Yedi çınar yaylasından
gelirken
seher yelini de alda
gel
Kevenli burnunu
aşıp
Çamlığa vardığınız da
Bir türkü tutturmayı
unutmayın
Varın çomak dağında
soluklanın
Salkım saçak
bulutlar ağdığında
kıınalı keklikler
kaçıştığında
Yayla nennilenip
Güneş başını alıp
kaçtığında
hatırlayın
beni de
Şimal rüzgarları
Tozu dumana
kattığında
Çoban Yıldızı
doğduğunda
Ay’ın küsüp
gittiğinde
hatırlayın
beni de
Rastlarsanız bir göçer
kızına
Utangaçsa bakışı
söyleyin selamımı
baharda gelmezmiş
deyin
“Neden” derse
Sana turnalarda
Aşık olmuş
Seher yeli okşamış
Saçlarını
Elma kondurmuşsun
Yanağına
Ok olmuş kirpikleri
Atsın kalbime
Haniya nede güzel açar , baharda erguvan , yediveren gülleri , serenat-a çıkar cümle bülbülleri
Bülbülüm konmuş gül dalına
Kahinler baksın benim falıma
Yar karanfil atsın salıma
Selamım söyleyin göçer kızına
Olur a söylerse bir mani
“Göçer kızıyım el değmez bana
Uzaktan seyretmek kalır sana”
Eh neyleyim
Seven sevdiğini bulsaydı
Ne aşk olurdu ne de meşk
Anılmazdı
Sevda / sevgi
Ne aşık ne ozan
Ne de şair
Hiçbiri olmazdı
Gülüm
Seher yeli ister akıllı
İster deli essin
Turnalar
İster allı
İster telli
olsun
Kır çiçekleri
İster baharda
İsterse kışın
Çıksın
ne şiir olurlardı
nede sazlarda gezerlerdi
Seven sevdiğini
bulsaydı
Kerem ile Aslı
Ferhat ile Şirin
Karacaoğlan / Dadaloğlu
Bilinirlermiydi
Yağmur olmazsa
bulut
Çiçek olmazsa
ağaç
bal olmazsa
Arı
Aşk olmazsa
Sevgili
olmazdı
gülüm
Turnam
Seven sevdiğini bulsaydı
Aşk ateşi olmazdı
Can olmaz canan olmaz
Yar hiç anılmazdı
Aha
Ahvel böyledir.
Seven sevdiğine
kavuşsaydı
ne önemi vardı
ilkbaharın
kaynarmıydı kan
toplanırmıydı
kırçiçekleri
Gökkuşağı yedi değil de
On yedi renk olsaydı
Hiç umursanırmıydı
Mor menekşe’nin
duruşu
Sümbülün boyun
büküşü
belik / belik saçlar
kalem kaşlar
Ahu bakışlar
kimi ilgilendirirdiki
Türkülerde
hasretlik , sevda
buram / buram
aşk yoksa
Gönül kapısından
yar
girmiyorsa
hey koca
Dünya
Hadi bana
eyvallah