Önümüzdeki Cuma gününü Cumartesi gününe bağlayan gece Kadir Gece’sidir.
    Kadir Gecesi’ne bu adı bizzat Yüce allah (cc) vermiştir. Kur’an-ı Kerim’in bir süresinin adı ona tahsis edilmiştir.
    Bu gecenin adını taşıyan sürede Yüce Allah (cc) Kadir Gecesi’ni şöyle anlatıyor:
    “Gerçekten biz O’nu (Kur’an-ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’ni sana bildiren nedir? Kadir Gecesi bir aydan hayırlıdır. O’nda melekler ve Ruh, Rab’lerinin izniyle her iş için iner de iner. O gece tan yeri ağarıncaya kadarbir selamdır.
    Kadir Gecesi peygamberimize ve O’nun ümmeti olan bizlere, Allah’ü Teala’nın değeri çok yüksek bir ikramdır. Çünkü Bu gece yapılan ibadetler, Mevlamız’ın bildirdiği gibi, içinde Kadir Gecesi bulunmayan bir ayda yapılan ibadetlerden daha hayırlıdır. Melekler bu gece yeryüzünde Allah’ın iyi kulları arasında sabaha kadar kanat çırparlar.
    Yüce Allah, bütün iyilik, ve ibadetleri yapmaya çalışalım diye, iyilik ve ibadetler içinde hoşnutluğunu gizlemiştir. Bütün kötülüklerden sakınalım diye gazabına sebep olan işleri saklamıştır. Bütün insanlara saygı gösterilsin diye halk içinde veli kullarını ve hoşnut olduğu insanları gizlemiştir. İnsan her an hazır bulunsun diye, ölümü, her an doğruya yönelsin, çalışsın, çabalasın diye, insanın kaderini ve rızkını gizlemiştir.
    Tıpkı bunlar gibi, bütün ramazan gecelerini kulluk ve itaatla geçirelim diye, kadir Gecesi’ni de Ramazan Ayı geceleri arasında gizlemiştir. Ancak, Kadir Gece’sinin Razaman Ayı’nın son on günü içinde bulunduğuna güçlü işaretler vardır.
    Nitekim yüce Peygamberimiz,
    Bizzat kendileri, Ramazan’ın son on gününde ibadetlerinde büyük dikkat ve titizlik gösterirlerdi. Bu gecelerde aile fertlerinin tamamını uyandırır, ibadetle meşgul olmamalarını öğütlerdi.
    Kadir Gecesi’nin Ramazan’ın 27. gecesine tesadüf ettiği konusunda ise, İslam bilginlerinin büyük çoğunluğunun ittifakı vardır.
    Kadir Gecesi’nin yüceliğinden, feyz ve bereketinden yararlanabilmek için bu gecede diğer RAmazan gecelerindeki ibadetlerikizden farklı olarak geçmiş hayatımızın bir muhasebesini yapmalı,bizi Yüce Allah’ın katında huzursuz eden günahlarımız varsa onlar için Mevlamız’dan affımızı dilemeliyiz. Tevbe edip O’na sığınmalıyız...
    Bir daha o günahlı yola girmeyeceğimize kesin söz vermeliyiz. Kendimiz, ailemiz, milletimiz ve insanlık için Allah’a dua etmeliyiz. Sağlık, afiyet, bol rızık ve mutlu günler dilemeyiz.
    Hz. Aişe (R.A.) validemiz, bir gün yüce Peygamberimize sordu:
    Ey Allah’ın RAsülü, Kadir Gecesi’ne ulaşırsam nasıl dua edeyim?
    Bunun üzerine Peygamberimiz: Ya Aişe deki:
    Ey Allah’Im şüphesiz sen çok affedicisin. Affı seversin, Beni de afffet. Buyurdular.
    Kadir Gecesi’nde Mevla’mızın hoşnutluğunu kazanmak için, O’nu tevbe, istifar, dua ve ibadetle geçirmeliyiz. Peygamberimizin Hz. Aişe (R.A)ye öğütlediği dua ile Allah’a yalvarmalıyız.
    Kadir gecesi için belli bir ibadet şekli yoktur. Tevbe ve dualarımızın dışında Kur’an okumak, geçmiş namazlarımızı kaza etmek, vaaz ve nasihat dinlemek, ölmüşlerimizi hatırlayarak onların da ruhlarını ferahlandırmak, affedilmeleri için allah’a yalvarmak, yapacağımız en güzel ibadetlerdir.
    Özellikle, milletimizin birbirine kırdırılarak ülkemizin her yöresinin kan gölü dönüştürülmek istendiği günlerde, göz yaşlarıdökerek MEvla’mıza sığınmalıyız. Allah’ı vatanı, dini ve dili aynı olan bu milletin, kardeş olan çocukların birbirlerini kırmaktan milletimizi kurtarması için Rab’bımıza yalvarmalıyız.
    Kadir Gecesi’nin hepimiz hakkında ruhi ve manevi yükselişe vesile olmasını dilerken bu haftaki yazımıza sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) Kadir Gecesi ile ilgili bir hadis-i şerefine dikkatinizi çekerek son veriyoruz.
    Sevgili Peygamberimiz buyuruyorlar ki:
    “Kİm inanarak ve mükafaatını da yalnız Cenab-ı Hak’tan umarak Kadir Gecesi’nin ihya ederse geçmiş günahları affedilir.”