Bir kaç kez gittiğim Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesi ile Yozgat'ın Yerköy ilçesi arasındaki İlce Tarım İşletmeleri Çiftliğine, geçtiğimiz hafta bir açılış nedeniyle gittim. Çok gelişmiş, daha farklı bir ortam yaratılmış. Buna bağlı olarak yaptığı kaliteli ve organik üretimlerle bölge ekonomisine de ciddi katkılar sağlarken, çiftçilerin de önünü açmış görünüyor.
Düşündüm...
''Aceba bu işletme Kırşehir ili sınırları içerisinde değil de Yozgat ili sınırları içerisinde olsaydı, ne olurdu?'' diye... Hemen gözümün önüne Yerköy ilçesindeki ''Tilki Çiftliği'' geldi...
Aynı dönemlerde kurulmuş, farklı işlevleri bulunan bu iki Devlet Üretme Çiftliği, aynı dönemlerde kapatıldı, aynı dönemlerde özelleştirme kapsamına alındı. Ne varki, Çiçekdağı ilçesindeki işletme ihya oldu, ekonomiye kazandırıldı, Yerköy ilçesindeki işletme atıl durumda bırakıldı, toplu konut alanı yapıldı.
Fark burada...
Yıllardır anlatmaya çalıştığım ama bir türlü anlatamadığım, bu yüzden de sıkça kendimi ''Anlatma özürlü!'' olarak ilan etmeme neden olan konulardan birisi ''Biz elimizdeki değerlerin değerini bilmiyor, yeni hayallerin peşinde koşuyoruz'' söylemimdir.
Buna en bariz örnek de Yerköy ile Çiçekdağı ilçelerinde bulunan Devlet Üretme Çiftliklerinin geldikleri noktadır. Yerköy ilçesindeki ''Tilki Çiftliği'' olarak bilinen alandaki tesisler, tarım alanları kaderiyle başbaşa bırakıldı. Herkes bir ucundan tutup, ''Benim dediğim olacak'' dedi, çekiştirdi. Sonra ortada kaldı.
Eğer Çiçekdağı ilçesindeki çiftlik arazisi de Yozgat il sınırları içerisinde kalmış olsaydı, oranın durumu da Yerköy'de bulunan işletmeden farksız olurdu. Örnek ortada. Orası içinde 40 tane fikir üretilir, bu 40 fikrin hiç birisinin ayağı yere basmaz. Sonra da atıl durumda bırakılır, unutulur, giderdi. Ekonimiye kazandırılmak yerine birilerinin ''Tatmin'' olma aracı olarak dururdu.
Sadece bu değil...
Yozgat'ta daha çok tesisin, yatırımın, ismin, değerin değersizleştirilip, ''Kayıt dışı!'' kullanıma itildiğini hepimiz çok iyi biliyoruz.  Sadece söylemimi destekleme adına altını çizmekte yarar görüyorum; işte çamlık ve çamlık konusunda yapılmak istenilenler.
Çamlık ile ilgili 1977 yılından itibaren birşeyler söyleniyor. Turizme kazandırılacağı ileri sürülüyor ama bir türlü bir çivi çakılmıyor, yerinde sayıyor. Buna karşılık Yozgat çamlığı ile birlikte turizme kazandırılacağı söylenen bir çok alan geliştirilip, turizme kazandırıldı, Yozgat halen ismiyle oyalanıyor, oyalanmaya da devam edecek. Öyle görünüyor.
Bu çamlık Yozgat yerine başka bir il hudutları içerisinde olsaydı, çoktan ihya edilmişti. Bizde olduğu için yerinde sayıyor.
Neden biliyor musunuz?...
Samimiyetsizlikten...
Bizler, bir işin yapılmasından çok yapılmaması noktasında uğraş veriyoruz. Elimizde yol haritası olmaksızın yola çıkıyoruz. Sonra da olması için uğraştığımızı sandığımız konular hayata geçirilmeden noktalanmaktadır.