İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı, zekat ve sadaka-i fıtır gibi mali ibadetlerimiz de mevsimidir.
Zekat malın kirlerden temizlenmesi, bereketlendirilmesi, belirli birmiktarmalın muayyenmüddet sonund, layık olan kimselere verilmesidir.
Zekat, Peygamberimizin, Mekke’den Medine’ye hicretininikinci yılında ve oruçtanönce farzkılınmıştır. İslamın beş temel şartından biridir.
Sadaka-i fıtırise Ramazan-ı şerifin sonuna yetişe, dinenzengin sayılanmüslümanların, gerek kendileri gerikse aile ertlerindenher birisi için vemeleri gerekenbirsadakadır.
Fıtır sadakasına sadece “FITRA da denile bilir. Fıtır Sadakası dini bir yardımlaşma şeklidir. Orucunkabulüne, ölümün güçlüklerindenve kabir azabındankurtuluşa vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeyen bayramın sevincine onlarında tambirgönül huzuru ile katılmalarına sebeptir.
Geçmiş milletlerin hayatında ve islam’daönceki dinlerin hiç birinde zekat ve sadaka-i fıtır gibi sistemli biriştimai dayanışma ve yardımlaşma şekli yoktur.
İnsanın hayatının her safhasını kapsayan ve bu safhaların çeşitli problemlerine en uygunsunan dinimiz, zekat ve oruç gibi içtimci bir dayanışma şeklini tıpkı namaz ve oruç gibi Allah’a karşı yerinegetirilmesi gerekli bir kulluk görevi saymıştır. Bu sebeplede Mevlamızın verdiği nimetlere karşı en güzel bir şükür örneğidir.
Zekat veren her Müslüman;
“Elde ettiği bu servet bana bir Allah vergisidir.Bir çok insanla,daha güçlü, kuvvetli, daha bilgili oldukları halde bu servetten mahrumdurlar, O Halde, Rabbiminbir ltuf ve ihsanı olan bu servetinşükrürnü yerine getirmeli, zekat ve sadakalarımla servetimden başkalarınıda faydalandırmalıyım. “ diye düşünür. Malından bir kısmınıayırarak mhtaç olan toplum fertlerinin istifadesine sunar.
Yaratanımızın bize verdiği nimetlerden olan mal, mülk, para gibi nimetlerin dekendilerine masus şükür tarzları vardır. Zekat ve sadaka vermek bu şükür tarzlarındandır.
Zekat ve sadaka, halkın huzuruna ve mutluluğuna, insanlararas kardeşlik, sevgive saygı duygularının gelişerek kalplerde kökleşmesine sebeptir. Yoksullaradüyşkünlere, yetimlere, toplumun her sınıftan muhtaç ola, mağdurkalan insanlarına servetinden pay ayıranher zengin kişi, içindeyaşadığı cemiyetin değerli bir parçasıdır. dertlerinederman olup, ızdıraplarını giderdiği insanlarn ve hatta bütün halkın sevgi ve dualarını kazanır.
böyle olanzenginlerin servetleri, herçeşit kötünazarlardan korunur. Aksi halde servet düşmanlığı, günümüzde olduğu gibi ortalığı kasıp kavurur.İnsanlarbir birlerinin servetlerine haset eder, bir servetedinme ve mal biriktirme hrsıbaşlar.
Cemiyetin büyük ahlak değerleri sarsılır ve toplum düzenibozulur. ‘’Biri yer biri bakar, kyaet ondan kopar.’’ sözübu gerçekleri belirtmek içinsöylenmiştir.
Bir Hadis-i şerifteyüce Peygamberimiz:’’Mallarınızı zekat ile koruyunuzHastalıklarınıza sadaka ile deva bulunuz,Bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşlayınz. ‘’ buyurmuştur.
Bu hadis-i şerif’ten de anlıyoruzki zekat ile servet korunur. Zekat, verilen mala kem göz bakamazKötü düşünceler yönelemez.Saedaka verenlerin mallarında e canlarında bir feyiz bereket sıhhatve ve afiyet bulunur. Zekat ve sadaka,bunlarnda ötesinde ve üstünde Allah’ın rızasını kazanmaya nice manevi mükafatlara kavuşmaya, saygızsız tehlikelerdenkorunmaya sebeptir.
Zekat ve Sadakalarımzında mevsimi olan Ramazan ayı’nda bu ibadetlerimizi ihlal etmemeliyi. Zekat ve fıtranın bizim malımızda fakirin sir hakkı olduğunu unutmayalım. Bu hakkıçiğneyerek servetinizi kirletmeyelim. Zekat ve ftralarımızı en çok layık olanı bularak verelim Allah’ın kullarını bu mübarek günlerdesevindirelim. Bilelimki:İslam dini cömert insanların Allah’ınyarattıklarına yüreği şefkatve merhametle dolup taşan, insanıı sevginin şuuruna erenlrinrinidir.