KAPIYI çalış, içeriye girdiğimde biri karşıda, diğeri yan tarafa sıkıştırılmış masada oturan memurların kafalarını çevirip, 'ne var?' der gibi bakışlarını hissetmemek için, mutlak kör olmak lazım.. Önce tekmil verir gibi ismimi, çalıştığım gazeteyi söyleyip, 'perol ürünlerine yapılan zam sonrasında Yozgat'ta uygulanacak fiyatların listesini alabilir miyim?' sorusunu yönelttim.. Şef olduğu her halinden, aynı zamanda da masasında özenle üst üste sıralanmış, kapağı henüz açılmamış dosyalardan anladığım bayan, '657 sayılı devlet memurları kanunu nedeniyle size böyle bir bilgiyi vermemiz mümkün değil, yasak!' yanıtını verdi. Bu arada, yan masada oturan, dosyalar, evraklar darmandağın olmuş, gelen telefonlara yanıt vermeye çalışan, daha doğrusu vatandaşın benzini, mazotu, gazyağını kaç liradan alabileceğini sıralayan memura kulak kabarttım.. Telefonlar hiç susmuyordu.. Şef de bunu farketmiş olacak ki, 'beyefendi' dedi, döndüm, göz göze geldik.  'Biz size yardımcı olamayız ama yan tarafta müdür beyle görüşürseniz, o size yardımcı olur' diyerek, biran önce odadan çıkmamı sağladı...

FARKLI FİYAT...

O yıllarda, petrol ürünlerine yapılan zam sonrasında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, nakliye maliyetine göre benzin, mazot, gazyağı, gres yağı, ispirto gibi ürünlerin litre fiyatını belirleme yöntemine yeni geçmişti. Hürriyet Gazetesi'nde muhabir olarak çalışıyorum.. Bölge sayfası var.. Petrol fiyatlarını da düzenli olarak yayınlama kararı alınmış, bize tebliğ edildi.. Valilik binasının içerisindeki Adliye yan tarafta yeni yapılan ek binaya taşınınca, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü de, Valilik binasının sol girişindeki bölüme taşınmıştı. Daha önce mahkeme salonu olan bölümden yanılmıyorsam üç oda müdür, sekreter ve memurlar için tahsis edilmiş, çalışmalar buradan yürütülüyordu...  

BUNUNLA YETİN...

Şef memurenin yönlendirmesi ile yan taraftaki kapıyı çalıp, içeriye girdim. Sekreter hanımefendi, 'buyurun' diye karşıladı, derdimi anlattım, 'yan taraftan buraya yönlendirdiler, müdür beyle görüşeceğim' diye korşılık verdim.. 'Oturun' karşılık verirken, oturmam için yer gösterdi. 'müdür bey meşgül, haber vereyim' diyerek, odaya daldı.. Tam oturma hamlesi yaptığım sırada, 'buyrun müdür bey sizi bekliyor' davetiyle karşılaştım. İçeriye girdim, yine kendimi tanıttım, müdür bey ismen tanıdığını söyleyince biraz rahatladım.. Durumu izah ettim.. 
Müdür bey, 'Vallahi' diye söze başladı.. 'Vallahi bunu size vermem yasak ama ilk kez geliyorsunuz, yardımcı olayım' diye, güba himmette bulunmak istedi.. Telefonu kaldırıp, dahili hattan petrol fiyatları aldı, küçük bir kağıda yazıp, bana uzattı. Baktım, sadece son zamlarla uygulanacak fiyatlar mevcut.. 'Önceki fiyatlar nedir onları da alabilir miyim?' sorusunu yönelttim...
Demez olsaydım... 

Müdür bey gözümün içerisine anlamlı anlamlı baktı. Sonra, 'bakın ben size yardımcı olmak için elimden geleni yaptım.. 657'ye tabiyim.. bu bilgileri vermem bile doğru değil.. siz bununla yetinin' derken, öylesine mahsun, öylesine anlamlı bakıyordu ki; işte o zaman kendi kendime kızdım, 'demez olaydım' diye.. Müdür bey gerçekten yardımcı olmaya çalışıyordu ama  benim de o bilgileri almam gerekiyordu.. 'müdür bey' dedim, 'şimdi siz vatandaşa sabahtan akşama kadar ürünlerin fiyatlarını veriyorsunuz, meşgül oluyorsunuz. Gazetede çıktığı zaman sizin de yükünüz hafifler!' diye devam ettim ama nafile.. Müdür bey, 'Nuh dedi, Peygamber demedi', 657'ye tabi olduğunu tekrarladı, durdu. Bilgileri vermemek için... 

BASINA YASAK!..

Tüşekkür edip odadan çıktım.. Büroya geldim.. Telefonla kurumu aradım.. Gerçi her ürün için ayrı arama yapmam gerekti ama olsun.. 'Benzin alacağım, kaç liradan ödeyeceğim?' diyorum, fiyatı alıyorum, 'önceki fiyatı neydi? sorusunu yöneltip, eski fiyatını da alıyordum.. Ve işte o zaman anladım ki; Vatandaşa bilgi vermek 657'ye göre serbest, vatandaşı bilgilendirmek için basın mensuplarına bilgi vermek yasak.. Durumu daha sonra Vali beye ilettim.. Vali bey, 'petrol ürünlerine yapılacak zamların bilgisiyle sınırlı kalınmak kaydı' ile izin verdi de, çileden kurtulduk...