Boşanma davalarında tarafların birbirine yönelik söz ve davranışlarının kusur değerlendirmesindeki etkisine ilişkin dikkat çeken bir karar Yargıtay'dan geldi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine "Yemeklerin berbat", "Sen cahilsin", "Sen ne anlarsın", "Tipe bak", "Hırsız", "Utanmaz" ve "Senin yemeklerin zehirli" şeklinde hakaret ve aşağılayıcı ifadeler kullanan erkeği ağır kusurlu, kadını ise az kusurlu bularak yerel mahkeme kararını onadı.

Yargıtay Noktayı Koydu! Eşine Söylediği Sözler Ağır Kusur Sayıldı (2)

Karşılıklı Boşanma Davası Açıldı

Şiddetli geçimsizlik yaşayan çift, Aile Mahkemesi'ne başvurarak karşılıklı boşanma davası açtı.

Davacı-karşı davalı erkek, ortak çocuklarının doğumundan sonra eşinin kendisine kötü davranmaya başladığını, sürekli hakaret ettiğini, aşağıladığını ve eziyet ettiğini öne sürdü. Eşinin kendisine "defol", "pis", "bunak" ve "moruk" dediğini, ayrıca yemek vermediğini iddia etti.

Erkek, eşinin evdeki buzdolabını kilitlediğini, bu nedenle ikinci bir buzdolabı almak zorunda kaldığını da savundu. Ayrıca asılsız şikâyetlerle hakkında uzaklaştırma kararı aldırıldığını ileri sürerek boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin kendisine verilmesine ve 50 bin TL maddi, 50 bin TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etti.

Yargıtay Noktayı Koydu! Eşine Söylediği Sözler Ağır Kusur Sayıldı (1)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Yozgat’a atama
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Yozgat’a atama
İçeriği Görüntüle

Kadın Da Eşini Suçladı

Davalı-karşı davacı kadın ise iddiaları kabul etmedi. Önceki evliliğinden olan kızlarının eşi tarafından sürekli hor görüldüğünü, hakarete uğradığını ve eşinin kızlarının düğünlerine dahi katılmadığını belirtti.

Kadın ayrıca eşinin yaptığı yemekleri sürekli eleştirdiğini ve "Sen cahilsin", "Sen ne anlarsın", "Tipe bak", "Hırsız", "Utanmaz", "Senin yemeklerin zehirli" sözleriyle kendisini aşağılayarak onurunu zedelediğini ifade etti.

Kadın, karşı davasında boşanmaya karar verilmesini, ortak çocuğun velayetinin kendisine verilmesini, çocuk için aylık 1.500 TL tedbir ve iştirak nafakası, kendisi için ise aylık 1.500 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50 bin TL maddi ve 50 bin TL manevi tazminata hükmedilmesini istedi.

Aile Mahkemesi: Erkek Ağır Kusurlu

Tarafların iddialarını ve dosyadaki delilleri değerlendiren Aile Mahkemesi, kadının eşine yönelik "Seni istemiyorum", "Defol", "Sen pissin", "Bunak", "Moruk" sözleriyle hakarette bulunduğunu tespit etti.

Mahkeme, erkeğin ise eşine "Yemeklerin berbat", "Yemeklerin zehirli", "Sen cahilsin", "Sen ne anlarsın", "Tipe bak", "Hırsız", "Utanmaz" şeklinde aşağılayıcı ifadeler kullandığını belirledi.

Mahkeme ayrıca erkeğin yemekleri sürekli eleştirmesinin yanı sıra evin mutfak alışverişini de yeterli şekilde yapmadığını değerlendirerek, kadına göre ağır kusurlu olduğuna hükmetti.

Bu kapsamda tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesine, anne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, kadın lehine aylık 750 TL nafaka, 20 bin TL maddi ve 15 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verildi.

Yargıtay Kararı Onadı

Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kusur değerlendirmesini hukuka uygun bularak itirazı reddetti.

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de, eşine yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadeleri ile yemekleri sürekli küçümseyen erkeğin ağır kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirmeyi yerinde bularak yerel mahkeme kararını onadı.

Karar, boşanma davalarında eşlerin birbirlerine yönelik küçük düşürücü ve onur kırıcı ifadelerinin kusur değerlendirmesinde belirleyici unsurlar arasında yer aldığını ortaya koyan emsal kararlar arasındaki yerini aldı.

Kaynak: İHA