Ben sevdamı maviye yükleyip gönderdim sana.Ne varsa kendime dair çıkardım hepsini ve sundum ellerine.
    Beynimde benliğimde yüreğimde gizli bir şey kalmasın öylece beni bil diye. www.baharimsin.com
    Öfkeden, şüpheden, acıdan arındım. Sana koştum seni bulurum sandım, uzaklıkları aştım.Adını haykırdım dağlara yankılanan sesimi bir ben duydum.Çocuk gibi kayboldum koca koca kentlerin ortasında, bir başıma yabancı yüzlere baktım. baharimsin.com
    Seni çağırdım gelesin diye, beni kayıp iklimlerden alıp bahara taşıyasın diye..Gelmedin..
    Gülüşlerim yüzümde soldu, sensizlik gözyaşı olup aktı, yüreğim ıslandı. Yıldızlara baktım biri sensindir diye, orada da yoktun. Oysa sana koşuyordum ben içimde deli bir özlem, anlatılmaz bir aşk hasretiyle sana koşuyordum.
    Nerede olduğunu bilmiyordum ama seni bulacağıma dair umudumu büyütüyordum içimde. baharimsin.com Böyle bir sevdayı duyup da gelmemen mümkün müydü?
    Ben anlatamasam sana mavilerim anlatacaktı. Denize bakacaktın ben, hangi kuş konsa pencerene "aşk aşk" diye ötecekti.
    Duyacaktın, yüreğin coşmuş bir ırmak gibi bana akacaktı, yüreğini dinleyip bana gelecektin..Gelmedin...
    Şarkılar adadım sana, içinde hep sen vardın. Seni yaşatmaya, sensizliğinde de yaşamaya and içmiştim, yeminimi anlatan şarkılar adadım.
    Her duyan hayran kaldı bu sevdaya, bir sen duymadın."Duygu mesafe tanımaz" dedim taa uzaklara, bilinmez yollara haberciler saldım.
    Şarkılarımı ezberlettim seni bulunca söylesinler diye. Sana ulaşacağımı bilsem bir mektuba posta pulu olmaya bile razıydım.
    Ama nasıl bir kaçış ki bu, ne bir iz bıraktın ne de bir haber. Yinede gecenin ortasında bir gün kapım çalar diye hep tetikte yattım.
    Uykuları uyunmaz kıldım kendime, rüyaları görülmez. Her tıkırtıda sıçradım, geleni sen sandım. Sensizlik acısı yaşatır oldu beni.
    Yediğim içtiğim özlem, sağ yanım hüzün, solumda yalnızlık. Sen gelecektin, tükenecekti hepsi ben yeniden ve hırsla sarılacaktım hayata..Gelmedin..
    Şimdi bunca zaman sonra, seni yüreğimde hiç kimsenin dokunamayacağı bir yere saklamışken ve sensiz de olsa hayatın acımasız çarklarında tek başıma ayakta durmaya çalışırken çıkıyorsun karşıma öylemi?
    Çıkma..
    Kal orada..
    Gelişinin bir önemi yok artık. Ben yine öyle kabul ediyorum.
    Yani Hiç Gelmedin...
Alışkanlıklarımla Dolduruyorum Boşluklarımı
    Alışkanlıklarımla dolduruyorum boşluklarımı. Eski bir kitap, eski bir arkadaş, eski bir şarkı… Yaşamaktan ve yazmaktan sahnelerini ezberlediğim oyun, seninle yenileniyor. Rüyalarım olmazdı oysa. Yalnızlık derin bir uyku koynundayken canımı acıtmazdı. Şimdi, uyanmak için seninle boğuştuğum, uyanmak için sana yalvardığım rüyalarla geçiyor uykularım. Uyandır beni küçük kız! Uyandır ve çık sokaklara. Odalara kapattığın bedeninin ruhu bende! Kırılmış ve rüzgârına küsmüş bir dal sitemkârlığında bana bakan yüzün, uykulardan kaçtığım günlerin telaşında bile bırakmıyor aklımı. Sokaklara çık! Bir serserilik yap, bir delilik, bir iyilik…
    Alışkanlıklarım doldurmuyor boşluklarımı. Her eski, yeniye duyduğu öfkeyi benden alıyor. Hatırıma yer etmişlerim unutulmanın hıncıyla, kendini unutturmamacasına saldırıyor. Neye sarılsam bana vefayı anlatıyor, vefasızlığımı vuruyor yüzüme. İstanbul bile karşımda. İstanbul bile eskiye alınmanın alınganlığıyla, sırtını dönüyor bana. Yazmaya bulduğum çareler kelimelerimi kemiriyor. Kalır ayak kanayan bir iç bulanmasında her şeyi kusup üstüme düşleri de berbat ediyorum.
    Unutuyorum her seferinde. Neresinde kalmıştık ayrılığın? baharimsin.com Hareketsizliğe alışamamış ayaklarım, eski şehirleri getiren adımları kapımdan kovamıyor. Sana seslendiğimi sandığım her yazı da yaz ellerimi üşütüyor. 'Çık sokaklara' bende bir feryat artık. Ve kapanıklılığın duvarları aşıyor da suretini yaşatırcasına beni buluyor. Asıl düşmanlarını hatırladım bu öykünün ama çok geç, yeni bir kötüye can vermeye. Örsümü zorluyorum bazı geceler sesin ilişir umuduyla. Sen böyle mi susardın? Susardın ama küçük kız edasıyla ve nazıyla. Gönlün alındı mı, geçerdi şımarıklığın. Ama şimdi bir dilsiz, bir sağır gibi suskunluğun…
    Ya neden ben de gözlerin ve neden bırakmıyor yakamı gülüşün. Gülüşün bir şeyleri geçirmek içindi, şimdi hasım kahkahalara eşlik ediyor. Ve korkuyorum çocuk yüzünden. Bu yüzden İstanbul İstanbul gezinmelerim. Korkağı olduğum aşk, bana seninle öç aldırıyor. Bedellerimiz aynıydı lakin bana senin gözyaşlarını akıttırmamak paylanıyor. Sen ağladıkça ağlayamamak yetiyor, teslim olmama. Yine de eşkıya sevdalılığım yer bulmuyor İstanbul'un koynunda. Boğazına çıktığımda boğazım düğümleniyor, seviniyorum ağlayacağıma ama yaşlarım kirpiklerime takılıyor. İçindeki esaretinden sokaklara kaç ve sokak sokak dağıttığım özgürlüğümü al.
    Senden gitmek zorunda değildim. Sen gönderdin kelimelerinle. www.baharimsin.com Bu yüzden ardına kadar açık kapılarım. Geleceğini biliyorum çıkıp odanın derinliğinden, yüzünde yüzlerce sitemle. İçerime girer misin yoksa kapı önü nöbetine mi yatırırsın bedenini bilemem ama 'gel' bitti dilimde. Şimdi konuşuyorsam, biraz da bundan! Ah küçük kız; bir kez olsun sussaydın, daha kalacak çok yerim vardı sende!..