Doğduğum günden bu tarafa Yozgatlıyım.
    Ama bu şehrin bu kadar bahtı kara, sahibi olmayan, insanları derbeder olduğunu bilsem her halde Yozgatlı olmadan önce düşünürdüm.
    Tıpkı şimdikilerin yaptığı gibi.
    Bir devlet kurumuna memur atanır, 'Aman Yozgat olmasın' der ve bir torpilini bulup geçiş yapar başka kurum üzerinden başka bir şehre.
    Yozgat'a bir hizmet gelecektir (Mesela; Projemiz hazır iken Hayvancılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nden Diyarbakır tercih edildi) kaydır başka şehre.
    Bu şehrin futbol takımı profesyonel lige yükselecektir “Yozgat olmasın abi, kim olursa olsun” der en yakın komşumuz dahi.
    Bahtı karalığa bakar mısınız?
    Bürokratı siyasete takılır,
    STK'sı 'Dokunma yanarsın' mantığı ile her şeyden uzaktır.
    İşadamı çok da olsa her daim azdır yanımızda, çünkü ya küsmüştür, ya da küsmek istemiştir.
    Öleni zaten gitmiş, kalanı için ise Yozgat zaten umutsuz vakadır.
    Dur Allah aşkına nereden çıktı bu karamsarlık diyebilirsiniz.
    Yozgat'ın geleceği adına karamsar değilim ama insanımızın geleceği adına düşünceliyim.
    Siz benim başta söylediğim kısma takılmayın.
    İnanın yüz kere doğsam yüzünde de Yozgatlı olurdum.
    Yozgatlı olmayı hak etmeyen, sahiplenmeyen, benim demeyenleri kovardım bir bir memleketten.
    Sana mı düştü be adam, 
    Doğru bana mı düştü!
    Kime düşsün memleketin hali Yozgatlılar.
    Ben bana ne dedim, sen de bana ne dedin, işin ucundan tutması gerekenler de bana ne diyorsa kim bir şeyler yapacak Yozgat için?
    Bozok Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilerin oluşturduğu Üniversiteli Yozgatlılar Derneği (ÜYODER) üyesi gençlerin bir anketi var.
    Şura bura bir aydır masamın üstünde bekliyor anket sonucu.
    Biraz ihmallik biraz da haberin sıcaklığını yitirmeyecek olması nedeni ile dün göz atabildim.
    40 soruluk anketin 11 tanesini açıklama gereği duymuş gençler.
    Ankette insanlara yöneltilen sorulardan dikkatimi çekeni 'Yaşadığınız şehirden memnun musunuz' sorusu.
    Bu soruya verilen yanıt yüzde 32 Evet, yüzde 64 Hayır.
    Ankete katılan bin 90 kişiden büyük bölümü Yozgat'tan memnun olmadıklarını söylemişler.
    Bu insanlar Yozgat'ın neyinden memnun değil derseniz, o kadar detaya sahip bir anket değil ama görünen o ki ortada ciddi ciddi bir memnuniyetsizlik var!
    Son bir haftadır nerede bir sohbete katılsam ve konusu Yozgat olsa, insanlarda bir memnuniyetsizlik yaşadığı şehre ve insanına dair.
    Her insan Yozgat'ın bir yerinden şikayetçi.
    Kimisi insanların bir birine karşı bakış açısından,
    Kimisi verilen hizmetlerden,
    Kimisi de geri kalmışlığından…
    Ama şikayet edilecek bir yer bulunuveriyor mutlaka.
    Herkes kendine göre haklı olmasına haklı da, herkesin şikayetçi olduğu bir Yozgat'ta suçlu ya da (biz ona suçlu demeyelim de sorun kimde diyelim), sorunlu arıyor…
    İşte bu soruya hep birlikte (parmağımızı karşımızdakine uzatarak) işte diyoruz!
    Yozgat Anadolu'nun el değmemiş, göz değmemiş şehri.
    Ama bir o kadarda unutulmuş, ne yerlileri ne de aydınları tarafından sahiplenilmemiş bir şehir.
    Herkesin kendine göre bir mazeretle yaklaştığı Yozgat'ı memnuniyetsiz bir kent haline getirdi bu tavrımız.
    Bundan sonrası için ne olur derseniz, açıkçası sihirli bir değnek beklemiyorum.
    İyi bir sihirbaz da değil…
    Şayet öyle bir kudrete sahip olan bir sihirbaz dahi hokus pokus deseydi Yozgat üzerine yapacağı çok bir şey olmazdı!
    İnsanı sahiplenmeyen bir şehri sihirbazlar da kurtaramaz bulunduğu konumdan.
    Önce Yozgatlı…
    Önce biz…
    Bakın gördünüz mü, biraz önce söylediğim, eleştirdiğim tavrı bende ortaya koydum.
    Yozgat'ın bulunduğu duruma bir suçlu aradım, işaret parmağımı uzattım kime denk gelirse.
    Biri de bensem bu şehrin Kayseri, Çorum ve Sivas üçgeninde geri kalmasına sebep, durdurmalı, önünü kesmeli…
    Sebep, sudan değil Yozgat'tan yana olmalı ki, yapılan işin memlekete bir faydası olsun.
    Yoksa bilerek ya da bilmeyerek ben vurursam Yozgat'a, sen vurursan Yozgat'a, sorumluyu bulmadan toprak olup gideriz.
    Yozgat'sa torunlara aynı Yozgat, onların torunlarına tıpkı Yozgat, geleceği olmayan bir Yozgat sürüp gider…