Bazı lisans programlarının 3 yılda tamamlanabileceği belirtilirken, “2+1” modeliyle son yılın staj, proje ve mesleki deneyime ayrılması da gündeme taşındı.
Türkiye’de yükseköğretim sisteminin yapısına ilişkin yeni bir tartışma başladı. Üniversitelerde uygulanan 4 yıllık lisans eğitim modelinin tüm bölümler açısından aynı şekilde sürdürülmesinin gerekli olup olmadığı yeniden gündeme gelirken, bazı programların eğitim süresinin 3 yıla indirilmesine yönelik bir model üzerinde duruluyor.
Enstitü Sosyal tarafından hazırlanan “Yükseköğretimde Eğitim Süreleri ve Programlar: Dört Yıl Şart mı?” başlıklı çalışmada, lisans programlarının eğitim sürelerinin bölümün ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilmesi öneriliyor.
İpek Coşkun Armağan ve Zeynep Yalçıntaş tarafından hazırlanan analizde, bazı bölümlerde mevcut 4 yıllık eğitim süresinin yeniden ele alınabileceği ve öğrencilerin gereksiz tekrar içeren dersler nedeniyle üniversitede fazladan zaman geçirdiği değerlendirmesine yer veriliyor.
Önerinin hayata geçirilmesi halinde, uygun görülen bazı lisans programlarında öğrencilerin bir yıl daha erken mezun olarak iş hayatına atılmasının önü açılabilecek.

Her Bölüm İçin 3 Yıl Olmayacak
Gündeme gelen model, Türkiye’deki bütün lisans programlarının eğitim süresinin doğrudan 4 yıldan 3 yıla indirilmesi anlamına gelmiyor.
Çalışmada öne çıkan yaklaşım, üniversite bölümlerinin eğitim sürelerinin kendi akademik ve mesleki ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi.
Buna göre bazı bölümlerde 4 yıllık eğitim süresinin korunması, bazı bölümlerde ise programın içeriğinin yeniden düzenlenerek 3 yılda tamamlanabilmesi gündeme gelebilecek.
Bu nedenle önerinin temelinde yalnızca eğitim süresinin kısaltılması değil, üniversite müfredatlarının yeniden gözden geçirilmesi bulunuyor.
Dersler 3 Yıla Sıkıştırılmayacak
Modelin en dikkat çeken ayrıntılarından biri de mevcut 4 yıllık programın aynen korunarak üç yıla sıkıştırılmasının öngörülmemesi.
Analizde, bölümlerde yer alan derslerin ve içeriklerin tek tek incelenmesi öneriliyor.
Bu kapsamda;
Aynı veya benzer konuları tekrar eden derslerin birleştirilmesi,
Tekrarlanan içeriklerin azaltılması,
Güncelliğini kaybetmiş derslerin programlardan çıkarılması,
Öğrencilerin daha önce edindiği bilgilerin yeniden okutulmasının önüne geçilmesi gibi seçenekler üzerinde duruluyor.
Böylece eğitim süresinin yalnızca derslerin daha yoğun şekilde öğrencilere aktarılması yoluyla kısaltılması yerine, müfredatın sadeleştirilmesi hedefleniyor.
Lisede Öğretilen Dersler Yeniden Üniversitede Okutulmayabilir
Öneride dikkat çeken başlıklardan biri de lise ve üniversite müfredatları arasındaki tekrarlar.
Öğrencilerin lise eğitiminde temel düzeyde öğrendiği bazı ders ve konuların üniversitenin ilk yılında yeniden karşılarına çıktığına dikkat çekiliyor.
Bu tür tekrarların azaltılması halinde, özellikle bazı lisans programlarında öğrencilerin ders yükünün düşürülebileceği değerlendiriliyor.
Bu yaklaşımın temel amacı ise öğrencilerin üniversite eğitiminde daha fazla alan bilgisi, mesleki beceri ve uygulamaya yönlendirilmesi.

“2+1” Eğitim Modeli Masada
Çalışmada öne çıkan alternatiflerden biri de 2+1 eğitim modeli.
Bu sistemde öğrencinin üniversitedeki ilk iki yılını ağırlıklı olarak akademik ve teorik derslere ayırması, üçüncü yılını ise doğrudan uygulamaya ve mesleki deneyime yönlendirmesi öneriliyor.
Üçüncü yılda öğrencilerin;
Staj,
Proje çalışmaları,
Bitirme çalışmaları,
Mesleki uygulamalar
gibi faaliyetlere daha fazla zaman ayırması öngörülüyor.
Bu modelle öğrencinin yalnızca teorik bilgiyle mezun olması yerine, üniversite eğitimini tamamladığında iş dünyasının ihtiyaç duyduğu pratik deneyime de sahip olması amaçlanıyor.
Öğrenciler Bir Yıl Erken Mezun Olabilecek
Önerilen sistemin hayata geçirilmesi durumunda ortaya çıkabilecek en önemli sonuçlardan biri, uygun bölümlerde öğrencilerin üniversiteden bir yıl daha erken mezun olabilmesi.
Mevcut sistemde lisans eğitimini dört yılda tamamlayan bir öğrencinin, üç yıllık programa dahil edilmesi halinde mezuniyet sonrasında iş hayatına daha erken başlaması mümkün olabilecek.
Bu durumun öğrencilerin daha erken gelir elde etmesine, mesleki deneyim kazanmaya daha erken başlamasına ve yükseköğretim ile iş gücü piyasası arasındaki geçiş süresinin kısalmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Dünyada 3 Yıllık Lisans Örnekleri Bulunuyor
Hazırlanan analizde, Türkiye’de tartışılan modelin dünyada farklı örneklerinin bulunduğuna da dikkat çekiliyor.
Bazı lisans programlarının 3 yıl sürdüğü ülkeler arasında;
İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Danimarka, İsveç ve Finlandiya sıralanıyor.
Ancak ülkelerin eğitim sistemleri, kredi yapıları, ders içerikleri ve akademik uygulamaları birbirinden farklılık gösteriyor.
Bu nedenle analizde verilen uluslararası örneklerin, Türkiye’de doğrudan aynı sistemin uygulanması yerine yükseköğretim programlarının yeniden değerlendirilmesi açısından karşılaştırmalı bir örnek oluşturduğu görülüyor.
Hangi Bölümler 3 Yıla İnebilecek?
En çok merak edilen konulardan biri de hangi üniversite bölümlerinin 3 yıllık modele dahil edilebileceği.
Çalışmada bu modelin bütün bölümlere uygulanması önerilmiyor.
Özellikle sosyal ve beşeri bilimler alanındaki bazı programlar ile bazı mühendislik ve mimarlık bölümlerinin eğitim sürelerinin yeniden değerlendirilerek 3 yıllık lisans modeline uygun hale getirilebileceği belirtiliyor.
Buna karşılık eğitim süresi ve uygulamalı mesleki eğitim gereksinimleri daha yüksek olan tıp, diş hekimliği ve eczacılık gibi alanlarda mevcut eğitim yapısının korunması öngörülüyor.
Dolayısıyla gündemdeki model, “üniversitelerin tamamı 3 yıla düşüyor” şeklinde genel bir değişiklikten ziyade, bölüm bazlı ve farklılaştırılmış bir yükseköğretim sistemi öneriyor.
Daha Önce de Gündeme Gelmişti
Üniversite eğitimlerinin 3 yıla indirilmesi konusu Türkiye’de daha önce de farklı dönemlerde tartışılmıştı.
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da daha önce yaptığı değerlendirmelerde üniversite eğitimlerinin 3 yıla çekilmesi gerektiği yönündeki görüşünü dile getirmişti.
Son hazırlanan analizle birlikte konu yeniden yükseköğretim gündemine taşınmış oldu.
Henüz Kesinleşmiş Bir Düzenleme Yok
Öte yandan, gündeme gelen modelin şu aşamada kesinleşmiş bir yasal düzenleme veya tüm üniversitelerde uygulanmaya başlanmış yeni bir sistem olmadığı vurgulanıyor.
3 yıllık lisans modelinin hayata geçirilip geçirilmeyeceği, hangi bölümlerin kapsama alınacağı ve eğitim programlarının nasıl yeniden düzenleneceği konusunda resmi bir karar bulunması gerekiyor.
Bu nedenle üniversite adayları ve mevcut üniversite öğrencileri açısından şu aşamada eğitim sürelerinin kesin olarak 3 yıla indirildiği yönünde bir değerlendirme yapmak mümkün değil.
Ancak hazırlanan çalışma, Türkiye’de yükseköğretim sisteminin geleceği açısından “Her lisans programı neden aynı sürede tamamlanıyor?” sorusunu yeniden gündeme getirirken, önümüzdeki dönemde üniversite eğitim süreleri konusunda daha kapsamlı tartışmaların yaşanabileceğine işaret ediyor.





