Küfre hayır kampanyası başlatılmıştı, bir süre önce Çapanoğlu Kentpark tesislerinde gerçekleştirilen toplantı ile ama arkası gelmedi. Bir Cuma vaazı, panolara asılan uyarılar sonrasında.
Herkes bir şey söyledi. Çoğunlukla da başlatılan kampanyanın ''Çok yerinde olduğu'' yönündeki yorumlara katılamadım.  Bu konudaki düşüncelerimi daha önceleri dile getirdiğimden.
''Küfüre Hayır'' kampanyasının ilki yıllar önce başlatıldı. Hazırlanan afişler yol kenarlarına asıldı, bastırılan broşürler sokaklarda resmi görevliler tarafından dağıtıldı. ''Bir de bunu başımıza bela ettiler!'' deyip, arkasına da meşhur küfrü ekleyen görevlilerle karşılaşılınca, bunun kampanyalarla olmayacağına o zamandan karar verdim.
Sonrasında, geçtiğimiz yıl yine gündeme taşındı konu. Kampanya başlatılması önerisine sıcak bakıldı, devreye güvenlik birimlerinin de sokularak, sokakta küfürlü konuşan insanların güvenlik kuvvetleri tarafından uyarılıp, Kabahatlar Kanunu kapsamında da yasal işlem yapılması önerileri getirildi.
''Olmaz!'' diye haykırdım...
Olmadı...
Kendime bir pay çıkartmak istemiyorum. Ama bir şekilde geri adım atıldı, kampanya başlatılmadı. Bunun birden fazla nedenleri vardı, unutuldu gitti.
Birileri sürekli ısrarcı oldu, ''Küfüre son kampanyası başlatalım!'' diye. Kampanyayı başlatmak, sokakları, caddeleri sloganlarla doldurmanın çözüm olmadığını, ısrarcı olanların da görmesi gerektiği düşüncesinden hareketle tepki vermedim, ilk başlarda. Onlarda gördüler ki, bu iş öyle sloganlarla, kampanyalarla olacak, çözümlenecek bir konu değilmiş.
''Seyfi sokakta küfürlü konuşmadan rahatsız değil!'' şeklinde de bir algı oluşmasın. Söylemeye çalıştığım, küfüre hayır kampanyasının yönteminin yanlışlığıdır. Bir de ''Küfür'' ile ''Argonun'' birbirine karıştırılıp, ''Hayır'' kampanyalarının başlatılmasını doğru bulmuyorum. Zaten başlatılan kampanyanın ismi bile ters, yanlış ve anlamsız. ''Argoya Hayır!'' kampanyası. Argoya nasıl karşı olabilirsiniz. Argo, yerel bir konuşma biçimidir. Yaygın dilin, yerel şive ile harmanlanıp, ortaya çıkartılan biraz da iğneleyici, kışkırtıcı, farklı, birden fazla anlamlar yüklenmiş bir konuşma biçimidir.
Her neyse...
Asıl konumuz, ''Küfüre hayır!'' kampanyasıdır.  Küfürden insanların uzak durabilmesi için, kampanyaya afişlerle değil, temel eğitimden başlamamız gerekir. Eğer temel eğitimde sorunu çözemezsek, küfürlü konuşma biçimi yaşamımızın bir parçası haline gelir, gelmiştir de...
Müftülüğün konuya dahil olmasını önemsiyorum. Cuma hutbelerinde küfür konusuna belirli bir zamanın ayrılması etkili olabilir. Ama bir vaaz ile konuyu geçiştirdiğinizde iş formaliteden öteye gitmez. Kampanyaya asıl dahil olması gereken kurum eğitim camiasıdır. Bu da Milli Eğitim ile sınırlı kalmamaladır. Sendikaların da devreye sokularak, sorun işlenmelidir.