Müdürlükten alınan bilgilere göre türbe, Dulkadir Hükümdarı Alaüddevle Bey’in oğlu Şahruh Bey’in eşi ve Şehsuvar Bey’in kızı Şah Sultan Hatun için yaptırıldı. Türbenin içerisindeki kitabeden, yapının H.905 (1499–1500) yıllarında inşa edildiği anlaşılmaktadır.
Şahruh Bey’in, Osmanlı-Memlûk savaşlarında esir düşüp gözlerine mil çekilmesine rağmen görme yetisini kaybetmediği, daha sonra Kırşehir Beyi olduğu ve bölgede birçok sanat eseri yaptırdığı bilgisi de kaynaklarda yer alıyor.

Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün aktardığına göre, Şah Sultan Hatun Türbesi, Anadolu’daki eyvanlı türbeler arasında öne çıkan en önemli örneklerden biri kabul ediliyor.
Türbe, düzgün kesme taşlarla yapılmış sekizgen gövdeye sahip.
İçten kubbe, dıştan piramidal çatı ile örtülü olan yapının alt kısmında kripta bulunuyor.
Eyvan kısmı derin beşik tonozlarla kapatılmış, mermer kapı çerçeveleri ve mukarnaslı süslemelerle bezeli.
Kubbe geçişlerinde istiridye kabuğu motifleri ve damla biçiminde kilit taşı bulunuyor.
Gövde kısmında kullanılan açık kahve ve gri taşlarla alternatif örgü sistemi, yapıya estetik bir değer katıyor.
Çatı geçişinde yer alan mermer levhalarda Farsça beyitler yer alıyor.

Türbenin çevresinde çok sayıda eski mezar taşı bulunduğu, alanın duvarla çevrilerek koruma altına alındığı ifade edildi. Genel görünümü itibarıyla sağlamlığını koruyan türbe, günümüzde Çandır’ın en önemli tarihî yapılarından biri olarak öne çıkıyor.
Müdürlük yetkilileri, Şah Sultan Hatun Türbesi’nin hem tarihî kimliği hem de mimari özellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ettiğini belirtiyor.




