Tıbbi değeri yüksek, altın sarısı çiçekleriyle dikkat çeken sarı kantaron bitkisinin hasadı Yozgat’ta tüm yaz devam ediyor. Doğal yaşam alanı yol kenarları ve ormanlık alanlar olan “otun şahı” sarı kantaron, haziran sonu ve temmuz başı itibarıyla toplanmaya başlanıyor, ekim ayına kadar hasadı sürüyor.

Işığa tutulduğunda yapraklarındaki yağ bezeleri görülen sarı kantaron, bu özelliği nedeniyle halk arasında “binbirdelik” adıyla da biliniyor. Bitki, Roma döneminden bu yana tıbbi amaçla kullanılıyor. Özellikle çiçeği ve kökünden elde edilen yağın, yanık ve yara tedavisinde etkili olduğu biliniyor.
Avrupa’da uzun süre ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan sarı kantaron, Amerika’da da yaygın olarak tercih ediliyor. Çayı ve yağı, sindirim sistemi rahatsızlıklarından soğuk algınlığına, kas ağrılarından depresyona kadar pek çok hastalıkta destekleyici tedavi olarak öne çıkıyor.

Sarı kantaronun bilinen faydaları arasında şunlar yer alıyor:
İshale karşı etkili
Soğuk algınlığına iyi gelir
Balgam söktürücü
Kas gevşetici
Hafif ve orta şiddette depresyonlarda alternatif tedavi
Sinirsel kaynaklı kekemelikte olumlu etki

Cilt hastalıkları ve vitiligo tedavisinde yardımcı
Ülser tedavisinde etkili, mide üzerinde olumsuz etki bırakmaz
Romatizma, gut ve çocuklarda gece işemelerinde faydalı
Sarılık ve yaraların iyileşmesinde kullanılır
Bağımlılık tedavisinde destekleyici
Yozgat başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde yetişen sarı kantaron, yaz boyunca doğadan toplanarak işleniyor. Halk arasında evlerde kurutulan çiçekleri ya da yağ çıkarılan bitki, hem aktarlarda hem de doğal ürün pazarlarında yerini alıyor.




