İyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla 2011-2012 sezonunu geride bıraktık.
Üçüncü lige çıkma hedefiyle başladığımız bu ligde, bir ara ligden mi düşüyoruz korkusu yaşadık, sonrasında gücümüzü göstererek bu ligde mücadele etmeye yeniden hak kazandık.
Ben, bu yazımda ligde yaşanılan olumlu olumsuzluklardan öte, son oynanan play off maçı öncesi yaşananlar ve  gelecekte neler yapılmalı konularında duyduklarımız, gördüklerimiz üzerinde birkaç saptamada bulunacağım.
Sevgili okuyucularım , zaman buldukça Sorgun’da oynanan hiçbir futbol maçını kaçırmamaya çalışırım. Buna Yozgat Birinci Amatör Küme futbol maçları da dahil. 
Birinci Amatör Kümede mücadele eden, daha doğrusu şampiyonluk mücadelesi veren tüm takımları seyretme olanağı buldum. Bunlardan özellikle Yozgat İl Özel İdarespor, Sarıkaya Belediyespor, Bahadın Belediyespor ‘un maçlarını bir başka gözle seyretmeye çalıştım. Gördüğüm kadarıyla geçen yıl izlediğimiz Sarıkaya Belediyespor bu sene bu ligde mücadele eden tüm takımlardan çok daha iyiydi. Bu seneki takımlara gelince, ister inanın ister inanmayın ama, bu takımların oynadığı futbol çok acemice, mücadele gücünden yoksun, Bölgesel Amatör Lig’de mücadele edecek kapasitede değildi. Ben özellikle bu yıl oynanan BAL maçlarının 3. lig maçlarından, hatta çoğu 2. lig maçlarından daha çekişmeli ve daha mücadeleci geçtiğini iddia ediyorum. Bunu da çoğu yazılarımda belirttim. Bu bağlamda da Yozgat Birinci Amatör Kümede mücadele eden şampiyon adayı takımlarının bu ligde gösterdikleri mücadeleye karşı hiçbir şanslarının olmadığını düşünüyorum. Ne yalan söyleyeyim, Yozgat İl Özel İdarespor ile son oynanan baraj maçının sonucunun en az 5-0 Sorgun Belediyespor lehine sonuçlanacağını düşünüyordum.  Ancak Yozgat İl Özel İdarespor çok iyi mücadele etti.  Sorgun Belediyespor ise adeta uykudaydı. Buna rağmen Sorgun Belediyespor üçü ilk yarıda, üçü  de ikinci yarıda olmak üzere altı net gol pozisyonu buldu. Buna karşılık İl Özel İdarespor’un bir tek şut dışında pozisyonu yok. Bu tamı Yozgat şampiyonu ise ne Sorgun Belediyespor’u, ne de başka bir takımı bu kadar kötü zamanında yakalayamaz. Bu maçta Sorgun Belediyesporlu oyuncular tanınmayacak haldeydi. Rakiplerine sol kanadı dar eden Serdar tatile çıkmış, yakaladığı pozisyonların %60’ını gole çeviren Aykut ceza sahası içerisinde piknik yapıyordu. Ya daha önceki maçlarda maestro görevi yapan Hanifi ve Birkan’a ne demeli. Onlar da sahada hiç yoklardı. Diğer oyuncularında bunlardan hiç farkı yoktu. Ne bilinçli bir atak, ne her iki kanattan doğru dürüst bir bindirme olmuyordu. Sorgun Belediyespor tecrübesiyle bu sıkıntılar içerisinde zorda olsa maçı 1-0 kazanıp yeniden BAL’ da mücadele etmeye hak kazandı. 
Maçın arkasından bu takımın neden bu kadar kötü olduğunu merak ederek biraz araştırma yapmak istedim ve konuyla ilgili hem futbolculara hem de yönetime sorular yönelttim. Aldığım yanıt, bu kötü futbolun nedeni olarak, maçtan kısa bir süre öncesi yapılan komando dansı antrenmanı ve bu antrenman nedeniyle futbolcuların adalelerinin çok yorgun düşmesi olarak gösterildi. Eğer bu doğruysa suçlu tek kelimeyle Adanan Hocadır. Bu baraj maçı, oynanacak son 90 dakikayla ya bu lige devam edeceksin, ya da Yozgat Birinci Amatör Kümeye döneceksin. Ona göre takımını çalıştıracaksın, ona göre önlem alacaksın. Çok sevdiğim Adanan Hoca’nın maça çok kısa bir süre kala oyuncularına komando dansı antrenmanı yaptırmasına hiçbir anlam veremedim. Çünkü öğrendiğim kadarıyla bu antrenman çok zor bir antrenman ve adaleleri uzun bir süre yorgun bırakıyor. Bir çok futbolcu, maçtan sonraki gün bile kendilerine gelemiyor. Üstelik bu antrenman lige başlarken 1-2 dakika yapılıyor. O da kondisyon yüklemesi için. Bu doğruysa Andan Hoca’ ya bu antrenmanın nedenini sormak isterim. Ayrıca mide bulandıran bir başka söylenti de maçtan 2 gün önce Perşembe günü Adnan Hoca’nın antrenmanı iptal edip Yozgat’a gitmiş ve akşama kadar dönmemiş olması. Adnan Hoca’nın önemli bir maç öncesi bu antrenmanı iptal ettirip Yozgat’a gitmesine neden olacak neden neydi. Niye gitti, kimlerle görüştü? Bunun haricinde takım Kaptanı Kamil’e ‘İleriye çıkmayacaksın’ talimatını verdi mi? Aykut, Serdar, Birkan, Hanifi velhasıl tüm oyuncular niçin bu kadar düşük performans gösterdiler? Bu kötü performansta bacaklarını kaldıramayacak duruma gelen o komando dansı antrenmanın etkisi var mıydı? Tüm bunların yanıtı Adnan Hoca’da saklı. Bunlar Sorgun’da insanın kafasına karıştıran sorular. Bu sorular yönetimin kafasını da karıştırmış olmalı ki, Adnan Hocayla yolları hemen ayırdı. 
Ne diyelim!!! Hayırlı olsun. 
Sorgun Belediyespor’da başarılı olduğuna inandığım Adnan Çağlar Hoca’ya bundan sonraki yaşamında daha büyük başarılar ve sağlıklar diliyorum. Haftaya ‘Şimdi neler yapılmalı’ konusunu ele alacağız.