinde, nüfusunun önemli bir bölümü tarım ve hayvancılıkla geçinen, Türkiye'nin ilk milli parkının yer aldığı, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçen bir ilimizdir' şeklinde özetlenirdi. Kimse İpek Yolunun farkında değildi. Yozgat'ın tarihinin farkında değildi. Bugün Yozgat'ı konuşurken, bildik, klasik tanımlamayı kullanmıyoruz. Çamlığın sadece Türkiye'nin ilk milli parkından ibaret olmadığını, Yozgat tarihinin, tarih öncesine kadar dayandığından dem vuruyoruz. Tarihi Roma Hamamı'ndan. Tarihi kaplıcalardan, hanlardan bahsediyoruz. Tüm bunların gün yüzüne çıkmasında Hakkı Acun'un ve birlikte çalıştığı arkadaşlarının payı büyüktür. Hakkı abiyi bugün ebediyete uğurlayacağız. Dün uğurladıklarımız gibi onu da unutacağız, dostları dışında belki de kimse mezarına bile gitmeyecektir...
DÜNDEN BUGÜNE, BUGÜNDEN YARINA
-VALİ,3 TESİSİ HİZMETE SOKTU
YOZGAT Valisi Gökhan Sözer, Çayıralan ilçesinde 18 Eylül 2003 tarihinde düzenlenen törenle 3 ayrı tesisi hizmete açtı. Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek’in de katıldığı açılış törenlerinde konuşan Vali Gökhan Sözer, tarihi ve doğal güzellikleri bulunan ilçede modern yatırımların da devreye girmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti. Çayıralan Kaymakamı Eyüp Çalışır, daha önce Türk Telekom tarafından kullanılan bina 10 yıllığına kiralayarak Öğretmen Evi olarak tanzim ettiklerini söyledi. Açılışı yapılan halı saha için ise 26 milyar liraya mal edildi. Şehit Yarbay Yusuf Turgut İlköğretim okulu Aile Birliği tarafından okul bahçesine yaptırılan halı sahanın geliri, okul giderleri için harcanacak.ve dinlenme parkımız 20 bin metrekarelik bir alanda bulunmaktadır” dedi.
