Ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalan çocuklar vardır sokaklarda.
    Özellikle büyük şehirlerde ekonomik ezikliğin göstergesidir sokakta çalışan çocuk manzaraları.
    Manzarası topluma karşı olan bir tablo anlatmak istediğim.
    Hafta içi ulusal yayın yapan bir gazetede sokakta çalışan çocuklarla ilgili bir haber yayınlandı.
    Haberde, ailesini geçindirmek için çalışan, bu yüzden de okula gidemeyen 14 yaşındaki Müslüm Baki isimli bir çocuğun 'okumak istiyorum' diye kendini ihbar etmesi üzerine ülke genelindeki Müslüm Baki'ler fark edilmiş.
    Derken sokaklardan yükselen ses yankılandı.
    YOZGAT
    İstanbul,
    Şanlıurfa,
    Diyarbakır,
    Adana,
    Van,
    Mardin
    Diye sıralanıp gidiyor sokaklarında Müslüm Bakiler barındıran iller.
    Biz çoğunu göremesek de, görmezden gelip, kabullenmesek de sokaklarımızda Müslüm Bakiler yaşıyor.
    İstanbul'da sokaklarda her yerdeler, Yozgat'ta göremediğimiz yerlerde.
    Çalışmak zorunda olduğu için okuyamayan Müslüm Bakilerin sorunu aslında ailelerinin sorunu.
    İşsiz babanın, her günü ocağında pişireceği yemeğin derdiyle geçen annelerin çocukları Müslüm Bakiler…
    Haberin yayınladığı gazeteyi ve Milli Eğitim Bakanlığı'nı Yozgat'tan onlarca çocuk aramış. İhbarda bulunmuş içinde bulunduğu durumu.
    Bu çocukların okuldan uzak kalmasının tek sebebi çalışmak zorunda olmaları değil elbette.
    Birçok çocuğun ailesi engel oluyor eğitimde. 
Özellikle Doğu ve Güney Doğu'da fazlaca görülen bu durumun Yozgat'ta da yaşanıyor olması oldukça enteresan.
    Özellikle kız çocukları ile ilgili sıkıntılar yaşanıyor zaman zaman.
        Aileler ekonomik nedenleri de bahane edip, kız çocuğunun eğitimi için harcanan parayı boşa harcanmış gibi görüyor.
    Kız çocuğu işte, okuyup da ne olacak, diye düşünenlerin sayısı hiç de az değil.
Bu sebepten Yozgat'ta da çoğu yerde bu tür yanlış düşüncelere sahip anne-babalar.
    Boşa para harcayıp, zaman kaybetmektense hiç okutmayıp tez zamanda kocaya vermek en mantıklısı diye düşünüyor insanlar.
    Bu çağ dışı düşüncenin sebebi de eğitimsizlik.
    Özellikle kırsal kesimlerde bu düşünce daha da hakim. Şehre indikçe ekonomik nedenler daha fazla göze çarpıyor.
    Genellikle kız çocuklarının yaşadığı bu durum erkek çocukları için de aynı.
    Dağda çobana da ihtiyaç var düşüncesi çıkıyor bu kez karşımıza.
    Bu düşünceler yıkılmadığı müddetçe ne kızlarımız, ne de erkek çocuklarının eğitimdeki yolunu açmak zor.
    İmkansız demiyorum, ama zoru aşmak için harcanacak emeği düşünüyorum.
    Biz hala çocuklarımızı okula, eğitime kazandırmanın derdi ile uğraşırken, başkaları nelerle uğraşıyor.
EĞİTİMDE BAKANLIK
NE İŞ YAPAR?
    Türk eğitim sisteminin tek sorunu bu olsaydı keşke. Milli Eğitim Bakanlığı lüzumsuz işlerle uğraşmak yerine okulların tadilatı ile uğraşsa çok iyi olacak.
    İki gün önce Milli Eğitim Müdürlüğünden bir açıklama geldi.
    Yozgat'taki bazı okullarda zamanında tadilat yapılmadığı iddialarına yanıt niteliği taşıyan açıklamada aslında çok önemli bir detay yer alıyordu.
    Milli Eğitim İl Müdürlüğü imzası ile yapılan açıklamada, bakanlığın tadilat için kısıtlı ödenek gönderdi, yetmeyen yerde de ihale kırımlarından arta kalanların kullanıldığı belirtiliyordu.
    Bakanlık tadilatları önemsemiyor anladık,
    Türk eğitim sistemi ihale kırımlarından arta kalanlarla mı okulunu tadilattan geçiriyor o kısmı ne anlaşılacak ne de kabullenilecek bir durum.
    Türk Eğitimi olumsuzluklar üzerine kurulu demiyorum ama bakanlığın yanlış politikaları, siyasetin eğitimdeki etkisi yüzünden bir milletin geleceği ile onanıyor onu herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum.