Ölü toprağı serpilmiş gibi kendini koyu vermiş insanları,
İşlerini rölantiye alınmış çalışanları ama dayanamadım işte.
Kimi yöneticinin mesaisi öğle vakti başladı.
Gölge alanlarda yapılan mübarek (!) uyuklamalarla geçirdik Ramazan’ı!...
Herkes böyle değildi elbette,
Birileri şeyinin üstünde yan gelip uyuma pozisyonunda günü, pardon Mübarek (!) Ramazan’ı geçirirken, birileri mecburen şaşırmak zorunda kaldı.
İşten kaytarma ya da arazi olma şansı bulunmayanlar mecburen çalışmak zorunda kaldı.
Onlar oruçlu olarak çalışmanın lezzetine vardılar.
Biraz yoruldular ama ibadetli çalışmanın mükafatı yazıldı bir taraflara.
Öyle bir ay geldi geçti.
Tabi bu yıl saygısızlık biraz daha diz boyuydu.
Eskiden Ramazan aylarında Hıristiyan mahallesinde salyangoz satılmazmış mesela.
Ermeniler Ramazan ayında ayıp olmasın diye lokantalarının penceresini gazete kağıdı ile kaplarlarmış!
İstanbul’da dahi Ermeni işadamları Türk işçileri öğle yemeklerine katılmadığı için maaşlarına ilave yapıyor,
Ya da iftarlık olsun diye gıda paketleri veriyorlar.
Bu gün aynı dini paylaşmadığımız insanlar bu denli saygı çerçevesinde oruca yaklaşırken maalesef biz bu yıl daha fazla saygısızdık oruç ve oruçlulara.
Eskiden oruç tutmadığı için tepki alan insanlar gündeme gelir Türk insanı yobazlıkla suçlanır, Müslümanlık yerden yere vurulurdu.
Bu gün oruçlu insanın yüzüne sigara üfleyen dindaşlarımıza nasıl bir yafta vurmak gerekir acaba?
Her neyse amacım tartışma oluşturmak değil, sadece yaptığımız saygısızlığın adını koymak biraz yüksek sesle telaffuz etmek istedim.
* * *
Yozgatlı ne ister?
Yozgatlı ne istemez ki…
Ama bundan sonra isteyeceklerinin oranı artacağa benziyor.
Yozgatlı eskisi gibi iş istemiyor. Masa başı beklentisi iyice zora giren ve torpil duvarından aşamayanlar şimdilik yardımlarla idare ediyorlar.
Yardım alamayanlar ise dirsek çürütmeye devam ediyor Kamu Personeli Seçme Sınavı için.
Garibin ki bir umut, o da KPSS!..
Yozgatlı ne ister?
Çiftçi buğdaya verilen zamlardan memnun değil. Ama çok da önemli değil.
Nasıl olsa al desteği yat aşağı modeli hakim.
Ama şimdilik…
Devlet bu her zaman doyuracak değil ya…
Devlet buğdayın rokelde fiyatını açıklıyor ama Yozgat’a yansımıyor.
Neden?
Nedeni basit bizim buğdayımızın kalitesi düşük!
Toprağımız mı bereketsiz, hayır.
Aslına bakarsanız çiftçinin çok da umurunda değil buğdayındaki kalitesizlik.
Bunda tek taraflı suçu yok çiftçinin yol göstericilerin umurunda değil ki çiftçinin olsun.
Yozgatlı ne ister?
Ramazan bitti, haliyle yeme içme dönemi başladı.
Yozgatlı mesela aş evinden üç öğün sıcak yemek ister.
Aş evi yapar birileri yer!
Kenar mahallelerde gece kondu evlerde süre gelen yaşantılar,
Sessiz sedasız çekilen acılar,
Nasıl olsa bir tas aş evi çorbasıyla kapanıyor.
Benim şükürcü halkım, azına şükür deyip devam ediyor yoluna.
Yozgatlı ne ister?
İş, aş kısmını geçtik.
Gençlerin zaten yarına dair çok da bir beklentisi yok!
Artık üniversiteye giriş sınavları da eskisi kadar heyecanlı geçmiyor.
Sınav öncesi ortaya konulan hedefler beyhude kalıyor.
E, bu mübarek günde, bu gece de (Kadir Gecesi) Yozgatlı Allah’tan çok istemeli bence.
Bizim işimiz Allah’a...
O yüzden gelin bu mübarek gecede Allah’tan isteyelim.
Kuluna avuç açmaktansa Allah’a açalım!
Her şeyin Rabbinden isteyelim!
Ne varsa onda, ama ne varsa…
Yozgatlı bilmese de ne istediğini O biliyor bize ne gerektiğini.
Bir Mübarek Kadir Gecesi’nden hakkıyla isteyenlerden, layıkıyla bulanlardan olmak dileğiyle,
Kadir Geceniz Mübarek olsun!
Allah, sağlıktan, sıhhatten, huzurdan ve hayır dolu bir yaşamdan geri koymasın.
YOZGAT RÜZGARI
Meydanda
bayram pazarı!
Yozgat’a yakıştıramadığım, hiçbir zaman da tasvip edemeyeceğim şeylerden bir danesi Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Pazar.Meydanda
bayram pazarı!
Şehir zaten tıkış tıkış.
İki kişi aynı kaldırıma sığmıyor.
Otomobillerin dikiz aynaları bir birine sürterek geçiyor.
Memleket boğulmuş boğulacağı kadar, tam bayram arefesi kalabalık alabildiğine.
Bu ortamda Cumhuriyet Meydanı’nda bayram pazarı…
Kuyumcular Caddesi çok mu iyiydi, değildi belki ama sorgulamak yerine çözüm üretmek gerekmez mi?
Bu işe bir çözüm bulunmalı.
Esnafta kazansın.
Çıngırdağını satsın bayramında ama bu şekil bir manzara bana göre çok da iç açıcı değil.
O kalabalığa girip de alışveriş yapmak hiç ama hiç içimden gelmiyor.
Çoğu insan da benim gibi düşünüyor, tezgahlar kurulurken şikayetler başlıyordu.
Eğer bu kaderse razı gösterilim Yozgat’ın bu haline.
Ama yok değilse bu manzaralar Yozgat’ın bayram havasına yakışmıyor biline…
Esnafına da yakışmıyor, halkına da.
* * *
Son bir haftadır iftara yakın trafiğe kalıyorum.
Eve gitmek ne mümkün...
Ya kaza yapacaksınız ya da orucu bahane ederek kendinden geçmiş, gözü dönmüş bir şoförle dalaşacaksınız...
Allah ne verdiyse...
Trafik polislerine Allah sabır versin.
Şahsen ben olsam öyle insanlara ceza vermez kodese atardım