Sürmeli festivalindensonra bizi arayan bir çok dostumuz. “Şair Valinizvar, artık Yozgat’ta şiirin, şairine ayak seslerini duyarız!” diyorlardı. Bu konularda benim hayır bir cevabım var dır. “İnşallah!..” Bir şey söyledilermi, hep inşallahderim, daha doğrusu suyu görmeden paçaları sıvamam.
    Vali beybir kaç yerde şiir okumuş, ne yazıkki, dinlemek bana nasip olmadı. Galiba işlerimizin yoğunluğundan.Bi de protokolü, kalıba girmeyi, resmiyetipek sevmiyorum. Ben biraz serbestlikten yanayım. Protokol törenlerindenuzak duruyorum.Bu da benim hastalığımgaliba...
    Şair Valimize ne diyebilirim ki, şiirlerini görmedim, şiirini dinlemedim, şiir ve edebiyat adına eleştirmem doğruolmaz. Zaten insanların şiirlerini, eserlerini eleştirmeyi tenkit etmeyi seviyorum. Onun yerine teşvik edici olmaya çalışıyorum... Yozgat şairler ve Yazarlar Derneğinin yığınla sorunları var. En önemli sıkıntımız ekonomik konuda... Onunda bu güne kadar kimseye yansıtmadık, yansıtmaktan yana da değiliz. Sayın valimiz el atarmı valla onuda bilmeyiz...
YOZGAT’TA KÜLTÜR EVİNE  İHTİYAÇ VAR
    Yozgat’ta kültürel manada ciddi bir kültür yuvasına ihtiyacımız var. Bunu giden valimizle vali yardımcımızla, Belediye başkanımızla çok konuştuk. Konakları söyledileram konaklarıbu anlamda kullanmakmümkün değil.
    Yozgat evlerinin birisi bu amaca uygun restore edilebilir. Yada bu amaca yönelik bir kültür evi kurulabilir. Daha doğrusu kurulmasından yanayız. Şiirin, edebiyatın dile geldiği edebiyatın tartışıldığı, üniversite öğrencilerinin de gelebileceği sazlı, sözlü, şiir muhabbetli bir kültür evine ihtiyacımız var.
    Yöneticiliğimizin bu konuda duyarsız kalmamasınıistiyoruz. Yozgat kültürü zengin, Yozgatlı bilim ilimadamları, kültür adamları var. Geleceğin edebiyatçılarının, şairlerinin, yazarlarının yetişmesi adınabunu önemli görüyoruz.
    Defalarca konuyuyöneticilerimizle görüştüğümüz halde ilgisiz kalıyorlar. Konuyu milletvekilleri ile de görüştük (seçimlerde) he dediler gidince de unutu verdiler.   
    Yozgat Konaklarınadan biri bu amaca uygun olarak restore edilmeli, kültüre, sanata ayrılmalı, toplantılar, etkinlikler, kültür sohbetleri buradayapılmalı... Hayri İnal Konağı var ya demeyin, orası belediyenin özel olarak kullandığı bir mekan... Orda gözümüzde yok zaten, biz özel bir kültür evine talibiz. buna kim ön ayak olursa onu saygıyla yad ederhürmetle anarız.
GÜNÜN YAZISI GÜNÜN ŞİİRİ
    Birinci görevimiz yazrlık değil, birinci işimiz gazetecilik de deği( benimadıma ). İşimiz, aşımız var. Zaman buldukça yazmaya çalışıyoruz. Bu hastalık1975’li yıllarda başladı devam ediyor. Yayın evlerindeçalıştık, ulusal gazetelerde yazdık, yerel basında görev aldık. Televizyon, radyo, dergiderken yayın dünyasınınhep içinde olduk.
    Yasaklı isim olunca pek çok takma adıda kullandık. Sayalım, hatırlaya bildiklerimizi; Ahmet Taşkın, Alperen Selçuk, Abdullah Ecevit, M.Emin, Ahmedi, Gırımlı Ozan, Garip Ozan, gibi takma adlar kullandık. Daha çok da kendi ismimizle yazmaya çalıştık.
    Son günlerde bir çok paylaşım sitesinde şiirlerimizi, yazılarımızı yayınlıyoruz. Yorumlarla paylaşmak insana zevk veriyor.
    Hatırladığınız gibi en son şiirlerimizden “İçim yanıyor!” şiirimiz şiir veEdebiyat (paylaşım) sitesinde günün şiiriseçilecek bizi sevindirmişti. Bunu haber yaparak okuyucularımızla da paylaştık. www.edebiyatdefteri.com’da
    Bu hafta boyunca da iki ayrı sitede yazılarımız günün ve haftanın yazısı sevilerek bizi mutlu etti. Şairyazar, Ressam İsmail Bağcı ile yaptığımızröportaj haftanın serbest kürsü yazısı seçildi.(www.sendeyaz.biz) Halen yayında
    Yüreğimden Güvercinler uçurdum(Hikaye ve Roman yazarı Fatma Çetin Kabadayı’nın eseri ile ilgiliyorum yazımız) Haftanınyazısı seçilerek site okuyucularına duyruldu... Elbette bunlar bizi mutlu eden, sevindiren gelişmelerdir. Sende yaz yöneticilerine teşekkür ediyorum. (www.sendeyaz.biz)