Biliyor musunuz bu konu üzerine geçenlerde Yozgat’ı hayatında görmemiş bir vatandaşla tartıştım.
Adam yeminler ediyor, yere yatıyor, çamura batıyor!
Yok, diyor siz cezalısınız o yüzden geri kalmışınız.
Arkadaş yok diyorum, “Var var sen bilmiyorsun” diyor…
Yok diyorum, ısrar ediyorum bilgim dahilinde anlatıyorum, adam yok Allah yok yok diyor.
Bizim buraların bir sözü vardır, bir adam (kiritti) mi ısrar etmeyeceksin.
Ama o insanın kiritmesinden ziyade, Yozgat’a hiç gelmemiş, haritada yerini dahi göstermeyen birinin üstelik bir Yozgatlı’ya “Siz cezalısınız” diye bilecek kadar ısrarcı olmasının arkasındaki gerçek ne olaki.
Yozgat ziyaretinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ziyaretinde korumalarından birisiyle bu konu üzerine muhabbetimiz olmuştu.
Gül’ün Karslıoğlu Konağı ziyareti sırasında kapıda bekleyen korumalar kendi aralarında konuşurlarken Yozgat’ın Atatürk tarafından cezalandırıldığından bahsediyorlar, “İşte bu yüzden geri kalmış” diye de tespitte bulunuyorlardı.
Böyle bir yorum ve devamında gelen tespite sessiz kalamayıp “Nereden biliyorsun Yozgat’ın cezalı olduğunu” deyince “Herkes öyle diyor” yanıtını almıştım.
İşte Yozgat’ın üzerindeki cezalı yaftası.
Kimi şehirler olur kahramanlıkları ile övünür,
Kimi şehirler kurtuluş günleri ile,
Kimileri de bu günkü ekonomik, sosyal ve kültürel heybetleri ile.
Bizim de üzerimize kim yapıştırdı ise yapıştırmış “Cezalı” demiş…
Cüzamlı gibi…
Memleketin kaderi doğuştan değil ama sonradan birileri tarafından lekelenmiş.
Kim bu memleketin tarihine cezalı damgasını vurdu ise bu gün çıkmaz boya misali üzerimizde geziyor.
Biz yıkadıkça, çıkarmaya, kurtulmaya çalıştıkça cezalı damgası inadına üzerimizde parlıyor.
Bu gün Yozgat’ın adından başka bir şeyini bilmeyen insanlar memleketimizin cezalı konumda olduğunu düşünüyorsa bizim gidilecek ve aşılacak çok yolumuz var demektir.
Bizim çocuklarımız hala cezalı bir kentin topraklarında doğuyor.
Cezalı insanların çocuğu, gelecekteki bireyi olarak hayatını idame ettiriyor!
Son dönemde yatırımlardan bahsetmeye başladık.
Yeni yatırımlar, istihdam alanları, kentin çehresini değiştirecek projeler gündemde…
Yozgat’la ilgili ne zaman yeniliğe dair gelişmeler olsa aklıma üzerimizdeki ceza yaftası geliyor.
Bir insanın adı çıkacağına canı çıksın derler ya, kim demişse yerden göğe kadar haklılık payı var.
Adımız çıkmış cezalıya, inmiyor cezasıza…
Atatürk’ün Yozgat’a ceza verdiği yönündeki iddialara karşın bu güne kadar şu savı dile getirdim.
Bu memlekette iş yapamayan, aldığı oyun, desteğin hakkını veremeyen,
Meydanlardan nutuktan başka bir şey atamadığı gibi,
Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yan gelip yatanlar,
Bakmışlar memlekete hayırları dokunmuyor bu yalanı uyduruvermişler.
“Yozgat cezalı, üstelik Atatürk tarafından cezalı” demişler.
Atatürk’ün cezalı (!) Yozgat’ında değişim ve gelişim hesapları yapanların bu gerçeği göz ardı etmemesi gerekir.
Eğer ben bir vatandaş olarak Yozgat’ın cezalı sözünden rahatsızlık duyuyorsam,
Ki, bu kavramın Ankara’da da söylenegeldiği bir gerçek,
O halde bu şehrin gelişiminde imajına zarar veren söylemden kurtulması şart.
Sanırım bir yandan gelişirken bir yandan değişmek gerekiyor.
Yıllarca cezalı bildik öyle inandık.
Bu dünyanın öküzün boynuzları üzerinde durduğu iddiası kadar içi boş ve asılsız bir sav olsa da ağızlarda dile dolanmış bir kere.
Memleketin cezalı olmasından mıdır nedir bilinmez kara bahttan, kör talihten bahsedildi durdu.
Mesleğe başladığım günden bu tarafa ne zaman Yozgat’la ilgili geleceğe dair bir şeyler umut etsem karşıma sürekli olarak “kara baht”, “kör talih” söylemi çıktı/çıkarıldı!
Ne zaman isyan edip, kara baht, kör talih söylemini attım, bu kez de Atatürk’ün sözde verdiği ceza…
Yozgat’a yapılacağı söylenen projelerin işte bu yüzden ısrar ve ivedilikle hayata geçirilmesi, ardı sıra yenilenin eklenmesi şart!
Her yeni yatırım üzerimizdeki ceza yaftasını silecek.
Ne kadar yatırım o kadar özgürlük diyorum…
O özgürlüğün tam manasıyla yaşandığı gün ise “Vicdanlardaki cezanın” bittiği gün olacaktır!
YOZGAT RÜZGARI
Hainin adı caddeye verildi!
Tunceli’de halı saha maçı yapan polisler şehit ediliyor…
Hunharca, canice, gözü dönmüş şerefsizler salyalarını saçarak ihanet kurşunlarını polislerin üzerine saydırıyor,
Olmadı polisin saha kenarında maçı izleyen eşine sıkıyor ihanet kurşunlarını,
Benim polisim öz vatanında, atalarının canları karşılığında aldığı topraklarında halı saha maçı yaparak şehit oluyor…
Buna karşılık ihanet benim topraklarımın üzerine tabelada cadde ismi oluyor!
Evet evet yanlış duymadınız.
Hakkari İl Genel Meclisi Çukurca İlçesi’nde teröristlere yönelik sürdürülen operasyonların durması için yaptıkları canlı kalkan eyleminde ölen Yıldırım Ayhan isimli hain için saygı duruşunda bulunuyor.
Ve bu hainin ismin mecliste yapılan oylama sonucunda olayın yaşandığı Narlı Köyü’ndeki caddeye verilmesine karar veriliyor.
Biz bu hallerle neden düştük…
Bizi bu hallere kimler düşürdü?