İleri 45. yaşına merhaba diyor. Tabii ki ilk temennim şu “nice 45. yıllara” her yıl dönümünde ileri ailesi ile olan birlikteliğim aklıma geliyor. Yazma bizde tutku oldu. Bir gazetede günlük yazmak sanırım her babayiğidin karı değildir. Okumadan yazamazsınız. Sevmeden bir kalemle dost kalamazsınız. Yazarken topluma bir şey vermek temel arzunuz olmalı. Laf olsun diye yazmak, köşe dolsun diye bir şeyler karalamak onura yakışmaz.
    Bunca yoğunluğumuza rağmen hemşerilerimizle bir şeyler paylaşıyoruz. Bildiğimiz doğruları ısrarla yazmaya çalışıyoruz. İşte bu bir sevda bir tutku işidir. Memleketimize sevdalıyız, işimize tutkuluyuz. İşimizi seviyoruz, dostluğumuzu seviyoruz. Yozgat’a sevdalıyız,  kültürüne sevdalıyız. Kalemle olan arkadaşlığımız bizi yazmaya düşüncelerimizi paylaşmaya yönlendiriyor.
    Bir sıkıntı olmadığı sürece yazmaya devam edeceğiz. Toplumu uyarmak bilgilendirmek bizim insani görevimizdir. Kimsenin özeline karışmayız, toplumun menfaatine bulduğumuz her konuyu yazmak bizim görevimizdir. Köşemizde yazdıklarımızın sorumluluğu bize aittir, yazdıklarımızın altına imzamızı severek atarız. İnsanız, hata ettiğimizde hatamıza dönmeyi de erdem kabul ederiz.
    İleri ile dostluğumuz 90’lı yıllarda başladı. Yerköy’den Yozgat’a adım attığız dönem 1997 yılıydı.
    İleri’de bir dönem yazmaya devam ettik. Kendini bilmeyen, işini beceremeyen kopuk birileri hem öğretmenlik yapıyor, hem de gazetede yazıyor diye bizi şikâyet etti. Kısa bir dönem mahlasla yazmaya çalıştık, çeşitli isimleri kullandık ama hep yazdık, çizdik. Kınama cezası aldık, uyardılar.
    Memursun yazamazsın dediler ama biz yılmadık, usanmadık. Çünkü yaptığımız işin utanılacak yönü-yanı yoktu. Toplumu uyarmaya bilgilendirmeye çalışıyorduk. Zamanımız çok kısıtlı da olsa yazmaya devam ettik. Yazarlık bizim ikinci mesleğimiz oldu.
    Allah nasip ederse(zaman fakiriyim amma) bundan sonra ulusal basında yazmak istiyorum. Hemşerilerim-okurlarım bilirler, şu an zaten birçok internet sitesinde yazarak ulusal manada hizmet etmeye çalışıyoruz. Yerel olmaktan çıkmayı düşünüyoruz. Ama yine Yozgat ve Yozgat’ın sorunları diyoruz. Bunu gündeme taşıyoruz. Yozgat’ın sorunlarını tüm ulusun sorunlarında ayrı değildir. Sorunlar ortak, çileler, sıkıntılar hep aynı. İşi özü şu biz olmayı da, biz olmayı da seviyoruz. Toplumun bilinçlendirilmesi hususunda üzerimize düşeni yapmak istiyoruz.
    Yozgat basını için de söylenecek çok şey olabilir. Tartışabilirsiniz, eleştirebilirsiniz, tenkit edebilirsiniz. Zaten bire bir sohbetlerde bunları açık açık konuşuyoruz. Temennimiz şu inşallah Yozgat basını adım adım ilerler, istenilen seviyede bir başarıya ulaşır. İleri Gazetesi bu manada üzerine düşeni yapmaya çalışıyor. İleri’nin bir ahul görevini yaptığını düşünüyoruz. Gazetecilik okulu gibi onurlu bir görevdedir.
    Toplumu bilinçlendirme adına zaruretine ve faydasına inandığımız yazarlık görevimizi en iyi şekilde yapmanın (elbette zaman bulduğum ölçüde) telaşı içindeyiz.
    Okuma sevdası kadar. Yazma tutkumuzunda bizi bir yönde bir gayrete sürüklediğini belirtmeliyim. Muhatabım Türk insanıdır, ilgi alanım hemşerilerimdir, amacım hemşerilerimizin ve yüce Türk halkının bilgilendirilmesidir. Bunu bir eğitim kabul ediyor, kendi adıma görevimi yapmanın çabasını gösteriyorum.
    Evet, 1 Haziranla birlikte ileri yeni bir yaş gününü kutlamaya hazırlanıyor. Arkadaşlarıma başarılar diliyorum. İleri Ailesiyle çok şeyler kazandığımızı itiraf ediyorum. İleri Sayfaları ile Türkiye’nin her yerine ulaştığımızı belirtiyorum. İleri beni, bizi Türkiye’ye taşıdı.
    Bizde İleri’yi Türkiye’ye, dünyaya taşımaya çalıştık. Nice sağlıklı, mutlu, güzel yıllara diyelim.