Kimilerine göre darbe, kimilerine göre askeri müdahele... Adı her ne olursa olsun Mısır'da yaşananlar bir vahşet. İnsanlık suçu ve canavarca.Yaşananları kabullenmek, görmezden gelmek mümkün değil.
Bu darbeye en net tepkiyi yine ülkemiz verdi. İktidarıyla, muhalefetiyle Mısır'da Sisi'nin yaptıkları kınandı. Halk yaptığı mitinglerle, eylemlerle hak edilen tepkiyi ortaya koydu. Ecdadımız nasıl ki mazlumların yanında olmayı uygun gördüyse, biz torunları da devlet ve millet eliyle Mısır'da yaşananların karşısında olmayı borç bilmeliyiz.  Toplumun belli bir kesmi yaşananlara tepki verirken, tepki göstermeyen, Doğu Türkistan'a böyle tepki vermiyorsunuz, bizene Araplardan diyenler var. Bizim ecdadımız dil, din, renk, ırk ayrımı yapmadan dünyaya adalet ve barış getirmiş, her zaman da zalimin zulmünün karşısında olmuştur. Bu erdemli davranış bize atalarımızdan kalan değerli bir davranıştır ve sonuna kadar sahip çıkmamız gereken bir değerdir. Türkiye olarak, Urumçi'de, Filistin'de, Irak'ta, Suriye'de, Arakan'da, Karabağ'da adı önemli değil dünyanın her köşesinde zalimin zulmüne dur diyecek güce ve erdeme sahip olmalıyız.
Ölen insansa ırkı önemli midir? Peygamber efendimiz veda hutbesinde tüm Müslümanlar kardeştirler dememiş mi? Dönüp arkamızı, Mısırda ki haykırışlara kulak tıkamak ne insanlığa yakışır, ne Müslümanlığa ne de şanlı ecdadımızın mirasına.
Bu konu da bir eleştirimde gezi parkında ki devrimci kesime olacak. Mısır halkının devrimle getirdiği seçilmiş başbakan Mursi'nin yanında neden değilsiniz? Hani özgürlükçüydünüz? Hani devrimciydiniz? Sayın Başbakanı diktatörlükle suçlayanlar Sisi’nin diktasını neden görmezden geliyorlar?
Meydanlarda Mısır’da yaşananlara tepki gösterenler neden çarşaflı? Neden cübbeli? Neden orda dövmeli, küpeli, modern (!) kesim yok…  Gönül isterdi ki bu insanlık suçuna ulusalcıda, marjinal yaşayanda, muhafazakar da aynı meydanda tepki versin. Ama nerdeee?