Teknoloji hayatımıza girdikçe hayatımız daha bir kolaylaşıyor, daha bir güzelleşiyor.
Ulaşımda, haberleşmede elde ettiğimiz, imkanları hemen her fırsatta kullanıyoruz.
Çocukluk yıllarımdan hatırlarım, haberleşmenin, en vazgeçilmez aracı, mektuptu.
Yazanın özel bir itinayla kaleme aldığı, özlem dolu, sevgi ve saygıların
Arda arda sıralandığı cümleler, yazılana göre seçilen kağıtlar, zarflardaki mektup.
Mektuplar artık tarih oldu.
Resmi yazışma, hesap dökümü, borç veya mahkeme tebligatlarında, kullanılır oldu.
Mektuptan daha hızlısı da Telgraftı. Telgrafın da hızı; Normal, acele ve yıldırım gibi gruplanırdı. Telefon ise, çok ender evlerde tek tük bulunurdu.
Çok aceleniz varsa o zamanların, PTT’sine bir koşu gider, aciliyetinize ve biraz da, kesenize göre telefon yazdırırdınız.
Aradığınız yer ile arama yaptığınız yer arasındaki, hava koşulları, Telgraf/telefon direklerinin durumlarına göre, en erken bir iki saatte görüşme yapabilirdiniz.
Telefon görevlisinin gayreti, Ara istasyonlardaki kredisi, işinizi daha çabuklaştırır veya geciktirirdi. Çoğunlukla, aynı gün telefonunuzu bağlatabilir, görüşmenizi gün içinde gerçekleştirebilirdiniz.
Eğer evinde telefonu olan, Bir yakın veya komşunuz varsa, biraz daha şanslı sayılırdınız. Ne var ki, telefon sahibiyle, hoş geçinmeniz, Onu olur olmaz üzmemeniz gerekirdi.
Telefon sahibi bağlantıyı sağlamak için, epey uğraşırdı.
Gerek bağlı olduğu şebeke ve gerekse arama yapılan şebekede mevcut operatörlerle görüşmeleri O yapardı.
Çok değil, daha birkaç yıl öncesine kadar, telefon görüşmeleri için, Ayrı ayrı birimler, ayrı ayrı telefon numaraları vardı.
Şimdi masal gibi gelen bu olayların, teknolojik zorlukları tamamen yok oldu.
Bir evde, bir telefonun bulunmasını bırakın, cebinde telefonu olmayan kalmadı.
Hatta bir telefonlu sayısı kadar, birden çok telefonlu ve hatlılar çoğaldı.
Teknoloji, sadece kolaylıklarla gelmedi. Sağlık açısından riskleri de, kullanıcılarına sundu.
Teknoloji, hayatımıza kolaylıklar, Yenilikler ve hız getirirken; Mektubumuzu, Tebrik kartımızı, Telgrafımızı aldı.
Duygularımızı yalınlaştırdı.
Düşünmeden yazmaya, hazırlanmadan konuşmaya başlattı.
Özlem duygumuzu azalttı.
Yeni, yeni alışkanlıklara yöneltti.
Mesaj ve mailleri hayatımıza soktu.
Mesajsız, mailsiz günümüz geçmez oldu.
Dün bana bir arkadaşımdan gelen, Mailin altında;
“Bu maili önemsediğin herkese yolla…”notunu gördüm.
Önemsendiğinizi, İfade etmek maksadıyla; bu maili aktarmak istedim.
Sağlığınız için öğütler;
Telefona SOL kulağınla cevap ver.
Günde İKİ kere kahve içme.
SOĞUK su ile hap alma.
Akşam 8'ten sonra YEMEK yeme.
Tükettiğin YAĞLI gıdaların miktarını azalt.
Sabahları daha çok akşamları daha az SU iç.
Cep telefonu BATARYA’ları ile mesafeni uzak tut.
UZUN süre kulaklık takma.
Gece 10 sabah 6 en ideal uyuma saatleridir.
Uyku öncesi İLAÇ aldıktan sonra hemen uzanma.
Şarjın SON çizgiye inmiş kadar az olduğunda, telefona cevap verme,
Radyasyon 1000 kat fazladır.