Medeniyet ve gelişim adına atılan hamase nutuklar hep sözde kalıvermiştir.
Bugün itibariyle Türk Milli Eğitimi istenilen o gelişimi, o medeniyeti ve o teknolojiyi yakalamaktan çok uzaktır. Siyasi otoritenen düşünüp ders çıkarması ve tedbir alması gerekir diyoruz.
Türk -İslam kültürünü çağlara, asırlara taşımaktan söz ettik. Hayali dağların ardında ve devler ülkesinde hayali medeniyetler arayan, kafasını ve beyinlerini ipotek altına almalarına izin veren batı hayranlarına ve Türk İslam Kültürü düşmanlarına el-insaf demekten başaka çara bulamıyoruz. Dostlarımızın tabiri ile: "Titre ve kendine dön!.." demek için zamanımız var mı aceba?..Türk İslam kültürü sadece bizim için değil, dünya insanlığı için bir kurtuluş reçetesidir.
Konuyu uzattık galiba, toparlayalım. Kısa bir özet sunalım.
Eğitimde bir hedefimiz olmalı, eğitimde araç gereçleri çağın modern sistemine göre ayarlamalıyız.
Üniversitelerimiz araştırma ve geliştirme modelleriyle dünyaya örnek bir sistem sunmalı. Başta aile düzeni olmak üzere aile, okul, öğretmen ve çevere modellerimiz geliştirilmeli. Bilgilendirilmiş eğitimle sürekli bir gelişim içinde olmalıyız.
Kadın, erkek, kız-oğlan, genç-ihtiyar, saglam engelli denilmeden eğitim herkese eşit ve adil olarak ulaştırılmalı.
Ahlaki değerlerle bezenmiş, insanlığa umut olmuş, huzur ve güveni kazanmaya aday , iki cihanı aydınlatan bir model olmak zorundayız. Ahlaksız bir eğitimi eğitim modeli olarak benimseyemeyiz.
Eğtimin temelini okuma alışkanlığı oluşturur. Bu anlamda devam eden okuma alışkanlığını topluma kazandırma ve okuma seferberliğene dönüştürme poliitikasına destek olmamız gekekiyor.
Okulda, otobüste, evde, tarlada, kıraathanede velhasıl her yerde kitap okuma alışkanlığı verilmeli ve toplum bu seferberliğe sahip çıkmalıdır.
Eğitime sevdalı, kitaba dost nesiller yetiştirmek zornudayız.
TÜRK KÜLTÜRÜ
GELECEĞİMİZİN UMUDUDUR
Bugün itibariyle bu amaçları hedeflemeyen bir eğitim sistemimiz var mı? GELECEĞİMİZİN UMUDUDUR
Eğitimde hedeflerimiz, amaçlarımız var mı?
Bu hedefleri ve amaçlara ne kadar ulaşabildik diye sorgulayanımız var mı?
Aile , okul çevre faktörlerini kontrol altına alıp bunları yönlendiren kurumlarımız var mı?
Bu soruları eğitim adına sorup cvaplar hazırlamılyız.
Aileyi, öğretmeni, çevreyi, eğitim kurumların masaya yatırıp bunların sonuçlarını almak ve başarısızlığın hesabını da sormak zorundayız.
Kimse sorumlulktan kaçamaz ve geleceğin nesillerini başıbozuk bırakamaz.
Türk Milli Eğitimi kendine has bir model geliştirmelidir.
Tarihi gelişime uygun bir model...Bu model dünya eğitimine de örneklik teşkil edecektir. Gelişmiş ülkeler sizin eğitim modellerini irdeliyip faydalanırken siz geçmişinizi yargılıyorsunuz, yazık...
Güçlü, huzurlu geleceğe hakim Ortadoğuya ağabeylik yapabilecek bir devlet olmak amacımız olmalıdır.
İyi bir eğitim sistemi ile gelecekte söz sahibi olmanız mümkündür.
Bugün yediden yetmişe tüm Türk ulusu eğitim modeli ve örnek hayat felesefesi ile dünya insanlığına saadet ve mutululuk reçetesini sunmayı amaçlamalıdır.
Eğitmde sorgulayacağımız çok şey var galiba... Ne dersiniz?...