Ankara'da Yozgatlıların yüzünü ak eden Murat DUMAN adında bir edebiyatçı işadamımız var. Milli ve manevi değerlerine saygıyla bağlı, sanata ve edebiyata ise sayısız katkı ve hizmetleri olan bir değerimiz. Onun adının geçtiği yerlerde biz gururla Yozgatlıyız diyebiliyoruz. Faaliyet gösterdiği ticaret alanında doğruluk ve dürüstlük açısından sembol olmuş bir şahsiyet. Sözüne güvenilen, söylediği dinlenilen ve önerdiği uygulanan itibarlı bir insan. Şairler, yazarlar, ticaret yapanlar, müşteriler ve dostları, bu güzel insana çoğu zaman akıl danışıp, geçer not alma gayretinde olurlar. O da sözünü esirgemeden, kötüyse kötü, iyiyse iyi der geçer. Yanlışı olanın hatasını yüzüne söyler. Kolay kolay da geçer notu kimseye vermez. Aslında acımasız ve sert eleştirileri de var. “Edebi olmayan edebiyat üretemez” diyor. “Gözü ve gönlü tok olmayanda ticaret yapamaz.” deyip kestirip atıyor. Karşısında fazla savunma yapma cesareti bulamıyorsunuz. Düşünsel içeriği yüksek, söz sanatını çok etkili kullanan, donanımlı, iyi bir şair. İşte bu ilkeli ve kırık not sahibi sert yapılı güzel insan, Yozgat Sürmeli Festivali etkinliklerini çok mükemmel geçti, harikaydı diye ifade ediyor. Yozgat ve Yozgatlı bize gurur yaşattı diyor. Bu işe gönül vermiş kişiler Yozgat'ı bayram yerine çevirmiş diyerek seviniyor. Gerçektende öyleydi. Hemşehrilerimiz her türlü organizasyon faaliyetlerinde artık çok büyük başarılara imza atıyorlar.
Bu yıl 12'incisi düzenlenen “Sürmeli Festivali” kapsamında Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı Ahmet SARGIN hocam her yıl yaptığı inceliğine bu yılıda ekleyerek bizi Şiir Etkinliklerine davet etti. Yurdumuzun her tarafından katılan onlarca birbirinden değerli şair ve yazarın katıldığı bu etkinliğe güzel Sarıkaya'da başladık. Mahşeri bir kalabalığın gönlüne Murat DUMAN, Ayşe PASLANMAZ, Yasemin DOĞRU, Süreyya KAYA, Alaeddin İKİCAN, Süleyman KARACABEY, Osman YÜKSEL, Salim GÜLBAHÇE gibi onlarca şair hitap etti. Kelami bey öyle güzel Türk Sanat Müziği eserleri okudu ki, harikaydı. Bozok Üniversitesinin 5 yıldızlı otellere taş çıkartacak öğrenci misafirhanelerinde kaldık. Geniş odalar, güzel ve çeşit yemekler, şark köşesi, köy odası ve birbirinden otantik teşrifatıyla, konuşlandığı doğanın eteğinde güzelliklerle dolu estetik bir kampus... Akşamları neşeli şair ve yazar dostlar türküler, halaylar, sohbetler ve oyunlar eşliğinde dolu dolu keyifli saatler yaşadı.
İl Kültür Müdürlüğünün Toplantı Salonunda yine çok güzel bir dinleti vardı. Halktan da katılımların olduğu bu güzel dinletide Yozgatın gururu Mustafa kardeşim kemanı adeta ağlattı. Birbirinden güzel şiirler okunurken zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varılmadı.
Beni en mutlu eden olay ise Emekli Müftü Abdullah ŞAHİN bey'in, kulis arkasına dolanarak sunumum ve şiirim için canı gönülden teşekkürü ve güzel iltifatlarıydı. Ellerinden öpüyorum..
Yerköylü İşadamımız Ayhan ÇELİK bey her yıl olduğu gibi bu yılda şairlerin, yazarların yanındaydı. Yerköy ilçemizin güzel mekanlarını gezdirdi. Zengin menülü açık büfe kahvaltı ikramıyla da Yozgat misafirperverliğinin güzelliklerini sergiledi.
Diyorum ya, Yozgat Şairler Birliği Derneği başkanı ve üyeleri, sanki tüm misafirleri evlerinde ağırlıyor gibi ağırladılar. Kısıtlı imkanlarına rağmen hiçbir eksi özellik yansıtmadan gönüllere taht kurdular. Herkes onların güzel kalplerinden, sıcak dostluklarından ve hatırnaz kişiliklerinden bahsetti. Yozgatlılar ne kadar iyi insanlarmış dedirttiler.
Kentparkı görünce kendimizi bir Avrupa şehrinde zannettik. Hayri İnal Konağında ikram edilen çedeneli kavurga, odun çayı ve otantik ortamda sohbet hiç unutulmayacak bir güzellikti. Yozgatlının milli ve tarihi değerlerine göstermiş olduğu saygı ve himayenin bir yansımasıydı.
Yalnız ben hep güzelliklerden bahsedecek değilim ya.. Ben Murat DUMAN'ın öğrencisi ve arkadaşıyım. Doğruları söylemekten pek kaçınmam. Biraz da acımasız eleştiriler yapacağım. İlimizden, ilçelerimizden, üretken hemşehrilerimizden sürekli bahseden ve tanıtan Ürgüp FM'in sahibi Ayşe PASLANMAZ'mı önemli, Bam Teli Yapımcısı Tayfun TALİPOĞLU'mu diye bir soru sorsanız ben hiç tereddüt etmeden Ayşe PASLANMAZ derim. Tayfun Talipoğlu'da Yozgata davetle gelen Orhan ÇINAR, Gülhun ERTİLAV, Süleyman KARACABEY vs. gibi değerli bir basın mensubuydu. Yozgat protokolünden onlara da aynı ilgi beklenirdi. Tayfun TALİPOĞLU'nun programlarında Yozgat haberleri diğerleri kadar detaylı olabilir mi?, sanmıyorum.. Bütün gözler protokol aradı. Çünkü protokolün programlı bir organizasyonda olması demek, işin ne kadar önemsendiğini gösterir. Misafirlere ve ortama resmiyet ve güven kazandırır.
Her türlü eksi ve artıların tartısından çıkan sonuç şu. Çok güzel bir program oldu. Yozgat cıvıl cıvıldı. İnsanlarımız hoş sohbet ve misafirperverdi. Misafirlerimiz organizasyon komitesine güleç yüzleri ve samimi ifadeleriyle teşekkür ederek menuniyetle ayrıldılar. Teşekkürler..