Daha önceki, yazılarımızda, vatandaşın dilekçe hakkı olduğunu, tapuya “ bizzat kendim gelmeden vekalet vs… ile işlem yapılmaması” şeklinde başvuruda bulunabileceğini, kılı  kırk yararak işlem yapan Devlet kurumlarının başında da, tapu   dairelerinin bulunduğunu, ancak, sahtekarlarında değişik yöntemlerle, azda olsa  sahtecilik yaptıklarını  yazmıştık.
BAŞKA NE TEDBİR
ALIRIMA GELİNCE:

    Tapuyu vekaletle alıyorsanız;
    * Vekaletle satan kişiye “şu esas mal sahibi ile bir görüşebilir miyiz?”  diye sorunuz.
    * Tapu kütüğünü  inceleterek, vekalet kayıtlarıyla uyumunu sağlayınız.
    * Vekaletle satanın, aceleci davranışlarını kontrol ediniz. Aldığınız dairenin olduğu binadaki, yönetici ve komşulardan soruşturunuz.
    Arsa alıyorsanız, civar komşu parsellerdeki mülk sahipleriyle konuşunuz. 
    Kadastrodan yer tespiti için memur götürünüz.
     “ Ah bunlar uzun iş, nasıl uğraşayım” diyorsanız, bir yanınıza avukatınızı, diğer yanınıza emlak müşavirinizi alıp rahat ediniz. Aksi halde, şu aşağıdaki, yazı  ve  Yargıtay kararlarına bir göz atmakta yarar vardır.
    Ve…
KAYNAK:
    Yazan: Tapu Ve Kadastro Müfettişi, Sayın Gürsel Öcal Dörttgöz
    (Sahife- 17-18 –Tapu Ve Kadastro İşlemlerinde Sahtecilik Suçları Ve Alınması    
    Gerekli Tedbirler)
“İKİNCİ BÖLÜM
TAPU İŞLEMLERİNDE SAHTECİLİK FİİLLER
1. GİRİŞ

    Tapu Sicil Müdürlüklerinde yapılan işlemler sırasında meydana gelen sahtecilik olaylarının failleri ekseriyetle Tapu Sicil Müdürlüğü görevlileri dışında bu işi kendilerine meslek edinen ve kötülüklerini iyi niyetli görevlilerin gözlerinden kaçırmasını bilen kişilerdir.
    Bu kimselerin bazen de diğer devlet teşkilatındaki görevlilerin iştirakini sağlayarak faaliyet gösterdikleri görülmektedir.
    Karşılaşılabilecek sahtecilik eylemleri şu suretle özetlenebilir.
    1. Devlet görevlileri dışında ve bu gibi işleri kendilerine özgü meslek edinenler tarafından doğrudan doğruya yapılan sahtecilikler.
    2. Tapu Sicil Müdürlüğü görevlileri dışında olmakla beraber Nüfus Müdürlüğü,
    Noter, Mahkeme ve İcra Dairelerinde görevli bulunan kişilerin teşebbüs ettiği sahtecilikler.
    3. Tapu ve kadastro görevlilerinin sahtecilik amacına yönelik olmayan etkinliklerini sağlayarak yapılan sahtecilikler.
    4. Tapu ve kadastro görevlilerinin sahtecilik olaylarına katılmaları suretiyle suç  işlediği de görülmüştür.
2. SAHTECİLİK TÜRLERİ
    Evrakta yapılan sahtecilikler ya üçüncü kişilerce, ya da resmi dairede görevli memurlarca yapılmaktadır. Bu sahtecilikleri de evrakın şeklinde ya da muhteviyatında yapılan sahtecilikler şeklinde ifade etmek mümkündür. Tapu işlemlerine yönelik sahtecilik suçları nevileri itibariyle aşağıda belirtilmiştir.
3. ÜÇÜNCÜ 
ŞAHISLARCA YAPILAN SAHTECİLİKLER
1. SAHTE VEKALETNAMELER

    1. Tapu malikinin nüfus bilgilerinin başka bir nüfus cüzdanına yazılması suretiyle noterden sahte vekalet tanzimi. Bu tür vekaletlerin hazırlanması için malikin nüfus bilgileri genelde tapu idaresinden temin edilmekte ve notere dublör götürülerek sahte vekalet tanzim ettirilmektedir. Nüfus cüzdan kağıtları ise ya nüfus müdürlüğünden temin edilmekte ya da kamuya açık yerlerde, giriş çıkış mahallerinde, kayıp olarak belirtilen nüfus cüzdanları sahiplerini tanıdıklarından bahisle alınarak üzerindeki yazılar sahtecilik amacına yönelik olarak değiştirilmektedir.
    Bu tür sahte vekaletlerde genelde noterde kalan nüshada ki fotoğraf ile tapu siciline             ibraz edilen vekaletteki fotoğraf birbirini tutmaz.
    Zira, evrak-ı müsbitedeki malikin eski malikin eski fotoğrafı  ile uyum sağlaması için tapu siciline ibraz edilecek nüshadaki fotoğrafta değiştirilmekte ya da taşınmazın dosyasındaki malike ait fotoğraf gençlik fotoğrafı  ise ve aradan 20- 30 yıl gibi bir zaman geçmiş ise, tapu kayıtlarındaki malike benzeyen yaşlıca bir dublöre vekalet verdirilmektedir.
    Bu tür sahte vekaletnamelerde malike ait nüfus cüzdanı genelde zayiinden verilmiş görülmektedir.
    2. Vekalet veren kişinin verdiği yetkinin dışında yetkiler içeren sahife veya cümle, rakam harf ilavesi suretiyle vekalet kapsamını genişleterek, olmayan yetkileri kullanmak suretiyle yapılan sahtecilikler: Bu yöntemde vekaletnamede uygun yerlere cümle, kelime harf, rakam eklenmekte ya da çıkıntı yaparak sahte mühürle tasdik edilmektedir.
    (Örneğin, ada, parsel, bağımsız bölüm numarası değişiklikleri, ilaveleri)
    Bazen de araya sahte olarak tanzim edilmiş bir sahife eklenmektedir.
    Bu tür vekaletnameler ilgili notere sorulduğunda belirtilen tarih ve yevmiyeli vekaletnamenin noterde gerçekten var olduğu görülür.
    Ancak sureti istendiğinde noterdeki vekaletname aslındaki sahife sayısının daha az olduğu veya ilave çıkıntıların olmadığı görülecektir.”
TAŞ  YAKINDAN GELİR:
    … Ve bir Yargıtay kararı:
    * “… Sanığın kız kardeşi Nihal’in, Londra da oturması ve kendisinde nüfus kağıdının bulunması  gibi hallerden yararlanarak başka bir kadını Nihal yerine ikame etmek suretiyle Kadıköy 1. Noterliğine başvurup kendisinin vekil tayin edildiğine dair gerçeğe aykırı şekilde bir vekaletname düzenlettirdiğinin oluş ve kabulden anlaşılmış olmasına göre:
    1. Sahte vekaletname düzenlettirme eyleminin, vekaletnamenin tanzim edildiği tarih itibariyle 1803 sayılı Af Yasası kapsamı içinde kaldığı,
    2. Sahte vekaletnamenin düzenlenmesinde ortaklığı bulunduğu kabul edilen sanığın  bu vekaletnameden Af Kanunundan sonra da yararlanarak tapuda sahte bir satış işlemi yaptırmaktan ibaret kalan ikinci eyleminin TCK. 346 maddesinin açık hükmü  karşısında TCK. 342/1. maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı  madde ve fıkra (342/2) ile hüküm kurulması…
    (6. CD., 16.4.1985, 3834/3206)”
    Kıymetli ve Saygıdeğer okuyucu, mesele böyleyken böyle… 
    Ortalığı bulandırmadan! yazımızı noktalayalım.