Türkiye, seçim sath-ı mahaline girdi, sandığa doğru tam gaz, yokuş aşağı ilerliyor…
Cepheler açılmaya, söz silahlarının mermileri ağza sürülmeye, kozlar hazırlanmaya, dosyalar peş peşe kamuoyu ile paylaşılmak üzere sıralanmaya başladı bile…
Zaten Türkiye referandum etkisinden yeni yeni kurtulmaya, söz düellolarının yorgunluğunu henüz üzerinden atmaya çalışırken, beş ay sonra ortaya konacak sandık için vekil aday adayları gibi milletin de hazırlık yapması, kimi, niçin seçeceğini, anket sonuçlarının ne olduğunu bilmesi, gelecekte ülkeyi nelerin, neyin beklediğini tahmin edenlerden öğrenmesi gerekiyor.
Bu konuyu azıcık derinleştirdiğimizde, bugün itibariyle şu an mevcut partiler arasında durumu yine en iyi olanın AKP olduğu duyumlarını aldık. Bunun temel nedenlerine bir göz atacak olursak;
İlk başta geleni hatırlarsanız İmralı canisinin referandum sırasında ilan ettiği ateşkesin seçim sonuna kadar uzadığını ilan etmesi ile birlikte şehit ve gazilerin bıçak ile kesilmiş gibi ortadan kaldırıldığını, yani halının altına süpürüldüğünü görüyoruz.
Bu yıl içerisinde 70 bin kişi işe alınacakmış.
Başörtüsü konusu bir sonraki bahara ertelendi, ortadan kalkacak mı? Kesinlikle hayır. Bu konu daha çoook su kaldırır.
Çıkarılacak olan af yasası ile birlikte Devletin kasasına girecek ana paraların tamamı seçimlerde bir şekilde ekonomiye dönüş yapacak, her ne kadar IMF’ ye böyle olmayacağı söylense de bizler yutmadık.
Bu ve benzeri gelişmeler sizce Hükümetteki partinin ekmeğine yağ sürüyor mu?
Nasıl oluyor da birileri düğmeye basıyor, ortalık birbirine giriyor, bir başka düğmeye yani of’ a basıyor ortalık bir anda süt liman, ardından yine “game” düğmesine dokunuveriyorlar.
Gelelim CHP’ ye… Gandhi Che Kemal’ e… Gerek alt kimlikleri ile gerek ise yaptığı çıkışlar ile oy oranını % 28’ lere kadar çektiği söyleniyor.
Umarım öyledir… Çünkü insanlar umutsuz, çaresiz ama sırf alternatif yok diye oylarını AKP’ ye tahvil ediveriyorlar.
Sahaya, 90’ nına merdiven dayamasına rağmen inme ihtiyacı hisseden Necmettin Erbakan hoca ile Numan Kurtulmuş faktörlerini de çok da yabana atmamak gerekir.
MHP cephesi ise % 13-14 civarında bir oranda geziyor diye değerlendiriliyor uzmanlar tarafından…
Kim bilir belki de CHP ile muhtemel bir ortaklık işte alternatif dedirtecek bir heyecanı gündeme getirebilir… Ama bu konuda hesap yapmak için henüz erken…
Bence hesapların tamamından daha da önemlisi daha önce defalarca söylediğim gibi 2012’ de süresini tamamlayacak olan Cumhurbaşkanlığı makamında Başbakanın oturmaya karar vermesidir ki bunda da en önemli etken eşinin ‘First Lady” olma isteği ile ülkenin önü açılacaktır. Bu durumda yetkileri elinde toplama isteği rahmetli Turgut Özal’ın da en büyük arzusu idi. Bunun için de Başkanlık Sistemi’ ni sık sık gündeme getiriyordu…
Her ne kadar bir televizyon programında sorulan sorulara bakacak olursak insanlarımızın bir çoğu Türkiye’ deki yönetim sistemimizin ne olduğunu bile bilmiyor olabilirler ancak biz biliyoruz ki Türkiye Atatürk’ ün ilan ettiği Cumhuriyet ile yönetiliyoruz ve bu sonsuza kadar da böyle olacak…