Tarihin sayfalarını bu hainlerin katliamları ile kirlenip, isimleri sapıklıkla eşdeğer tutulmuş, sonuçta Yüce Mevla’nın ilahi adaletine boyun eğip tarihten rezalet ve kepazelikleri, ahlaksızlıkları çağlara anlatıla gelmiş zalimler, firavunlar var. Buların son örneği diyebileceğimiz bir insan katilinden söz ediyoruz.
Avrupa’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük katliamın baş sorumlusu olan Srebrenitsa katliamının sorumlusu, Bosnalı Sırpların eski komutanı Ratko Miladiç, yargılanmaya başlandığı mahkemede Bosnalı kurbanların yakınlarını tehdit etmiş, boğaz kesme hareketinde bulunmuş.
Ratko Miladiç, duruşmayı takip eden Srebrenitsalı annelere dönerek orta parmağını gösterip boğaz kesme hareketi yapmış. Yani Bosnalı anneleri tehdit etmiş. Şerefsizin hareketine bakın, yaptığı katliam yetmemiş gibi onların annelerini de küstahça tehditde bulunmuş.
100 bin kişinin öldüğü Bosna Savaşı’nda Sırp güçlerine komuta eden Mikadiç’in Srebrenitsa katliamında bizzat rol aldığına dair bir çok belge ve bilgi bulunuyor. Srebrenitsa’da 1995 yılında BM güçleri tarafından Sırplara teslim edilen 8 bin silahsız erkek ve çocuğun infazı yapılarak bedenleri de toplu mezarlara gömülmüşlerdi.
Miladiç ayrıca 44 ay süren ve 10 bin Boşnak’ın öldüğü Saray Bosna kuşatmasından da sorumlu tutuluyordu. Yıllar sonra bu vahşetin sorumlusu (güya) yargılanıyor. Yargılandıkları mahkemede küstahça, edepsiz tehditler savurup sizi kesmeye (boğazlamaya) devam edeceğiz mesajını veriyor. İnsanlıktan nasibini almamış bu zevatlara adli ilahi dersini verir inşallah.
Ne yazık ki, ancak Mevla’ya şikayetle ve bedduada bulunmakla yetinmek zorunda kaldığımızı ifade etmek isteriz. Katliamları da lanetleriz.
ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN
RAHMET DİLERİZ
Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Amanoslar’da teröristlerin açtığı ilk ateş sırasında bir binbaşı 3 askerimiz şehit olmuşlardı. Açılan bu ateşte Jandarma Binbaşı Erhan Dikmen, Jandarma Üsteğmen Aytaç Kaya ve Jandarma Teğmen Ahmet Tarım şehit edilmişlerdir. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailesine ve yüce Türk Milleti’ne baş sağlığı diliyoruz.
Hatay sınırları içerisinde Amanos Dağları PKK’lı teröristler tarafından gerçekleştirilen saldırıda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı üç kahraman askerimiz şehit edilmiştir.
Dün bu üç kahraman subayımızın memleketlerinde cenaze törenleri vardı. Ateş düştüğü yeri yaktı, ciğerlerimizde yaktı. İnsan kanı dökmekten şeref duyan, bunu bağımsızlık mücadelesi gibi gören, insan katliamından zevk alan hainlerin iyi bilmesi gereken konu şudur:
“Kanla, katliamla, vahşetle hak aranmaz… Bunun adı vahşettir, katilliktir, insanlık katliamıdır. Bu tür hareketlerle ancak hainlik, düşmanlık tohumlarını ekmiş olursunuz ve sonuçta leşiniz dağlarda kurtlara kuşlara yem olur.
Bir karış toprağımızın, tek bir taşımızın satılık olmadığını siz de çok iyi bilirsiniz. Sizi destekleyen hainler de çok iyi bilirler. Ayrıca üç-beş-on, yüz değil 80 milyon Türk insanının vatanı, şerefi, bayrağı ve dini için seve seve canını verebileceğini de çok iyi bileceğinizi tahmin ediyoruz. Her şey vatan için! Vatan bölünmez bütündür. Şehitler ölmez! Vatan sağ olsun!” diyoruz. Bu değerleri canımızdan üstün tutuyoruz. “Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” diyoruz. Ancak vatanımızı bölmek için isteyen bu hainlere fırsat verilmemeli… Hainlere verilecek bir karış toprağımız olmadığı gibi şerefli bir askerimiz, polisimiz de olamaz. Vatan için “can kurban” da; hainlerin kurşunu gönüllerimizi artık yaralamasın…
Terörle profesyonelce mücadele edilmeli, hainlerin pusu kurmalarına karşı tedbirler alınmalı, pusu kuranların hainlikleri yanlarına kar kalmamalı, PKK terörünü destekleyen kim olursa olsun, yakasına yapışılmalı, hainler beslenmemeli, destek görmemeli ve her türlü destekleri kaynakları kurutulmalıdır.