Eğer bir ilin valisi ‘itiraz’ ediyorsa ortada hakikaten ciddi bir sorun, çözümlenmesi gereken bir adaletsizlik ve Yozgatlı’nın menfaatine gelmeyen bir sistem işliyor demektir.
İsterseniz önce isyanın nedenine bakalım.
Devlet bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak için teşviklerin yanı sıra bir de Orta Anadolu Kalkınma Birlikleri (ORAN) kurdu.
Bu birlikte Yozgat, komşularımız Kayseri ve Sivas var!
Bizim en büyük handikabımız aslına bakarsınız Kayseri’ye komşu olmak. Ne hikmettir bilinmez Kayseri gibi her yönden gelişmiş bir ile komşu olmanın nimetlerini değil hezimetlerini yaşadık.
Bu durumun bir türlü önüne geçemedik yıllar yılı.Bir kez daha Kayseri’ye komşu olmanın verdiği hezeyanı yaşıyoruz!
ORAN’da bizimde birlikte olan Kayseri ve Sivas bizden daha çok proje hazırladığı gibi bizden daha çok projesi kabul görmüş.
ORAN 2011 yılı Mali Destek Programı dün Galata Çamlık Otel’de düzenlenen toplantı ile açıklandı.
Toplantıda yeni programlar enine boyuna konuşuldu.
Burada bir konuşma yapan Yozgat Valisi Necati Şentürk’ün söylemleri bir hayli dikkat çeki.
Üzerine mercek tutmak, konuşmak, tartışmak, gündem oluşturmak gerekiyor Sayın Şentürk’ün konuşmalarının satır aralarına.
İsterseniz önce konuşmadan bazı bölümleri hatırlayalım:
- Geçen yıl bu hibe çağrıları, özellikle özel sektör bazında diğer kamu sektörü için de aynı idi. Büyük bir kısmını Kayseri ili aldı. Arkasından Sivas geldi. Onun arkasından biz geldik.
- ORAN'a Kayseri ili 250 tane proje takdim etti. Bu 250 projeden yaklaşık 29 tanesi kabul edildi. Biz de 50 tane proje verdik. Kabul edilen proje sayısı da tabii olarak 8 tane. Dolayısıyla kaynaklıkların dağılımında sistemden kaynaklanan adaletsizlik devam etti.
- Zaten Kayseri, kalkınmış bir il, en büyük payı da Kayseri alıyor.
- Oysa kalkınma ajansının kuruluş felsefelerinde daha çok iller arasındaki dengesizliklerin kaldırılması söz konusu idi. Ama sistem tam tersine işledi. Gelişmiş illere daha çok yardım, Yozgat gibi daha az gelişmiş iller de daha az yardım aldı.
- Ben buna itiraz ediyorum ve sistemi kabul etmiyorum.
Satır aralarındaki bu ifadelerin devamında Yozgat Valisi Necati Şentürk; “Proje mantığı açısından baktığınızda iş doğru, kuruluş felsefesine baktığınız zaman iş öyle değil. Bizde var 200 tane, Kayseri'de ise 20 bin tane kobi var. Bu bakımdan tabiî ki Kayseri'nin proje yapma kültürleri, elemanları çok daha gelişmiştir. Hem çok sayıda proje hem daha kaliteli projeler yapıyorlar. Bizim projeler ufak tefek şeylerden eleniyor. Yani proje tekniğini bilmediğimizden eleniyor. Bu itibarla da benim sizden istirhamım, çok proje gönderiniz.”
Şentürk’ün bundan önceki toplantılarda da buna benzer serzenişleri vardı.
Yozgat’ın menfaatine olmayan konularda itiraz etmede çekince duymayan Vali Şentürk’ün ORAN’la ilgili söyledikleri oldukça önemli, dikkate değer.
Bu itiraz neyi değiştirir bilemiyorum ama bir bildiğim var ki Yozgat ne AB projelerinden, ne devlet desteklerinden ne de ORAN’dan hak ettiğini alamıyorum.
Memlekette sadece “proje kültürü” değil “ortaklık kültürü” de yok!
Proje hazırlayan bir merkezimiz var ama sanırım verilen destekler, mevcut kapasite Yozgat için yeterli gelmiyor.
Yeterli geliyorsa da ORAN’daki proje değerlendirme komisyonu Yozgat aleyhine bilerek tercih yürütüyor şeklinde bir düşünce hasıl oluyor insanda.
Bu gün kentin valisi bu durumdan rahatsızsa bundan herkes rahatsızlık duymalı.
Ama icraat mekanizmasını çalıştırarak. Kayseri gibi gelişmiş bir ilin gölgesinde ne zamana kadar kalmaya devam edeceğiz.
Tarlada daha önce büyüyen ürünün gölgesinde kalan küçük fideler güneş görmediği için kurur, verim vermez, verse de yeterli olmaz.
Biz de şuan tam böyleyiz.
Kayseri’nin gölgesinden çıkartabilene aşk olsun…
İyi ama ne olacak, bu hep böyle mi devam edecek?
Eğer ORAN mevzuatında bir sorun varsa bu derhal değiştirilmeli, düzeltilmeli, Yozgat’ın da menfaatine olabilecek bir düzene getirilmeli.
KOSGEB Projelerine bakın, Yozgat’tan yeterince proje geliştirilmiyor.
Biz proje kültüründen yoksun olan yanımızı kabul ettik, buna kimsenin itirazı yok.
Ama hepten de umutsuz vaka değil ya canım.
Ben Yozgat Valisi’nin itirazına katılıyor, bu noktada ne yapılması gerekirse kamuoyunun ses vermesini istiyorum.
Bizim memleket öyle bir memleket ki, esnafa faizsiz en uygun ödeme koşulları ile kredi verilir, Yozgatlı esnaf kara listededir, küçük gecikmesi dahi görülür, ya da şartları yerine getirebilecek gücü yoktur kredi havada kalır!
Esnafın kapısına dahi uğramaz. AB, KOSGEB, KKA, ORAN gibi kuruluşlar proje ister verdiğimiz projeler küçük sebepten elenir,
Belediyelerin prim borcu yüzünden AB projesi hazırlamak için gerekli olan kuralları taşımadığı için kabul görmez,
Ya da bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak için kurulan ORAN, tam tersi bir görüntüyle tezahür eder Yozgat’a…
Vali’nin itiraz ettiği sisteme benim de itirazım var ama bir şartla; vurulmuşsa yumruk masaya ses getirilmeli…
Konuşulanlar havada kalmadan tez zamanda ORAN asıl amacına hizmet eder konuma getirilmeli.
YOZGAT RÜZGARI
Yozgatlı bakan yardımcısı
Bu dönem Yozgat’ın geçte olsa siyasette zirve yaptığı, makam bulduğu bir dönem.
Aman Allah bozmasın.
Şu sıra gündemde Yozgatlı bakan yardımcısı var.
İsim tanıdık, daha önce de konuştuk: 23. Dönem Milletvekili Osman Coşkun!
Coşkun sadece Yozgat’ın tanıdığı silik bir milletvekili olmadı.
Öyle ki Türkiye milletvekili unvanını aldı.
Kim ne derse desin ilginç fikirleri ve projeleri vardı.
Yozgat’ı kurtarmak adına bulunduğu ‘milletvekilliği’ makamı yeterli gelmedi ama o Türkiye için de olsa proje üretmekten geri durmadı.
Şu sıra adı “Bakan yardımcılığı” için geçiyor.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın Yozgatlı olması,
Üstelik Coşkun’un dönem arkadaşı olmaları bu ihtimali kuvvetlendiriyor.
Coşkun bakan yardımcısı olursa ne yapar?
Bana sorarsanız çok şey yapar.
Bu güne kadar hep söyledim yine söyleyeyim, milletvekilliği makamı her zaman icracı değil ricacı makamı oldu.
Ama bakan yardımcılığı öyle değil.
İşte bu yüzden umutluyum ve Yozgat adına bu günlerde gelebilecek hayırlı bir haberi merakla bekliyorum.