Yozgat'ta siyasetin başkalarının üzerinden yapılmasının sonucunda, yaşanılan sorunların çözümlenmesi de zaman alıyor, çoğu zamanda çözümlenemiyor.
Yozgat siyasetine yön verenler ile yön vermek arzusunda olanların beklentisi, ''Gazetecisiniz niye yazmıyorsunuz?'' şeklinde yansıyor. Devamında ise, neleri yazıp, nelere yazmamamız gerektiği sıralanıyor. Tüm bunları alt alta, yan yana koyduğumuzda, ''Sözleri siz yazın, yazdıklarınızı besteleyin, elinize sazı alın çalın, mikrofonun karşısında söyleyin!'' denilmeye çalışılmakla kalınmıyor, ''Kalkın bir de oynayın!'' deme cesaretini, yetkisini de kendisinde buluyor. Bizler de bu talebe kayıtsız şartsız uymak zorunda olduğumuzu düşünerek hareket ediyoruz.
Ama birimiz çıkıp da, ''Madem bunların hepsini biz yapacağız, o halde size ne gerek var?'' dediğimizde ise, ''Siz de kim oluyorsunuz!'' tepkisiyle karşılaşıyoruz.
Gazeteciler görüp, duydukları, belgeledikleri konuları gündeme taşırlar. Gündeme taşınan konular siyaset kurumları tarafından tartışılır. Olumlu-olumsuz tepkilere bağlı olarak kamuouyu oluşur. Oluşan bu kamuoyu karşısında gazeteciler tekrar devreye girip, bir kez daha durumu yorumlar, böylece konu sıcaklığını korur, sorun çözümlenir.
Ancak, Yozgat'ta yazılanlar bizde saklı kalıyor. Siyaset kurumu ve diğer ilgililer yazılanlar konusunda bir fikir beyat etme ihtiacını duymuyor, bekliyorlar. Eğer bir şekilde konu ses getitirse, ses getiren konu da kendilerine bireysel bir sıkıntı yaratmayacaksa hemen devreye giriyorlar. Hal böyle olunca da Yozgat'ın talepleri, istekleri yerine gelmiyor, getirilemiyor, sıkıntılar artıyor.
Bugün Yozgat'ta halen yol sorunu yaşanıyorsa, 400 yatak kapasiteli hastanenin temeli atılamamışsa, havaalanı konusunda bir arpa boyu yol alınamamışsa, ''Dev proje'' olarak adlandırılan çamlık projesi yerine piknik alanı tesis ediliyorsa, daha buna benzer birden fazla konu havada kalmışsa temelinde kamouyunun doğru yönlendirilip, oluşturulamamasından kaynaklanmaktadır.
Yozgat Belediyesi, ikiz binaları altı çok katlı otopark, üzeri işmerkezi olarak yeniden yapılmak üzere yıktırdı. Aradan yıllar geçti, alana tek çivi dahi çakılmadı. Bugüne kadar birden fazla proje değişikliği yapıldı. Gelinen noktada açıkotopark olarak yıkılan binaların yeri kaldı.
Belediye o gün ikiz binaları yıkma gerekçesini gündeme taşıdığında, konu çok iyi analiz edilip, tartışılmış olunsaydı bugüne kadar birden fazla proje gündeme getirilmez, getirilen konuların hepsi rafa kaldırılıp, mevcut haliyle bırakılmazdı.
Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ama sadece zaman kaybından ibaret olur, bunları da sıralamak. O nedenle herkesin eteğindeki taşı, ''Zamanı gelince kullanırım'' düşüncesiyle koltuğunun altına saklamak yerine, ortaya zamanında ve yerinde dökmesi gerekir. Bundan da kimse gocunmadan ders çıkartıp, en iyisinin, en güzelinin yapılması yönünde adım atılması gerekir.