Dünyaca ünlü dışişleri bakanı, yardımcı sekreterinden önemli bir konuda bir rapor hazırlamasını istedi. Sekreter, iki gün boyunca çalışıp raporu hazırladı ve sabah bakan gelmeden massına koydu. Ama bir saat geçmemişti ki, rapor kendisine geri döndü. Üstünde bakan tarfından düşülen bir not yer alıyordu:
    “Raporun üzer...inde biraz daha çalışmanız gerekiyor.”
    Sekreter, raporu aldı ve o gün akşama kadar geliştirmekle uğraştı. Ertesi sabah, rapor yine bakanın masasındaydı. Sekreter yazdığı ikinci raporun ilkinden daha iyi olduğunun farkındaydı. Ama bakan odasına girdikten bir saat sonra, rapor kendisine yine döndü ve üzerinde benzer bir not vardı:
    “Raporun biraz daha geliştirilmeye ihtiyacı var.”
    Sekreter o gününü de rapora ayırdı. Akşam herkes gibi bürodan ayrılmayıp raporun üzerinde çalıştı. Akşam geç saatlerde rapor bitmişti.
    Sabah, sekreter raporu kendi elleriyle bakana sundu ve:
    “Bakanım, bu defa yapabileceğimin en iyisini yaptım”dedi. “Bundan daha iyi olabileceğini sanmıyorum.”
    Bakan gözlüklerinin üzerinden ona baktı ve gülümseyerek şöyle dedi:
    “Teşekkür ederim. Demek artık raporu okuya bilirim...
BİLGİSAYAR AŞKI
    Her bilgi işlem departmanında bir adet "her şeyin nasıl işlediğini bilen" bir eleman vardır. Ama ne yazık ki çoktan kovulmuştur.
    Yeni bir program iyi çalışmaya başladığı anda, çalışmayan bir üst sürümü piyasaya çıkmış demektir.
    Bir bilgisayarın ilk bozulacak olan parçası, en çok ihtiyacınız olan parçadır.
    Eğer bir bilgisayarın içerisine saçma bir bilgi girerseniz, sonuçta dışarıya saçma bir bilgi çıkar. Amma velakin bu saçmalık pahalı bir makinenin içine girip çıktığı için, hiç kimse onu eleştirmez. Aksine kendini saygı duymak zorunda hisseder.
    Eğer işler içerisinden hiç çıkılmayacak bir duruma gelmişse, bilin ki o ofiste bilgisayar kullanılıyordur.
    Eğer bir programla kolayca çalışıyorsanız, bilin ki o program en kısa zamanda bozulacaktır.
    Eğer bilgisayarınızın ne kadar yetersiz olduğunu öğrenmek istiyorsanız, sisteminize Windows kurmayı deneyin...
    Eğer bilgisayarınız arızalanırsa, teknik servisi arayın. Mutlaka size kısa, basit, ama yanlış bir cevap verebilecek biri bulunur.
    Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.
    Her şey umduğunuzdan uzun sürer.
    Kötü gidebilecek bir şey mutlaka kötü gider.
    Bir şey basitçe kötü gidemezse, her halükarda gidecektir.
    Her şey mükemmel gidiyor görünüyorsa mutlaka gözden kaçan bir şey vardır.
    Yazdığınız bir program ilk seferinde hatasız çalıştıysa bir yerlerde hata vardır. Kontrol edin.
ÖLÜM KORKUSU
    Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken,bir bakkal dükkanına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyon'u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı. diye savuşturmuş.
    Nihayet biraz sonra Napolyon'un muhafızları yetişmişler. ...Bakkal ömründe bir daha karşılaşmayacağı Napolyon'a sormuş: Efendim, af buyurun ama merak ettim,ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?
    Naholyon birden öfkelenmiş. Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun? Diye bağırmış. Hemen askerlerine, adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş.
    Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermililer namlulara sürülmüş artık ateş emri verilecek... Adamcağız içinden Ah ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin diye düşünürken, arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış. Karşısında Napolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon: İşte böyle bir duygu!