Kısa süre önce literatürümüze yeni bir kelime daha girdi. Sorgat…    
Sorgun\'un \"Sor\"u, Yozgat\'ın \"Gat\"ının bir araya gelerek oluşturduğu bu manidar kelimeyi literatürümüze Seyfi hoca kazandırdı…    
Konuya girmeden önce geçmişe bir pencere açalım…
1 Mart 2006 tarih ve 5467 sayılı kanunla kurulan Bozok Üniversitesi, Yozgat için bir milattır. Yıllarca siyasi vaatlerin vazgeçilmezi üniversitenin kanunlaştığı gün adeta bayram etmiştik.
Zaman su gibi akıp geçiyor…    
Dönemin Yozgat Valisi Gökhan Sözer, Galata Çamlık Otel\'de bir toplantı tertip etmişti. Toplantıya merkez ve ilçelerden gelen onlarca davetli katılmıştı.    
Siyasetçiler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gazeteciler, işadamları...    
Yozgat\'ın müstakil üniversitesi ile ilgili gerçekleştirilen ilk büyük organizasyon olan bu buluşmaya ben de katılmıştım.    
Üniversite için neler yapılabileceği tartışılacaktı. Üniversiteye işadamları, sivil toplum örgütleri ne ölçüde destek vereceklerdi ve üniversite için neler yapılabilirdi… Bunlar konuşulmaya başlamıştı.İlçelerimizden gelen temsilciler, “ilçemize fakülte yapılırsa şunu yaparız veya yüksek okul ilçemize kurulursa biz şuna destek oluruz” tarzında konuşmalar yapmaya başladılar.    
Bir nevi şartlı destek…    
Destek olmayız, olamayız demiyorlardı ama söze başlarken hep “ilçemize fakülte, yüksekokul” şartlarını sunuyorlardı.
    Her zaman üniversitenin öncelikle Yozgat\'ta, bir merkezde büyüdükten sonra, ilçelere fakülteler veya yüksekokullar kurularak büyümesi gerektiğini savundum. Merkezde güçlenen, kadrolaşan ve yere sağlam basan bir üniversitenin büyüyerek belirli bir noktaya ulaştıktan sonra ilçelere yayılmasının daha mantıklı ve etkili olacağını o dönemde de vurgulamıştım. İl merkezinde yeteri kadar güç toplayamayan bir üniversite, ilçelerde ne kadar güçlü olabilir ki?..    
Her kurum kuruluş ve yatırımlar için aynı şey geçerli. Bu konuda üniversite sadece bir örnek.    
Yozgat gelişmezse ilçeler de gelişemez. Tamam, ilçelerimiz büyürler, hatta merkezle aynı noktaya bile ulaşabilirler ama bir yere kadar.    
Bu, ayağı aksayan birinden yüz metre koşuda dünya şampiyonu olmasını beklemek gibi bir şey.
Hep bunu söyledim, bunu savundum.    
Yozgat ilçeleriyle bir bütündür ve ilçeleriyle birlikte gelişmelidir. Yalnız bu gelişme merkez odaklı olmazsa ne ilçelere bir faydası olur ne de merkeze… Şu durumda, Yozgat\'ın Sorgun\'la birleşmesi, hatta birleşerek Büyükşehir olması arada bir gündeme gelse de hayalden öte değil.    
Sonuç olarak, Yozgat\'ın ilçelerine, ilçelerin de Yozgat\'a ihtiyacı var. Yozgat merkezden ilçelerine doğru büyümesi gerekiyor. Dağınık bir şekilde büyümeye, gelişmeye çabaladıkça olduğumuz yerde sayarız.    
    Üniversite dedik, yatırımlar dedik, isterseniz konuya biraz da bilimsel açıdan yaklaşalım...     
\"Merkezkaç kuvvetini\" bilirsiniz veya duymuşsunuzdur. \"Merkez\"den kurtulup dışarı \"kaçmaya\" çalışan cisimlerin dışa doğru uyguladığı kuvvete \"merkezkaç kuvvet\" deniyor.
Yozgat ve ilçelerinin şuan ki durumları da farklı değil doğrusu…        
Merkeze getirilmeye çalışılan yatırımlar, merkezkaç kuvvetinin etkisindeymiş gibi sağa sola savruluyor.
Merkezden kurtulmaya, kaçmaya çalışan yatırımlar Yozgat\'ın geleceğine öylesine bir kuvvet uyguluyor ki, bir arpa boyu yol alamıyoruz.
Olaya bilimsel bir kılıf bulmuşken, buna yine bilimsel bir çözüm de bulabiliriz. Mesela \"kütleçekim\" yasası bize yardımcı olabilir.
Kütleçekim, nesnelerin birbirlerine doğru çekme kuvveti uygulamasına denir. Bu çekme kuvveti, cisimlerin kütleleriyle yani merkezleriyle doğru orantılıdır. Merkezkaça, \"yatırımkaç\", kütleçekime de \"yatırımçek\" isimlerini verdiğimizde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız…