Oruç, bize daima Allah'ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden temizler, başkalarına fenalık yapmaktan korur. Oruç, bize en güzel ahlâkî davranışları kazandırarak adeta melekleştirir. Orucun farz olmasındaki hikmet, Allah'a karşı kulluk görevini yerine getirmek ve kötülüklerden sakınmaktır.
Oruç, Merhamet ve Yardım Duygularını Geliştirir Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir kimse, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayamaz. Fakat bu kişi oruç tutarsa açlığın ne olduğunu anlar ve yoksulların sıkıntılarını yüreğinde daha iyi hisseder, onlara karşı şefkat ve merhamet duyguları uyanır. Bunun sonucu olarak da yoksullara yardım elini uzatır, sıkıntılarını gidermeye çalışır.
Oruç Tutmak İnsanı Sağlıklı Yapar Bu konuda Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Oruç tutunuz, sıhhat bulursunuz."
Senenin onbir ayında yorulan sindirim organları oruç sayesinde dinlenir. Bilim adamları, orucun sağlık yönünden vücudumuza bir çok faydaları olduğunu belirtmişlerdir. Nobel tıp armağanı kazanan ünlü Fransız bilim adamı Doktor Aleksi Karel oruç hakkında şunları söylüyor: "Oruç sırasında vücutta depo edilmiş besin maddeleri harcanır, sonradan bunların yerine yenileri gelir, böylece vücutta bir yenilenme olur. Oruç sağlık bakımından çok faydalıdır."
Oruç İnsana Sabırlı Olmayı Öğretir Oruç tutmakla, belirli bir zaman yeme, içme arzusuna karşı koyan kişi, hayatta karşısına çıkabilecek güçlüklere kolaylıkla sabreder, acılara ve sıkıntılara dayanır, iradesi güç kazanır. Gerektiğinde düşmanla savaşmaktan yılmaz, bu uğurda karşısına çıkabilecek zorluklara dayanmasını bilir.
Bir hadisi şerifte: “Kim inanarak ve mükâfatını da Allah’tan ümit ederek Ramazan orucu tutarsa, onun geçmiş günahları affolunur” buyrulmuştur. Ayrıca oruç ibadetiyle birlikte, teravih namazı kılmaya özen gösterenlerin, yeniden doğmuş gibi tertemiz olacakları da bildirilmiştir. Yani oruç bizim günahlardan arınmamıza vesile olan çok kıymetli bir ibadettir.
Oruç eti eritir ve Cehennem ateşinden uzaklaştırır. Gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hatırına gelmeyen nimetler, ancak oruç tutana nasip olur.
Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allahü teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle Cehennem ateşinden 70 yıl uzak tutar.(Hadis)
Her iyiliğin sevabını Allahü teâlâ verdiği hâlde, orucun sevabı için, (Ben veririm) buyurmasının hikmeti vardır. Yeryüzünün tamamı Allahü Teâlânın mülkü olduğu hâlde, Kâbe’ye (Allah’ın evi) denmesi, ona şeref vermek içindir. (Oruç bana mahsustur) demekle de ona özel bir şeref vermiştir. Oruç tutana verilecek sevabın muayyen bir ölçüsü yoktur. Oruçlunun durumuna göre, çok sevap verilecektir. Başkaları oruç yerken oruç tutmak daha sevapdır. Hadis-i şerifte, (Oruçlunun yanında oruçsuzlar yiyince, melekler oruçluya dua eder) buyuruldu.
Ebu Hüreyıe (r.a) anlatıyor: "Rasulullah (s.a.v) buyurdular ki: "Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.'' "Ey Allah'ın Resülü dedim, bana öyle bir amel emret ki (yaptığım takdirde) Allah beni mükâfatlandırsın.'' "Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur.''
"Bir kimse Ramazan ayında bir oruçluya iftar verirse, günahları af olur. Cenab-ı Hakk onu cehennem ateşinden azat eder. O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir.
Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilecektir. Bu ayda bir oruçluya su veren kimse kıyamet günü susuz kalmayacaktır." (Tirmizi)
Cesedin Zekatı Oruçtur Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Her şeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, cesedin zekatı oruçtur."
Oruç tutarken, sadece midemize oruç tutturmakla değil; kendimizi Cenâb-ı Hakk’ın hoşnut olmadığı (haram yemek, ilahi aydınlıktan uzaklaştırıcı olan şeylere bakmamak, yalan, ara bozuculuk, dedikodu, küfür gibi) şeylerden uzak tutmaya çalışarak; ruhumuza, aklımıza, kalbimize ve azalarımıza da oruç tutturmaya çalışmalıyız. Ramazan ayı gibi kutsal bir ayı ibadetsiz geçirenlere yazıklar olsun deriz…