Kim ne derse desin seçimi köylü yapıyor
    Köylü kimi işaret ederse o seçiliyor!
    Eğer bir siyasi parti köyü, köylüyü kazanamamışsa seçim de kazanamıyor.
    Gerek seçim öncesi gerekse seçim sonrası gördüğüm, tespit ettiğim bir gerçek bu.
    Tespit bunun neresinde diyebilirsiniz, tespiti zor değil ama…
    Aması, biraz ince düşünmekten geçiyor.
    Stratejik hesaplar yapmak, köydeki vatandaşın kalbini kazanmak.
    İşte bunu en iyi yapan parti üç dönemdir iktidarın sahibi olan Ak Parti…
    Köylü sanki yemin şart etmiş gibi, Ak Parti’den başkasını gözü görmüyor.
    Köylü Ak Parti’ye kaptırmış gönlünü.
    İsterseniz adına kara sevda deyin.
    Hafta sonu kendi ilçemde Akdağmadeni’nde köy ziyaretindeydim.
    Köyde büyüklerinde bulunduğu ortamda havadan, sudan, tarladan, yaklaşan hasat döneminden bahsederken söz dönüp dolaştı seçime geldi.
    Konu seçim olunca sohbette koyu oldu haliyle.
    Eskiden bir köylü profili vardı, kasketi ve lastik ayakkabısı arasına sıkışmış kalmış, eli nasırlı, yüzü güneş yanığı ne dersen onu dinler…
    Valla da billa da kalmamış o tipte köylü modeli..
    O köylü gitmiş uyanık mı uyanık bir köylü çıkmış ortaya.
    Adamlar senden benden iyi biliyor kime oy vereceğini.
    Önce kendi menfaatini hesap ediyor inceden,
    Uyarsa uyar, uymazsa uymaz…
    Bedavaya oy yok mantığı.
    Ama ondan önce bir Ak Parti sevdası var köylüde.
    Ak Parti’ye göbekten bağlanmışlar.
    Özellikle de Tayyip Erdoğan ismine acayip bir bağlılık var.
    Tayyip Erdoğan’ın ağzından çıkan her söz köylü seçmen için altından değerli.
    Bir bağlanmışlar ki, ne derse desin ninni nağmesi kulaklara.
    Gönülden bağlılık gözü de görmez ediyor, kulakları da.
    Onlar muhalefet ne derse desin duymuyor, görmüyor ille de Ak Parti diyor.
    Gönülden bağlı olmasına bağlılar ama tek taraflı değil bu aşk elbette.
    Bir karşılık beklentisi de oluşmuş bir çoğunda.
    Siz bu karşılığın adına; yapılan yollar mı, bedava dağıtılan kömürler mi, tarlasına su getiren özel idare hizmetleri mi dersiniz…
    Lafı nereden anladığınız önemli değil, benim köylüm yapılan duble yolu dahi acayip benimsiyor.
    Öyle bir önemsiyor ki anlatamam,
    Mesela kendimden örnek vereyim hemen,
    Dedem dahi, hemen köyün altından geçen Sivas karayolunu işaret edip, “Köye gelirken yapılan duble yolu gördün mü” diyor…
    “Bu güne kadar kim yaptı öyle bir yol” diye de hesap soruyor inceden inceye.
    Ülkenin ekonomik yapısı, siyasi gelişmeler, sosyo-kültürel yaşam değil, onun için köyün hemen altından geçen yolun şekli dahi çok önemli.
    Kim yaptı, Ak Parti yaptı diyor adam…
    Kendine göre haklı bir yol çizmiş, gördükleriyle yüreğini teselli vermeyi başarıyor.
    Evinin balkonuna konan kuşun dahi boşu boşuna konmadığını/konmayacağını düşünmeye başlıyor bir müddet sonra.
    Benim gördüğümü muhalefet partiler de görmüştür sanırım.
    Köylü sadece köyde değil ha, sakın yanılmayın.
    Yozgat şehir merkezinde de köylü var, İzmir, Ankara, İstanbul’da da….
    Köylü köyünden çıkmayla köylülüğünü kaybetmiyor, duygular değişmediği müddetçe ses her zaman aynı.
    Ak Parti’yi bu konuda tebrik etmek lazım.
    Bir erkeğin hoşuna giden, sevdalandığı bir kızın dikkatini çekmesi, ilgisini göstermesi dahi kimi zaman öyle uzuyor ki, Ak Parti’nin köylüyle kurduğu sevdayı tarife benim mantığım yetmiyor.
    Sadece şunu söylemek istiyorum, köylü de bu aşk olduğu müddetçe seçilen tek olur.
    Tabi seçimini yapan da tek…
    Köylüyü görmeyip, aydınlara sarılanlara, ya da köyden uzak proje üretenlere duyurulur…
    Seçimi onlar yapıyor, siz ne yaparsanız yapın…
YOZGAT RÜZGARI

Albayrak’a genel müdürlük yakışır
    Mustafa Albayrak…
    Bu isme Yozgat çok da yabancı değil.
    Ak Parti’nin 2007 ve 2010 genel seçimlerinde milletvekili aday adayı.
    Ak Parti’nin onlarca milletvekili adayından bir tanesi ama,
    Seçimden seçime Yozgat’ı hatırlayanlardan değil.
    Her seçim sanki yarın milletvekili olacakmış gibi projelerle geliyor Yozgat’a.
    Genç yaşında edindiği derin devlet tecrübesinin de verdiği olgunluk Yozgat sevdasıyla da birleşmiş bir siyasetçi,
    Yozgatlıları Ankara’da da sahiplenmesini bildiği için memleketine yabancı kalmamış bir siyasetçi,
    Şuan Ankara’da Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür danışmanlığı yapıyor.
    Bir Yozgatlı olarak bulunduğu görev haliyle memnuniyet verici ama neden daha fazlası olmasın.
    Mesela Genel Müdürlük!
    Yozgatlı’ya her makam yakışır abi…
    Mustafa Albayrak gibi genç, dinamik, siyaset yapan ama siyasi farklılıklara bakmadan Yozgatlı’ya sahip çıkan bir ismin her makamda memleketine faydası olur.
    Fayda getireceğini de düşünerek, buradan bir ışık tutmak, dikkat çekmek istiyorum.
    Mustafa Albayrak TCDD Genel Müdürü olmalı.
    En azından hak ettiğini birilerinin bilmesi adına vesile olmak isterim.